28 Eylül 2015 Pazartesi

* Zamm-ı sûre okurken (Mehmet Ali Demirbaş'ın 29.09.2015 tarihli yazısı)

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

29 Eylül 2015 Salı

Zamm-ı sûre okurken

 

 

Sual: Namazda Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre okurken nelere dikkat etmek gerekir?

CEVAP

İbni Âbidin hazretleri buyurdu ki: Her namazda, ikinci rekâtta, birinciden üç âyet uzun okumak [Mesela, Kevser sûresinden sonra Kâfirun sûresini okumak] mekruhtur. İmamın aynı namazların aynı rekâtlarında, aynı âyetleri okumayı âdet edinmesi mekruhtur. (Yalnız kılanlar için de, her namaz için böyledir) denildi. Ara sıra başka âyet de okumalıdır. Birinci rekâtta okuduğunu, ikinci rekâtta da okumak tenzihen mekruhtur. Birincide Nas sûresini okumuşsa, ikincide tekrar okur. Çünkü tersine [yani Nas'tan önceki sûrelerden birini] okumak, daha kerihtir. İkincide, birinci rekâtta okuduğundan sonraki bir kısa sûreyi atlayarak, daha sonrakini okumak [Mesela Nasr sûresini okuduktan sonra Tebbet sûresini atlayıp İhlas'ı okumak] mekruhtur. Bir rekâtta, sırayla birkaç sûre okumak mekruh değilse de, bir sûre okumak efdaldir. İkincide, birincide okuduğundan önceki âyetleri veya sûreleri okumak mekruhtur. Kur'an-ı kerimi Mushaf'taki sırayla okumak, her zaman vacibdir. Bir kısa sûre kadar üç âyet okumak, bir uzun âyet okumaktan efdaldir. (S. Ebediyye)

Zamm-ı sûreleri Mushaf'taki sırayla okumak, Kur'an okumanın vaciblerinden olup, namazın vaciblerinden olmadığı için, tersine okununca secde-i sehv gerekmiyor. Unutarak ters okununca mekruh da olmaz.

 

Kuşlukta kaza kılmak

Sual: Kuşluk namazı kılmayı âdet edinen, sabah namazına kalkamayıp kuşluk vaktinde kaza etse, kuşluk namazı da kılmış olur mu?

CEVAP

Kuşluk vaktinde kaza kılmakla, kuşluk namazı da kılınmış olur. Ama sabah namazının sünnetini kılarken kuşluk namazına da niyet edilirse, ayrıca niyet sevabı da alınır.

 

Dualı sakal

Sual: (Dua okunarak bırakılan sakalı kesmek haramdır) deniyor. Ben sakal bırakırken dua edildi. Şimdi askere gideceğim. Sakalımı kestirmem haram olur mu?

CEVAP

Haram olmaz. Sakal bırakırken dua okutmak diye bir şey de yoktur. Bu âdet, sonradan çıkarıldı.

 

Berberlik günah mı?

Sual: (Erkeklerin sakalını kesen berber haram kazanıyor) deniyor. Doğru mudur?

CEVAP

Hayır, haram değildir.

 

Twitter'da paylaş     Facebook'ta paylaş

 

 

 

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

27 Eylül 2015 Pazar

* Yaratılanı hoş gör Yaratan’dan ötürü (Mehmet Ali Demirbaş'ın 28.09.2015 tarihli yazısı)

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

28 Eylül 2015 Pazartesi

Yaratılanı hoş gör Yaratan'dan ötürü

 

 

Sual: Yunus Emre'nin, (Yaratılanı hoş gör Yaratan'dan ötürü) sözü için bazıları, (Türk olmayanları hoş göremeyiz) diyorlar. Yunus Emre gibi, ırk farkı gözetmeden yetmiş iki milleti insan olarak değerlendirmek yanlış mıdır?

CEVAP

Yunus Emre gibi büyük zatların sözlerine yanlış demek doğru olmaz. O sözü ne maksatla söylediği anlaşılırsa yanlış olmadığı meydana çıkar. Dinimizde ırk üstünlüğü yoktur. Bir hadis-i şerifte, (İnsanlar [insan olarak] bir tarağın dişleri gibi eşittir) buyurulmuştur. (İbni Lâl)

Bir milletin diğerinden üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir. Bir âyet-i kerime meali:

(Allah indinde en üstününüz, takvâda en ileri olanınızdır.) [Hucurat 13]

İki hadis-i şerif:

(Arab'ın Acem'e, Acem'in Arab'a üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya da üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir.) [İbni Neccar] (Acem, Arap olmayan demektir.)

(Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.) [Ebu Davud]

Dinimiz, (Üstünlük takvâ iledir) buyururken, bunun aksini söylemek bir Müslümana yakışmaz. Bunun için kâfir de olsa, bir kimseden kendini üstün görmek caiz değildir. Çünkü kâfir, Müslüman olup cennetlik olabildiği gibi, Müslüman da, Allah korusun küfre düşüp cehennemlik olabilir. Kâfire bu gözle bakarsak, kendimizi ondan üstün bilemeyiz. Kâfir olduğu için kalben sevmemek gerekir, ama o ayrıdır.

 

Diş taşları

Sual: Su geçirmediği ve çıkarılabildiği hâlde diş taşları gusle mâni olmuyor da, diş kovuğundaki hamur niye gusle mânidir?

CEVAP

Hamur bizim tarafımızdan konuyor. Diş taşı ise elimizde olmayan sebeple meydana geliyor. Diş taşı gibi, derideki sedef de kendiliğinden meydana gelip bunları kolayca yok eden bir ilaç da olmadığı yani harac olduğu için gusle mâni olmuyor. Tam İlmihâl'de de şöyle deniyor:

Tartar veya kefeki denilen ve dişlerin dibinde hâsıl olan kireçlenmeler, salgılardan, kendiliklerinden hâsıl oldukları için ve buna mâni olan ilaç bulunmadığı için, bunların mevcut olmasında zaruret vardır. İzale edilmesinde harac olanlar, derideki çıbanın, yaranın üstündeki zar, kabuk gibi olup, altlarını yıkamak, dört mezhepte de lazım olmaz. Bunun için başka mezhebi taklit gerekmez. (S. Ebediyye)

 

Twitter'da paylaş     Facebook'ta paylaş

 

 

 

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

* Trafik levhası olmak

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

28 Eylül 2015, Pazartesi

Trafik levhası olmak

 

 

Sual: Dînî konuları iyi bilen bir arkadaşa birkaç soru sordum. (Bunları Dinimizislam sitesine sormak gerekir. Suallere tek kanaldan cevap veriliyor) dedi. (Beni başından mı savıyorsun?) dedim, (Hayır, kendimi aradan çekiyorum) dedi. Dediği doğru mu?

CEVAP

(Başından mı savıyorsun?) demek Müslümana suizan olur. Tevbe etmeli. O arkadaşın yaptığı, yani kendini aradan çekmesi doğrudur. Bu işi bilen, büyüklerimizin sözünü dinleyen arkadaşlar, trafik levhası gibi hedefi gösteriyorlar. Yani üretici değil, iletici oluyorlar. Doğrusu da böyledir. Biz de, trafik levhası gibi hedefi gösteriyoruz, kitaplarımızdaki bilgileri naklediyoruz, ama herkese sual sormak yanlış olur. Hepsi kitaplarımızdan cevap verse de, tek kanaldan verilmesinin çok faydaları vardır. Farklı anlayanlar, farklı kavilleri esas alarak cevap verenler olabilir. Cevap vermek zorunda kalanlar da, kitaplarımızda açık bir cevabı yoksa, sitemizdeki cevapları bildirirlerse mesele kalmaz. (Falanca bize sual soruyor, ona ne cevap vereyim?) diyorlar. Cevap vermeye uğraşmak yerine, sorulacak yeri göstermeli.

Sualin çeşitli yönleri olur. Bunu da herkes bilemez. Sual soranlar, cevap verilecek yere havale edilirse problem kalmaz, farklı cevaplar da olmaz, birlik beraberlik olur.

 

Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş

 

 

Akılsız baş

Yapılan kötülükler, sorulur teker teker,

Akılsız baş suç işler, ayaklar ceza çeker.

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu


Huzura Doğru TV

Bugünkü ilahi:
·
ŞefaatYaResulallah

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

 

26 Eylül 2015 Cumartesi

* Gâvurun kılıcını sallamak

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

27 Eylül 2015, Pazar

Gâvurun kılıcını sallamak

 

 

Sual: Bir yazar, siyâsî görüşlerini beğenmediği gazetede, onların siyasetine aykırı yazılar yazdığı için onu gazeteden çıkarmışlar. Çıkarıldığı için öfkelenen bu yazara, başka bir arkadaşı, (Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını sallar) diyerek yanlış yaptığını söylemiş. (Gâvurunu kılıcını sallar) demek uygun mudur?

CEVAP

(Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar [sallar]) atasözünün mânâsı şudur:

(İnsan, inancı, dînî veya siyâsî görüşü, mezhebi, partisi ayrı da olsa, hattâ idarecilerini sevmese de, geçimini sağladığı kişinin veya kurumun yanlısı olur, ona hizmet eder, kişiye, kuruma zarar verecek şeylerden onu korumaya çalışır) anlamındadır.

Dünyanın hiçbir yerinde bunun aksi olamaz. İnsan, ekmek yediği sofraya bıçak saplamaz. Oranın görüşünü beğenmiyorsa, namusuyla çekip gider. Buna kimse bir şey demez. Hem oranın ekmeğini yiyip, onların aleyhine yazılar yazması, oradakileri kendi görüşü istikametinde yönlendirmeye çalışması olacak şey değil. Yani buna hiç kimse izin vermez. Öfkelenmeye, hayıflanmaya hakkı yoktur.

 

Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş

 

 

Sonsuz azap

Sonsuz azaba göre, her çile olur rahat,

Acı duyulmaz, sayılır istirahat.

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu


Huzura Doğru TV

Bugünkü ilahi:
·
Silsile_iAliyye

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

 

* Allah’a karşı cimrilik nasıl olur? (Mehmet Ali Demirbaş'ın 27.09.2015 tarihli yazısı)

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

27 Eylül 2015, Pazar

Allah'a karşı cimrilik nasıl olur?

 

 

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

İnsanların yaptığı bütün uğraşmalar rüyadan ibarettir. İnsan rüyadan uyanınca, bunlar rüyaymış dediği gibi, ölünce de dünyadaki her şeyin rüya olduğunu fark edecektir. Peygamber efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruyor.

Nefs, heyula cinsi bir varlıktır. Doymak bilmez. Bütün dünya kendisine verilse yine doymaz, daha var mı der. Her ihtiyaç başka bir ihtiyacı doğurur. İnsanın her istediğine kavuşması, onu azgınlaştırır, Allah'ı unutturur. Allah'a karşı cimri davranmak çok kötüdür. Allahü teâlâ insanlara bu kadar cömertçe ikramda bulunuyor. Her türlü iyilikleri bol bol veriyor, ama insan Allah'a karşı hasislik yapıyor.

Allah'a karşı cimrilik ne demek? Kur'ân-ı kerimin birçok yerinde (Verin!) emri var. Yani insan bir fakire bir şey verse Allah'a yani Allah için vermiş olur. Müslümanlığın yayılması için birine doğru bir dînî kitap verse, yine Allah'a vermiş olur. Çünkü Onun kullarına iyilik, Allah için iyilik yapmaktır.

Zenginlerle fazla görüşmemeli. İnsan onlardaki dünyalıklara imrenir, gönlü dünyaya kayar. Helâlin hesabı, haramın azabı var. Zenginin biri ölmüş, mezara koyacaklar. Çocukları babalarına güya iyilik olsun diye bir fakir bulurlar. Garibin sadece bir küfesi, bir de ipi var. Buna derler ki:

- Sana bir kese altın. Babamızın mezarını epey geniş yapacağız. Hava alman için de yukarıya boru çıkaracağız. Sen bir gece burada kalacaksın. Sual melekleri geldiğinde babamıza yardımcı olacaksın. Sabah olunca da altınları alacaksın.

Fakir kendi kendine, (Bir gece kalsam bir zararı olmaz, bu kadar parayı bir senede kazanamam) diye düşünür ve kabul eder. Dedikleri gibi yaparlar. Melekler gelir, bunu görünce kim olduğunu sorarlar. O da anlatır. O zaman önce seni hesaba çekelim, sonra zengini derler. Başlarlar sorguya. Ne iş yaptığını sorarlar, hamalım der. Neyin var diye sorarlar, sadece bir küfesi ve ipi olduğunu söyler. Başlarlar ipin hesabını sormaya. Nereden aldın, hangi parayla aldın, nasıl aldın... Sabaha kadar ipin hesabı sürer. Sabah olunca mezardan çıkıp kaçmaya başlar.

Dışarıda bekleyen zenginin çocukları, (Nereye gidiyorsun, şu altınları alsana) diye arkasından bağırırlar. O hem koşar, hem de cevap verir, (Sabaha kadar bir ipin hesabı sürdü. Bir de o altınları alırsam hesabını nasıl vereceğim. İstemem, hepsi sizin olsun. Babanıza da Allah kolaylık versin, o kadar malın mülkün hesabını nasıl verecek bilemiyorum) der.

Demek ki, helâlden bile olsa, çok mal mülk sahibi olmaya özenmemelidir.

 

Twitter'da paylaş     Facebook'ta paylaş

 

 

 

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com