22 Nisan 2026 Çarşamba

* Mescid-i Nebi

Uploaded Image

22 Nisan 2026, Çarşamba

Mescid-i Nebi

Sual: Hac yaptıktan sonra Resulullah efendimizin kabrini ziyaret etmek gerekir mi? Resûlullah efendimizin mübarek kabri, Mescid-i Nebinin içerisinde midir?

Cevap: Hac yaptıktan sonra, Medine-i münevvereye gidip, Resûlullahın mübarek kabrini ziyaret etmek lâzım olduğu, (Eshâb-ı Kirâm) kitabının (Müslümanların iki gözbebeği) kısmının son sahifesinde uzun yazılıdır. (Hücre-i saadet), mescid-i şerifin kıble duvarının şark köşesine yakın olup, mihrapta kıbleye dönen kimsenin sol tarafında kalır. Minber ise, bu kimsenin sağ tarafındadır. Hücre-i saadet ile minber arasına (Ravda-i mutahhera) denir. Hücre-i saadet, iç içe iki duvarla çevrilmiştir. İç duvarın tavanının ortasında bir delik vardır. Dış duvar, mescidin tavanına kadar yüksek olup, üzerindeki yeşil kubbe uzaklardan görünür. Dış duvarların ve dışardaki yüksek parmaklığın etrafı (Sitare) denilen birer perde ile örtülüdür. Duvarların içine kimse giremez. Çünkü, kapıları yoktur. (Mir’ât-i Medîne)nin 384. cü sahifesinde diyor ki, Mescid-i saadet yapılırken, eni 60 zrâ [25 metre], boyu 70 zrâ [29 metre] idi. Bedir gazâsından iki ay evvel, yani ikinci senenin Receb ayında, Kıblenin Kâbe cihetine tahvili emir olununca, kapısı cenup duvarından şimal duvarına alınırken, mescidin tülü ve arzı yüzer zrâ [42 metre] yapıldı. Bu kapıya (Bâbüt-tevessül) denir. Velîd bin Abdülmelikin ve üçüncü Abbasi halifesi Mehdinin “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” 165 [m. 781] de yaptırdıkları tamirde mescidin tülü 126, arzı da 76 metre oldu. Vehhabiler 1375 [m. 1955] senesinde genişletip, tülü 128, arzı 91 metre oldu. Mescid-i Nebideki tarihi isimleri değiştirip, Vehhabilerin isimlerini koydular.

Mescid-i Nebinin beş kapısı var idi. Bunlardan: İkisi garp duvarında olup, kıbleye yakın olana, (Babüsselam), şimal köşesine yakın olana, (Babürrahme) denir. Şark duvarının, kıble tarafında kapı yok idi. Şark duvarında, Babürrahme karşısında (Babül Cibril) vardır. (Tam İlmihal s. 348)

 

Uploaded Image

 

Uploaded Image

 

Uploaded Image

 

Uploaded Image

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

25 Ocak 2026 Pazar

* Büyük cihad

25 Ocak 2026, Pazar

Büyük cihad

Sual: (Küçük cihaddan döndük, büyük cihada başlayacağız!) hadîs-i şerifinde bildirilen büyük cihad ne olabilir?

Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının ikinci cild 50. mektupta buyuruyor ki: Hadîs-i şerifte bildirilen (Cihâd-ı ekber), bu fakirin anladığına göre, bedene, cesede karşı yapılan cihad olabilir. Çünkü, insanın bedeni, birbirine zıt, ters olan dört türlü maddelerden yapılmıştır. Her çeşit madde, başka şeyler istemekte ve başka şeylerden kaçmaktadırlar. Her şeyin doğrusunu ancak Allahü teâlâ bilir. İnsanın şehvânî istekleri, bedenden doğmaktadır. Gazap etmesi, istememesi de bedenden ileri gelmektedir. Hayvanlarda (Nefs-i nâtıka) yoktur. Onlarda da şehvet, gadab, hırs, haset vardır. İnsanda bu cihadın sonu olmaz. Nefsin itminana ermesi, bu cihadı ortadan kaldırmaz. Kalbin vilâyet makamına kavuşması ile, bu cihad yok olmaz. İnsanda bu cihadın bulunması, çeşitli faydalar sağlamaktadır. Böylece, beden temizlenir. Ahirette yüksek derecelere kavuşur. Dünya hayatında, beden, kalbe tâbidir. Ahirette, iş bunun tersinedir. Orada, kalp bedene tâbi olur. İnsan ölünce, ahiret hayatı başlar. Bu cihad da biter. (Tam İlmihal s. 950)

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

23 Aralık 2025 Salı

* Babanın çocuğunun malını satması

23 Aralık 2025, Salı

Babanın çocuğunun malını satması

Sual: Baba, çocuğunun bina ve her malını, kendine ve başkalarına satabilir mi? Meyyitin borcu için bina ve toprağı satılabilir mi?

Cevap: Aşağıdaki yazı (Dürer-ül-hükkâm) [176] maddesi ekinden alınmıştır:

Âdil veya hâli belli olmayan baba, mükellef olmayan çocuğunun bina ve her malını, piyasa fiyatına veya aldanarak kendine ve başkalarına satabilir, parasını çocuğa ve fakir ise, kendine de nafaka yapar. Fasık ve israf eden baba, satamaz. Çocuk baliğ olunca, müşteriden bunları geri alabilir. Fakat, iki kat fiyatla satması sahih olup, semeni âdil birine emanet verilir. Fakir baba, gâib olan büyük oğlunun yalnız menkul mallarını, kendi nafakası için satabilir. Binasını, toprağını satamaz. Baba yoksa, vasi de yoksa, babanın babası satabilir. Vasi, çocuğun yalnız menkul mallarını, yalnız başkalarına satabilir. Vasi, meyyit tarafından tayin edilmiş ise, çocuğun malını yüzde elli kârla kendine de satabilir. Hâkim tarafından tayin edilmiş ise, kendisi hiç satın alamaz. Amma, yetim çocuklarının nafakaları için, menkul mallarını satabilir. Terekede menkul mal varken, vasi, meyyitin deyni (borcu) için, bina ve toprak satamaz. Deynden fazla malını da satamaz.

Meyyitin borcunu bir vârisi ödese, bunu terekeden alabilir. Meyyitin borçlarını vârisler öderse, alacaklılar, terekeden ödenmesini isteyemezler. Borçlar, terekeden fazla olunca, vârisler, tereke kadarını ödeyip, terekeyi kurtarırız diyemezler. Vâris olmayan biri, bütün borçları ödeyip, tereke malları, alacaklılardan zorla alamaz.

Borç, terekeden çok ise, dâyin, yani garîm, yani alacaklı bir ise, terekenin hepsi ona verilir. Çok iseler, tereke, alacakları ile orantılı olarak, hepsine dağıtılır. Vakıf alacağının, diğer alacaklardan önceliği yoktur. Taksimden sonra, başka bir garîm ortaya çıksa, yeniden hepsine bölünür. Vârisler, kendi malları ile, meyyitin borçlarını ödemeğe zorlanamaz. (Tam İlmihal s. 901)

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

22 Aralık 2025 Pazartesi

* Kadının hacca ve sefere gitmesi

22 Aralık 2025, Pazartesi

Kadının hacca ve sefere gitmesi

Sual: Kadın, yanında mahremi olmadan hacca ve sefere gidebilir mi?

Cevap: (Hadîka), ikinci cild beşyüzdoksanbirinci sahifede diyor ki, (Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, (Allahü teâlâya ve ahiret gününe inanan kadının üç günlük yola, zevci veya zî-rahm-i mahreminden biri ile gitmesi helal olur) buyurdu. Yâ Resûlallah! Zevcem hacca gidiyor. Ben cihada gidiyorum. Yanında bulunamayacağım denildi. Buna, (Cihadı bırak. Zevcen ile birlikte hac yap!) buyurdu. Bu hadîs-i şerife göre, zevcesini hacca götürmek için, başka mahremi bulunmaz ise, zevcin cihaddan geri dönmesi lâzımdır. Çünkü, zevceyi haramdan korumak farz-ı ayndır. Kadının, mahremsiz sefere çıkması câiz olmadığı gibi, yabancı erkeklerin ve mahremleri ile giden kadınların da, bir kadını sefere götürmeleri câiz değildir. Kadının hacca gitmesi için de, yanında mahremi veya zevci bulunması lâzımdır. Kız kardeşinin zevci, yani enişte ve teyzenin zevci, kadının mahremi değildir. Bunların mahrem olmadıkları (Ni’met-i islâm)ın hac kısmında ve (Alî efendi fetvâsı)nda yazılıdır. Mahremin emin ve âkıl ve baliğ olması lâzımdır. Müslüman da, zimmî de olabilir. Mecusi olamaz. Müslüman bir kadın, mecusi olan mahremi ile ve emin olmayan mahremi ile ve baliğ olmamış akıllı çocuk mahremi ile sefere çıkamaz. Böyle çocuğun bulunması, halvete mâni olamaz. Baliğa olmamış, gösterişli kız da, kadın gibidir. Yani mahremsiz sefere çıkamaz. Hanefî mezhebinde, kadının mahremsiz sefere çıkması, sözbirliği ile haramdır. Şâfiî mezhebinde, kadının mahremi olmadan, emin kadınlarla birlikte, yalnız hacca gitmesi câizdir). Hanefî kadın, Şafii’yi taklit ederek, böyle hacca gidemez. Çünkü, mezhep taklidi, ancak emir olunan bir iş yapılırken, meşakkat, sıkıntı olduğu zaman, bu sıkıntıdan kurtulmak içindir. Mahrem bir erkeği bulunmayan kadının hacca gitmesi emir olunmadı ki, Şafii’yi taklit etmek lâzım olsun. Yani, mahremi olmayan kadına hacca gitmek farz olmaz. (Tam İlmihal s. 900)

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

19 Aralık 2025 Cuma

* Küçük çocuk için vasi tayin etmek

19 Aralık 2025, Cuma

Küçük çocuk için vasi tayin etmek

Sual: Küçük çocuğun mallarını tasarruf etmek için vasi tayin edilir mi? Vasi, bu çocuğa mahrem olur mu? Evlat edinmekte böyle midir?

Cevap: Ölüm hastası, küçük çocuğuna bırakacağı malını, bu çocuğun ihtiyaçlarına sarf etmesi için birini vasi tayin edince, çocuk âkıl baliğ oldukta, reşit olmadıkça, vasiden malları alamaz. Vasinin, erkek çocuğu nikâh yapmağa hakkı olmadığı gibi, kız çocukla mahrem olamaz. Evlatlık edinenlerin, buna dikkat etmeleri lâzımdır.

Ölüm hastası, vasiyetini yerine getirmek veya küçük çocuğuna bakmak için birini vasi tayin etse, bu da vasi olmağı kabul etse, hasta öldükten sonra, vasilikten vazgeçemez. Yetim için babasının veya ceddinin veya hâkimin tayin ettiği vasi, yetimi, yalnız malını tasarruf etmek için evlat edinmiş olur. Bir adam, bir kızı (Evlat edinmek) ile, kendi kızı gibi olamaz. Her zaman kendisine yabancıdır. Büyüdüğü zaman, onun, elinden, yüzünden başka yerlerine bakamaz ve dokunamaz. Kızın, bu adamdan da örtünmesi lâzım olur. Bu adam bununla evlenebilir ve oğlu ile evlendirebilir. Bununla sefere gidemez ve halvet yapamaz. Birbirlerinden miras alamazlar. Bir adamın evlat edindiği oğlan da böyledir. Baliğ olduktan sonra, bu adamın zevcesine ve kızına yabancı olur. Bu kızla evlenebilir. Bu oğlan evlenirse, zevcesi bu adamın gelini olmaz. Yabancı bir kadın olur. (El-helal vel-harâm)da diyor ki, (Yabancı çocuğu kendi öz evladı olarak ilan etmek haramdır. Ahzâb sûresinin dördüncü âyeti ile yasak edilmiştir). (Kâdîhân)da diyor ki, (Baliğa kız veya velisi, noksan mehir ile veya küfvü olmayana nikâh için tehdit edilse, sonra bunu fesih edebilirler).] (Tam İlmihal s. 899)

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Hangi namazlarda ezan ve kamet okunur? (Osman Ünlü Hocanın 19.12.2025 tarihli yazısı)

19 Aralık 2025, Cuma

Hangi namazlarda ezan ve kamet okunur?

Sual: Bir Müslüman, namazlarını yalnız olarak kıldığında, beş vakit namazın hangilerinde ezan ve kamet okur?

Cevap: Fıkıh ve ilmihal kitaplarında bu konu, üç madde hâlinde şu şekilde bildirilmektedir:

1-Kırda, bostanda, yalnız veya cemaat ile kılarken, erkeklerin ezan ve kameti yüksek sesle okumaları sünnettir. Birkaç kazaya kalan namazı bir arada kılan, önce ezan ve kamet okur, sonraki kazaları kılarken, hepsine kamet okur, ezan okumasa da olur.

Kadınlar, vaktinde ve kaza kılarken ezan ve kamet okumaz.

Camide kaza namazı kılan, ezan ve kameti, kendi işiteceği bir sesle okur. Evinde kaza kılan, şahitleri çoğaltmak için, ezan ve kameti, odada işitilecek kadar, yüksek sesle okur. Sünneti farz kazası niyeti ile kılan da böyledir.

2-Evinde yalnız veya cemaat ile vakit namazı kılan, ezan ve kamet okumaz. Çünkü, camide okunan ezan ve kamet evlerde de okunmuş sayılır. Fakat, okumaları efdal olur. Müezzinin sesini evden duymak lazım değildir. Camide ezan okunmazsa veya şartlarına uygun olmazsa, evde yalnız kılan ezan ve kamet okur.

Mahalle camisinde ve cemaati belli kimseler olan her camide, vakit namazı, cemaat ile kılındıktan sonra, yalnız kılan kimse, ezan ve kamet okumaz. Böyle camilerde, vakit namazları, imam mihrabda olarak, cemaat ile kılındıktan sonra, tekrar cemaatler yapılabilir. Sonraki cemaatlerde de, imam mihrabda bulunursa, ezan ve kamet okunmaz. İmamları mihrabda durmazsa, ezanı ve kameti, cemaat duyacak kadar sesle okurlar.

Yollarda bulunan veya imamı ve müezzini bulunmayan, cemaati belli kimseler olmayan camilerde, çeşitli zamanlarda gelenler, bir vaktin namazı için, çeşitli cemaatler yaparlar. Her cemaat için, ezan ve kamet okunur. Böyle camide, yalnız kılan da, ezan ve kameti kendi işiteceği kadar sesle okur.

3-Misafir olanlar, kendi aralarındaki cemaat ile de, yalnız kılarken de, ezan ve kamet okur. Yalnız kılanın yanında, arkadaşları kılıyorsa, ezanı terk edebilir. Seferî olan kimse, bir evde yalnız kılarken de, ezan ve kamet okur. Çünkü, camide okunan, onun namazı için sayılmaz. Seferî olanlardan bazısı, evde ezan okursa, sonra kılanlar okumaz.

Kamet, ezandan daha efdaldir. Ezan ve kamet, kıbleye karşı okunur. Okurken konuşulmaz ve selama cevap verilmez.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 







 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

18 Aralık 2025 Perşembe

* Malını israf eden sefihleri men' etmek

18 Aralık 2025, Perşembe

Malını israf eden sefihleri men’ etmek

Sual: Malını israf eden sefihleri sözleşmelerden ve işlerden men’ etmek câiz olur mu? Bazı cahiller ve hile yapanlar da hicr edilir mi?

Cevap: İbni Âbidînde diyor ki, (İki imama göre, sefih olan yani, nafaka temin ederken, malını israf eden, yani ahkâm-ı islâmiyyenin ve aklın uygun görmediği lüzumsuz yere harceden ve haramlara sarf eden âkıl ve baliğ kimse de, çocuk gibi, hâkim tarafından hicr edilir. Fetva da böyledir. Lüzumsuz yere hayra da verse, meselâ cami yapmakta israf etse, sefih olur. İçki, zina gibi mal sarfı olmayan günahları yapana sefih denmez, fasık denir. Alış-verişte fazla aldanan da sefih sayılır. İslâmiyetten ayrılmak için hile-i bâtıla öğreten hocalar, cahil tabip ve eczacılar ve hileli iflâs yapan tüccarlar, cahil hâkimler, hile yapan satıcılar, ihtikâr yapanlar, hicr edilir. İşlerinden men’ edilir. Cahil, fasık müftüler de hicr edilir.) (Mecma’ul-enhür)de diyor ki, (İki imama göre, borçlu, alacaklının talebi üzerine, hicr olunur. Hâkim, borçluyu hapis ettikten sonra, onu hicr eder. Sonra, onun bilgisi ile, onun mallarını sattırarak, nafakası lâzım olanların nafakasını öder. Geri kalan ile borçlarını öder. Parası yetişmezse, ihtiyacından fazla olan eşyasını satar. Bu da yetişmezse, ihtiyacından fazla olan binalarını satar. Fetva böyledir). Hicr edilmiş olan, sefih veya iflâs etmiş kimsenin, nikâhta ve talakta sözü geçer. Çünkü evlenmek masrafı, ihtiyaç eşyasındandır. Zekât olarak malının kırkta birini ayırması için, kadı [yani hâkim], sefihe malını teslim eder. Fakat, bu arada, uygunsuz yere sarf etmemesi için, yanında emin birini bulundurur. Hacca gitmesine de mâni olunmaz. Yol parasını israf etmesin diye, emin birine teslim olunur. Baba, ced, çocuğa veli olur, sefih adama olmaz.

Reşit olmayan çocuk, baliğ olunca, malını kullanmağa hak kazanır. Fakat, rüştü yani sefih olmadığı görülmezse, yirmibeş yaşına kadar, malı kendine verilmez. İki imama ve üç mezhebe göre, rüştü görülmedikçe, ihtiyarlasa dahi, malı verilmez. Malında tasarrufu, hâkimin izin verdiği kadar sahih olur. Bir kimse reşit olduğunu söylese, alacaklıları da, sefahatten kurtulmadı deseler, iki taraf da şahit gösterse, kadı rüştünü kabul eder.

Oniki yaşını dolduran oğlan ve dokuz yaşını dolduran kız, baliğ olduğunu söylerse, kabul edilir. Söylemezlerse, onbeş yaşını doldurunca baliğ kabul edilirler. (Tam İlmihal s. 899)

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için 
|  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com