28 Ağustos 2011, Pazar | ||
Salı günü bayram . | ||
Sual: Vehhabilerin yarın bayram yapacağı söyleniyor. Hilali gözetlemeden nasıl karar verebiliyorlar buna? CEVAP Yarınki gazetedeki yazımızda bu konuda yeterli bilgi vardır. Vehhabiler, genelde her sene böyle erken yapıyorlar. Teknoloji asrındayız. Ayın, güneşin hareketi, saniye saniyesine tespit edilmektedir. Hilâlin, hesapla bildirilen günden önce görülmesi mümkün değildir. Hesapla bildirilen günden bir gün sonra olabilir. Vehhabiler, bayram, hesaptan bir gün sonra olabilir deselerdi itiraz etmeye kimsenin hakkı olmazdı, ama bir gün önce demeleri teknik olarak mümkün değildir. Apaçık bir yalan ve yanlıştır. Eski diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, Suudi Arabistan'a gittiğinde, hilâlin gözetlenmediğini, onların da hesapla hareket ettiklerini, üstelik hesaptan önce bayram yaptıklarını açıklamıştı. Hilâli görmekle ramazanın başlaması, hesapla anlaşılandan bir gün sonra olabilir. Bu hesaplar, kameri ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilalin görülebileceği geceyi anlamak içindir. (Tahtavi ve Şernblali) İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Ramazanın ilk gününü anlamakta takvimlere güvenilmemeli, çünkü oruç, gökte yeni ayı görmekle farz olur. Resulullah, (Hilali görünce oruca başlayın!) buyurdu. Hâlbuki hilâlin doğması, görmekle değil hesapladır ve hesap sahih olup, hilâl, hesabın bildirdiği gecede doğar, fakat o gece görülmeyip, bir gece sonra görülebilir ve oruca, hilâlin doğduğu gece değil, görüldüğü gece başlanır. Çünkü İslamiyet böyle emretmiştir. (Redd-ül-muhtar) Ramazan vaktinde başladı, hesaptan önce erken başlaması zaten mümkün olmadığı yukarıdaki vesikalardan da anlaşılmaktadır. Bayram salı günüdür. Söylenenlere itibar edilmemelidir. | ||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | ||
28 Ağustos 2011 Pazar
* Salı günü bayram
27 Ağustos 2011 Cumartesi
* Bayram hangi gün? (Mehmet Ali Demirbaş'ın 29.08.2011 tarihli yazısı)
29 Ağustos 2011, Pazartesi | |
Bayram hangi gün? | |
Sual: (Suudiler, hilalin görülmesi esastır diyor, hesaba uyuyor. Diyanet hesap diyor, ama rüyeti esas alıyor. İkisi de yanlıştır. Kavuşumun ertesi, ramazan başlar) demek doğru mu? CEVAP Yanlıştır. Diyanet'inki hesap olarak doğruysa da, önceden ilan edilmesi yanlış olur. Şöyle denirse doğru olur: Hesaba göre, kavuşum, şu gün şu saatte olacak, ertesi günü hilal şu ülkenin şu şehirlerden görülecektir. Hilalin doğması değil, görülmesi şarttır. Eğer dünyanın herhangi bir yerinden hilal görülmezse, ramazan o gün değil, bir sonraki gün başlar. Genelde dünyanın herhangi bir yerinden görüldüğü için hesaplar doğru çıkmaktadır. Merakıl-felah'taki hadis-i şerifte, (Ay'ı görünce oruç tutun! Tekrar görünce, orucu bırakın!) buyuruldu. Bu emre göre, ramazan ayı, hilalin görülmesiyle başlar. Hilali görmeden yapılan hesapla, takvimle başlamanın caiz olmadığı, İbni Abidin, Eşiat-ül-lemeat ve Nimet-i islam'da bildirilmiştir. Takıyyuddin Muhammed ibni Dakik diyor ki: İctima-ı neyyireyn'den 1-2 gün geçmeden, hilal hiç görülemez. Şaban'ın 29. günü, güneş battıktan sonra, hilâl aranır, görülmezse Şaban ayı 30'a tamamlanır. Bulutlu havada hilali bir âdil Müslümanın görmesiyle, açık havadaysa, çok kişinin söylemesiyle, kadı ramazan olduğunu ilan eder. Kadı yoksa, bir âdil Müslümanın hilali görmesiyle Ramazan, iki âdil kişinin gördüm demesiyle Bayram olur. Ramazana ve bayrama hesapla başlamanın caiz olmadığı Hindiyye'de de yazılıdır. Hilali görmekle ramazanın başlaması, hesapla anlaşılandan bir gün sonra olabilir. Bu hesaplar, kameri ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilalin görülebileceği geceyi anlamak içindir. İmam-ı Sübki de böyle buyurdu. (Tahtavi ve Şernblali) İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Ramazanın ilk gününü anlamakta takvimlere güvenilmemeli, çünkü oruç, gökte yeni ayı görmekle farz olur. Resulullah, (Hilali görünce oruca başlayın!) buyurdu. Hâlbuki hilalin doğması, görmekle değil hesapladır ve hesap sahih olup, hilal, hesabın bildirdiği gecede doğar, fakat o gece görülmeyip, bir gece sonra görülebilir ve oruca, hilalin doğduğu gece değil, görüldüğü gece başlanır. Çünkü İslamiyet böyle emretmiştir. (Redd-ül-muhtar) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |
* Ölüleri üzmemeli
29 Ağustos 2011, Pazartesi | |||||
Ölüleri üzmemeli . | |||||
Sual: İnsan ölse de, ruhu ölmediği için, ölmüş yakınlarımız, işlediğimiz günahlardan haberdar olur mu? Günahlarımızdan dolayı üzülürler mi? CEVAP Evet, haberdar olurlar ve üzülürler. İmam-ı Gazali hazretleri buyurdu ki: Ruh, bedenden ayrılınca, yine bilir, görür, anlar, sevinir, üzülür, bu halleri yok olmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Allah'a arz olunur. Cuma günleri de, peygamberlere, ana babaya, diğer yakınlara arz olunur. İyi amellerinizle onlar ferahlanır ve yüzlerinin parlaklığı artar. Öyle ise Allah'tan korkun, günah işlemek suretiyle ölülerinize eziyet etmeyin!) [Hakîm] (Yaptığınız işler, kabirde olan yakınlarınıza ve tanıdıklarınıza bildirilir. İyi işlerinizi görünce sevinirler. Böyle olmayan işleriniz için, "Ya Rabbi! Bizi doğru yola kavuşturduğun gibi, bu kardeşimizi de kavuştur. Ondan sonra ruhunu al!" derler.) [İ. Ahmed, Tirmizi] (Yaptığınız işler, mezardaki yakınlarınıza ve tanıdıklarınıza gösterilir. İşleriniz iyi ise, sevinirler. İyi değil ise, "Yâ Rabbi, bunlara iyi işler yapmaları için kalblerine ilham eyle" derler.) [Ebu Davud] (İnsanların yaptıkları işler, pazartesi ve perşembe günleri, Allahü teâlâya arz olunur. Peygamberlere, evliyaya ve ana babaya cuma günleri gösterilir. İyi işleri görünce sevinirler. Yüzlerinin parlaklığı artar. Allah'tan korkunuz! Ölülerinizi incitmeyiniz!) [Tirmizi] (Yaptığınız işler, ölülere gösterilir. İyi işlerinizi görünce sevinirler. Kötü işlerinizi görünce üzülürler.) [İbni Ebi-d-dünya] Mezhepsizlerce bile her sözü senet kabul edilen İbni Kayyım-ı Cevziyye, Kitab-ür-ruh kitabında, İbni Ebi-d-dünya'dan, o da Sadaka bin Süleyman Caferi'den bildiriyor ki: Bir kötü huyum vardı. Babamın ölümünden sonra, pişman oldum. Bu taşkınlıklarımdan vazgeçtim. Bir aralık bir kabahat yaptım. Babamı rüyada gördüm. Ey oğlum! Senin güzel işlerinle kabrimde rahat ediyordum. Yaptığın işler bize gösteriliyor. İşlerin salihlerin amellerine benziyor, fakat son yaptığından dolayı çok üzüldüm, utandım. Yanımdaki mevtalar arasında beni utandırma, dedi. Bu haber, yabancı ölülerin de, dünyadaki işleri anladıklarını gösteriyor. Çünkü çocuğun işleri babasına gösterildiği zaman, babası oğluna, beni yanımdaki ölülere utandırma demektedir. Yabancı ölüler, çocuğun işlerinin babasına gösterildiğini anlamasalardı, babası rüyada böyle söylemezdi. (Kitab-ür-ruh) | |||||
Bugünkü şiirimiz: | Bugünkü ilahi: | ||||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |||||
Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun
Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır. | ||
www.sorularlaislamiyet.com | ||
Ramazan Postası - 29
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Ramazan Postası - 27
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||






