21 Şubat 2020 Cuma

Haftalık Bülten ( 21 Şubat 2020 )

Sitemize yeni eklenen soru cevaplardan, sizin için seçtiğimiz bazılarını aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
SORU CEVAP VİDEOLARIMIZ
SORU - CEVAP ARŞİVİNDEN
FEYYAZTV BELGESEL VİDEOLARIMIZDAN
2- Helak edici günah
3- Faiz hakkında ayetler
faiz4
FEYYAZTV ESERLERİ

- Kur'an reenkarnasyon hakkında ne diyor?
- Peygamberimiz (s.a.v.) reenkarnasyon hakkında ne diyor?
- İslam alimleri reenkarnasyon hakkında ne diyor?
- Akıl ve mantık reenkarnasyon hakkında ne diyor?
- Reenkarnasyon hakkında sorular ve cevapları...

www.feyyaz.tv
 
ANDROID UYGULAMALARIMIZ



  
IOS UYGULAMALARIMIZ

 
Mail grubumuzdan çıkmak için buraya tıklayınız

--
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/sorularla-islamiyet/ced4292d-c2ae-49d5-b74f-a432e694641f%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.

20 Şubat 2020 Perşembe

* Mevki, şöhret sahibi olma arzusu (Osman Ünlü Hocanın 21.02.2020 tarihli yazısı)

21 Şubat 2020, Cuma

 

 

Mevki, şöhret sahibi olma arzusu

 

 

 

Sual: Mevki, makam sahibi olmanın sebebi, fayda ve zararları nelerdir?

Cevap: Mevki ve şöhret sahibi olma arzusu, insanlarda üç şeyden hasıl olur:

1-Birinci sebep; nefsin arzularına kavuşmaktır. Nefis, arzularının, haram yollardan elde edilmesini ister.

2-İkincisi, kendinin ve başkalarının haklarını zalimlerden kurtarmak ve müstehab olan mesela, sadaka vermek, hayrat, hasenat yapmak yahut mubah olan işler yapmak için, mesela, iyi yemek, iyi giyinmek, iyi evlerde oturmak, çoluk çocuk sahibi olup, rahat ve mesut yaşamak için veya ibadetlerine mâni olacak şeylerden kurtulmak, İslam dinine ve Müslümanlara hizmet için mevki sahibi olmak istenir. Bu niyet ile mevkiye kavuşurken, riya gibi ve hakkı batıl ile karıştırmak gibi, İslamiyetin yasak ettiği şeyleri yapmazsa ve vacipleri, sünnetleri terk etmezse, bunun mevki sahibi olması caizdir, hatta müstehaptır. Çünkü, caiz ve lazım olan şeylere kavuşturucu sebepleri, vasıtaları yapmak da, caiz ve lazım olur. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimde, iyi insanların nasıl olacağını bildirirken, bunların;

(Müslümanlara imam olmak istediklerini) de bildirmektedir. Süleyman aleyhisselam;

(Ya Rabbi! Benden sonra kimseye nasip etmeyeceğin bir mülkü bana ihsan eyle!) diyerek melik ve emir olmayı istemiştir.

Önceki dinlerden bildirilen ve reddedilmeyen haberler bizim dinimizde de muteberdir. Hadis-i şeriflerde;

(Hak ve adalet üzere bir gün hâkimlik yapmayı, bir sene devamlı gaza etmekten daha çok severim.)

(Bir saat adalet ile idarecilik yapmak, altmış sene nafile ibadet yapmaktan daha iyidir) buyuruldu.

3-Mevki sahibi olmayı istemenin sebeplerinden üçüncüsü, nefsini eğlendirmektir. Nefis, maldan olduğu gibi, mevkiden de lezzet almaktadır. Arada İslamiyete uymayan işler bulunmazsa, nefsi lezzet aldığı şeye kavuşturmak haram olmaz ise de, takvanın az olduğunu gösterir. Mevki elde ettikten sonra, insanların gönüllerini kazanmak için, riya ve müdahane ve gösteriş yapmasından korkulur. Hatta, münafıklık, hakkı batıl ile karıştırmak ve hile ve yalan gibi tehlikeli hâller de olabilir. Helal ile haram karışık olan şeyi yapmamak lazımdır. Mevki sahibi olmanın bu üçüncü sebebi, haram değil ise de, iyi olmadığı için, ilacını bilmek ve yapmak lazımdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

19 Şubat 2020 Çarşamba

* İhlas Vakfı'nın Akika Hizmeti

20 Şubat 2020, Perşembe

Çocuklarınızı Bela ve Musibetlerden Koruyun

 

 

AKİKA, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir.

 

Akika, çocukları belalardan, hastalıklardan korur. Erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir akika hayvanı kesilir. Peygamber Aleyhisselam kendisi için de akika kesmiştir.

 

Akikalarınızı yurt içinde ve yurt dışında size vekaleten keserek ihtiyaç sahibi Müslüman kardeşlerimize dağıtıyoruz.

 

 

 

 

Tele Bağış: 0212 451 49 00

Online Bağış: www.ihlasvakfi.org.tr

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

Huzura Doğru TV

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

* Allahü teala, kalplere bakar (Osman Ünlü Hocanın 20.02.2020 tarihli yazısı)

20 Şubat 2020, Perşembe

 

 

Allahü teala, kalplere bakar

 

 

 

Sual: Allahü teala, kullarının amellerine mi bakar yoksa bunları ne niyetle yaptıklarına ve kalplerindeki imana mı bakar?

Cevap: Bu konuda Ahmet bin Yahya Münîrî hazretleri Mektûbât kitabında buyuruyor ki:

“Allahü teâlâ, ilmi, zulmetin temizlenmesine, cehli de, günah işlenmesine sebep yaptı. İlimden iman ve taat doğmakta, cehilden de küfür ve günah hasıl olmaktadır. Taat, çok küçük olsa da, kaçırmamalı! Günah, pek küçük görünse de, yaklaşmamalıdır! İslam âlimleri buyurdular ki; 'Üç şey, üç şeye sebeptir: Taat, Allahü teâlânın rızasını kazanmaya sebeptir. Günah işlemek, Allahü teâlânın gadabına sebeptir. İman etmek, şerefli ve kıymetli olmaya sebeptir.' Bunun için, küçük günah işlemekten de çok sakınmalıdır. Allahü teâlânın gadabı, bu günahta olabilir. Her mümini kendinden iyi bilmelidir. O mümin, Allahü teâlânın çok sevdiği kulu olabilir. Herkes için ezelde yapılmış olan takdir, hiç değiştirilemez. Hep günah işleyip, hiç taat yapmamış olan bir Müslümanı, Allahü teâlâ, dilerse affeder. Bekara suresinin otuzuncu âyetinde, melekler, meâlen; (Ya Rabbi! Yeryüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek olan insanları niçin yaratıyorsun)  dediklerinde;  (Onlar fesat çıkarmazlar) demedi. (Sizin bilmediklerinizi ben bilirim) buyurdu. (Layık olmayanları layık yaparım. Uzak kalanları yaklaştırırım. Zelil olanları aziz ederim) buyurdu. 'Siz onların işlerine bakarsınız. Ben kalplerindeki imana bakarım. Siz, günahsız olduğunuza bakıyorsunuz. Onlar, benim rahmetime sığınırlar. Sizin günahsız olduğunuzu beğendiğim gibi, Müslümanların günahlarını affetmeyi de severim. Benim bildiğimi sizler bilemezsiniz. İmanı olanları, ezelî olan lütfuma kavuştururum' buyurdu.”

***

Sual: Beş vakit namaz, âyet ve hadis ile emredilmiş midir?

Cevap: Kitâb-ül-fıkh-alel-mezâhib-il-erbe'ada deniyor ki:

“Namaz, İslam dininin direklerinden en ehemmiyetlisidir. Allahü teâlâ, kullarının yalnız kendisine ibadet etmeleri için, namazı farz etti. Nisâ suresinin 103. âyeti, namaz müminler üzerine, vakitleri belirli bir farz oldu demektedir. Hadis-i şerifte; (Allahü teâlâ, her gün beş vakit namaz kılmayı farz etti. Kıymet vererek ve şartlarına uyarak, her gün beş vakit namaz kılanı Cennete sokacağını, Allahü teâlâ söz verdi) buyuruldu.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

* İhlas Vakfı'nın Adak Hizmeti


19 Şubat 2020, Çarşamba

Dileklere Kavuşmanın Etkili Yolu Adak Adamaktır

 

 

Bir isteğe, bir dileğe kavuşmanın en tesirli yollarından biri ADAK adamaktır.

 

Adak bir ibadettir. Allah-ü teala, yaptığı bu ibadet hürmetine kulun o dileğini yaratabilir. Bunun için sık sık adakta bulunmak iyi olur.

 

Adak ve Akikalarınızı yurt içinde ve yurt dışında size vekaleten keserek ihtiyaç sahibi Müslüman kardeşlerimize dağıtıyoruz.

 

 

Tele Bağış: 0212 451 49 00

Online Bağış: www.ihlasvakfi.org.tr

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

Huzura Doğru TV

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

--

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Dinimiz İslam" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için dinimizislam+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/dinimizislam/CAAgJu0w4q_dxD7qJss5%3DBiW8zZoBKMhgmx5ijDpCrqrZwNbgKg%40mail.gmail.com adresini ziyaret edin.

18 Şubat 2020 Salı

Risale-i Nur Kütüphanesi iOS Uygulamamız YENİLENDİ!

Risale-i Nur Kütüphanesi YENİLENDİ!

App Store'dan indirmek için buraya tıklayınız.

--
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/sorularla-islamiyet/30b8e651-1d93-4851-bef5-46827b9681c2%40googlegroups.com adresini ziyaret edin.

16 Şubat 2020 Pazar

* Mezhepsizlerle beraber olanlar

17 Şubat 2020, Pazartesi

 

Mezhepsizlerle beraber olanlar

 

 

 

Sual: Bazıları bir cemiyet kuruyorlar. Bunu, İslâmiyete hizmet ve Müslümanları uyandırmak için yaptık diyorlar. Burada her çeşit insan, itikatları bozuk kimseler toplanıyor. Mezhepsiz kimseler ve Ehl-i sünnet mezhebinden birkaç kişi, yüksek kürsülere oturmuşlar, nutuk söylüyorlar. Bunlara ne denir? Bu cemiyeti kurmaktan maksatları, sünnî ve diğer bidat fırkaları arasındaki ayrılığı yok etmek imiş. Birbirlerinin sözlerini, inanışlarını red etmemeleri, kardeşçe geçinmeleri lâzım imiş. Âlimler, birbirlerine uymayan inanışlarını, düşüncelerini söylememeli ve yazmamalı imiş. Ayrılık, münakaşa, helâk olmaya sebep olur, diyorlar. Bu sözleri doğru mudur? Yoksa, bozuk ve azgınlık mıdır?

Cevap: Hindistan’ın büyük âlimlerinden Ahmed Rızâ hân Berilevî “rahmetullahi teâlâ aleyh”, (Fetâvel-Haremeyn) ismindeki fetva kitabında buyuruyor ki:

Bu yaptıkları haramdır. Dalalettir. İlmi az olan Müslümanları, mezheplerine karşı soğutmaktır. Müslümanlar, sapık din adamlarının Ehl-i sünnet âlimi olarak tanınanlar ile işbirliği yaptıklarını, hepsinin kürsülerde oturduklarını görünce, onları da büyük ve kıymetli sanırlar. Onlara da hürmet ederler. Bu ise, büyük günahtır. İslâm dini, bidat sahiplerine hakaret edilmesini, sert davranılmasını emir ediyor. Onlara saygı gösterilmesini men’ ediyor. İslâm âlimleri, akait kitaplarında, mesela (Şerh-ul-mekâsıd) kitabında, (Bidat sahiplerine sert davranmak, onları aşağı görmek, red ve tard etmek lâzımdır) dediler. Müslümanlar, onları yüksek yerlerde görünce, kalpleri meyleder. Sözlerini dinlerler. Şeytanın aldatması ile, onları sevmeğe başlarlar. Bunların doğru yoldan kaymalarına sebep, onlarla işbirliği yapanlardır. Ayrı inanışlı kimselerin bir araya gelmeleri, dinin yıkılmasına sebep olur. Müslümanları uyandıracağız diyenler, bunları zehirlemekte, felâkete sürüklemektedirler.

Bidat yayıldığı zaman, bunu red etmek ve zararlarını, kötülüğünü yaymağa çalışmak, farzdır. Bunun farz olduğunu İslâm âlimleri sözbirliği ile bildirmişlerdir. Selef-i sâlihîn ve bugüne kadar gelen âlimler, hep böyle yaptılar. Bidat sahiplerini red etmeyen, onları kendi hâline bırakan kimse, Müslümanların sözbirliğinden ayrılmış olur. İslâm cemaatinden uzaklaşmış olur. Bidatleri ve bidat işleyenleri sevmiş olur. Bu ise, Ehl-i sünnet mezhebini ve bu doğru yolda olan Müslümanları kötülemektir. Marufu nehyetmek ve münkeri emir etmektir. Müslümanları, Allahü teâlânın lanetine sürüklemektir. Büyük âlim, Müslümanların imamı Ahmed ibnü Hacer-il-Mekkî hazretleri (Es-Savâ’ık-ul-muhrika) kitabının önsözünde diyor ki, (Bu kitaptaki yazıların hakikatlerini, özlerini kavrayacak kadar derin ilme malik olmadığım hâlde, bu yazıları yazmağa beni sürükleyen sebep, Hatîb-ül-Bağdâdinin (El-Câmi’) kitabında bildirdiği şu hadîs-i şerif olmuştur: (Fitneler, bidatler yayıldığı ve Eshâbım kötülendiği zaman, hakikati bilen, bildiğini bildirsin! Bildiğini bildirmeyenlere, Allahü teâlâ ve melekler ve bütün insanlar lanet eylesin! Allahü teâlâ, bunların ibadetlerini ve hiç bir iyiliklerini kabul etmez).) (Böyle davranmak, fesat çıkarmak olur, günahtır. Bunlar kendilerini yok etmektedirler) sözü, Allahü teâlâya iftiradır. İslâm âlimlerini kötülemektir. Ehl-i sünnet mezhebinden ayrılmaktır. Mühim bir farzı inkâr etmek, buna haram demektir. (Fâideli Bilgiler s. 425)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com