7 Mart 2018 Çarşamba

* Yabani ve yırtıcı hayvanların artık suları

9 Mart 2018, Cuma

 

 

Yabani ve yırtıcı hayvanların artık suları

 

 

 

Sual: Yabani ve yırtıcı hayvanların artık suları temiz midir ve bu sularla abdest alınabilir veya içilebilir mi? Necaset yiyip eti kokan tavuk gibi hayvanlar necis mi olur? Hayvanın teri ile artığı temizlik bakımından aynı mıdır?

Cevap: Domuzun, köpeğin ve yırtıcı hayvanların ve henüz fare yiyen kedinin artıkları, etleri ve sütleri kaba necasettir. Bunları yemek, içmek haramdır. Artıklarını abdestte, gusülde ve temizlikte kullanmak câiz değildir. İlâç olarak da kullanılmaz. Maliki mezhebinde domuz ve köpek temizdir. Fakat bunları yemek, Maliki mezhebinde de haramdır. 27 Haziran 1986 tarihli Türkiye gazetesinde diyor ki, (Ottava üniversitesi mütehassısları, onaltı millet üzerinde yaptıkları tetkiklerde, domuz etinin, karaciğerdeki öldürücü siroz hastalığına sebep olduğunu tespit ettiler). Fil ile maymun da, yırtıcı hayvandır. Bunlar, avlarını dişleri ile parçalar. Henüz şarap [ve alkollü içki] içmiş olan insanın artığı da böyledir. Sarhoş, içkiden sonra, üç kere, dili ile dudaklarını yalayıp, tükürüğünü yutar veya atarsa, sonra içtiği suyun artığı necis olmaz. Yani tükürüğünde içkinin kokusu ve tadı kalmaması lâzımdır. Sokakta gezip, hep pislik yiyerek eti kokan tavuk, koyun ve devenin eti ve artığı mekruhtur. Böyle tavuk üç gün, koyun dört gün, deve ve sığır on gün sokağa bırakılmazsa, eti ve artığı mekruh olmaz. Necaset yedikleri bilinmezse, artıkları mekruh olmaz. Temiz su varken mekruh olan artıklarla ve yırtıcı kuşların artığı ile ve fare yidiği bilinmeyen kedinin artığı ile ve farenin, akıcı kanı olan yılanın artığı ile abdest almak tenzihen mekruhtur. Yırtıcı kuşların gagası temiz ise, artıkları mekruh olmaz. Farenin, kedinin eti necis ise de, artıklarına, müstesna olarak, kaba necaset denilmedi. İkisinin artığını yemek, içmek, zenginler için mekruh oldu. Fakirler için mekruh değildir. Eşek ve katır artığı temizdir. Fakat, temizleyici olup olmadığı şüphelidir. Yaban eşeğini yemek câizdir ve artığı temizdir. Su bulunmadığı yerde, mekruh olan artık ile abdest almak mekruh olmaz. Böyle artık su varken teyemmüm edilmez. Temiz su yok iken, eşek, katır artığı ile abdest alınır ve sonra teyemmüm edilir. Küçük çocuğun elini suya sokması, kedinin artığı gibidir. Yani, eli temiz olduğu bilinmiyorsa, bu su ile abdest almak veya içmek, tenzihen mekruh olur. Artığı mekruh olan bir hayvanın üzerinde iken, namaza durmak mekruhtur. Bir hayvanın teri, artığı gibidir. Meselâ, eşeğin teri temizdir. (Tam İlmihal s. 162)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Gazaya ve şehitlere verilen sevap (Osman Ünlü'nün 8.3.2018 tarihli yazısı)

8 Mart 2018, Perşembe

 

 

Gazaya ve şehitlere verilen sevap

 

 

 

 

Sual: Dinini, vatanını, namusunu korumak için harbe gidenlere ve şehit olanlara ne gibi sevaplar verilmektedir?

Cevap: Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn kitabında hazret-i Hasan’dan rivayetle şöyle nakledilir:

“Hazreti Ali bir gün insanları cihada teşvik ediyordu. Bir şahıs ayağa kalkıp;

-Ya imam, bize cihadın ve gazanın sevabından haber verir misiniz dedi. Hazreti Ali buyurdu ki:

-Bir gün Resûl-i ekrem ile gazaya gidiyorduk. Senin gibi, ben de Resûl-i ekreme;

-Ya Resûlallah, bize gaza ve cihadın sevabından haber verir misiniz, diye arz edince buyurdular ki:

(Bir kavim gazaya niyet eylese, Allahü teâlâ onlar için Cehennemden kurtuluşuna berat yazar. Allahü teâlâ sefere hazırlananlarla meleklere öğünüp, buyurur ki; “Görün, benim kullarımı, benim yolumda gazaya hazırlanırlar.” Hak teâlâ melekler gönderir ve onları hıfzederler. Her sevapları iki kat yazılır. Harp için yola çıkınca, o kadar sevap verir ki, dünyadaki bütün insanlar kâtip olsalar, onun hesabında aciz olurlar. Harbe başlayınca, melekler onları çevirip, yardım ve zafer için, dua ederler. Arş'ın altından bir melek “El-cennetü tahte zılâl-issuyuf” yani Cennet kılıçların gölgesi altındadır diye, nidâ edip, çağırır. Kılıç dokunup, her şehit olana, sıcak günde soğuk su içmiş gibi, lezzetli gelir. Yere düşmezden evvel, kendisine müjde verilir. Yere düşünce bir ses; “Merhaba ey temiz ruh! Temiz bedeninden çıktın. Allahü teâlâ senin için Cennetinde o kadar sevap, ecir, mülk ve nimetler hazırlamıştır ki, ne gözler görmüş, ne kulaklar işitmiş ve ne de kimsenin hatırına gelmiştir denir.)

Resûl-i Ekrem efendimiz devamla buyurdu ki:

(Allahü teâlâ o şehit hakkında buyurdu ki; “Her kim onu razı ederse, beni razı eder. Her kim onu incitirse, beni incitir.” Allahü teâlâ, şehitlerin ruhlarını yeşil kuşların kursağına koymuştur. Cennete girip, yemişlerinden yerler. Şehide Cennet-ül firdevsde yetmiş köşk verirler.)

Resûlullah Efendimiz daha sonra yemin edip, buyurdu ki:

(Kıyamet gününde, şehitler yerlerinden kalkıp, mahşer yerine gelirler ve süslü kürsüler üzerine otururlar. Her şehit evladından, ehlinden, akrabasından ve ahbabından çok kişiye şefaat edecektir.) Hazreti Ali; Server-i Enbiyâ bunu böyle buyurdular demiştir.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Canlıların artık suları

8 Mart 2018, Perşembe

 

 

Canlıların artık suları

 

 

 

Sual: Canlıların içtikleri sulardan kalan artık sular temiz midir ve bu sularla abdest alınabilir mi? Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi câiz midir?

Cevap: Bir kaptan veya küçük havuzdan, bir canlı içerse, kalan suya (artık) denir. Sıvı ve yemek artıklarının temiz olup olmaması, artığı bırakanın tükürüğü gibidir. Her insanın tükürüğü ve artığı temizdir. Kâfirin, cünübün artığı da temizdir. Cünüp, denize dalıp çıkınca, sonra su içerse temiz olur. Yani, su içmesi ağzını yıkamak olur. Artığı, müstamel su oluyor ki, müstamel suya necis diyenler vardır denirse, müstamel olan, kalan su değil, içtiği sudur. Cünübün, yıkanmak için, tas yerine kurnaya avucunu sokup su alması câiz olup, kurnadaki su, müstamel olmadığı gibi, cünübün artığı da, müstamel sayılmamıştır. Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur. Oğlanların berberlik yapması ve hamamda keselemesi de, lezzete sebep olursa, mekruh olur. Başkasının tükürüğü de böyledir. Eti yenen hayvanların ağzına necis sürülmedikçe, artıkları temizdir. At da böyledir. Denizde ve karada yaşayan, akıcı kanı olmayan hayvanlar da böyledir. Bütün bunların artıkları ile abdest ve gusül alınır ve necaset temizlenir. At sütü temizdir, içilir. (Tam İlmihal s. 162)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

5 Mart 2018 Pazartesi

* Babanın, çocuklarına dinini öğretmesi (Osman Ünlü'nün 7.3.2018 tarihli yazısı)

7 Mart 2018, Çarşamba

 

 

Babanın, çocuklarına dinini öğretmesi

 

 

 

 

Sual: Bir babanın, çocuklarının nafakasını temin edeceği gibi, onlara dinlerini de öğretmesi, vazifesi midir?

Cevap: Konu ile alakalı olarak Hadîkada deniyor ki:

"Çocuğunu ve nafaka vermesi lazım olan akrabasını aç bırakarak ve İslâm terbiyesinden mahrum ederek zayi etmek günahtır. Analardan, baba ve dedelerden ve çocuklardan, torunlardan başka olan yakınlara, Akraba denir. Zengin kimsenin fakir ve çalışamayacak hâlde olan akrabasına nafaka vermesi vaciptir. Çalışabilen erkek büyük akrabaya, fakir olsalar da, nafaka verilmez. Fakir olan yetim çocukların ve dul kadınların nafakaları, sağlam olsalar da, zengin akrabasına vacip olur. Küçük çocukların anneleri ve amcaları bulunsa, yahut anneleri ve ağabeyleri olsa, zengin iseler, çocukların nafakalarını, miras oranında, ortaklaşa verirler. Babanın, çocuklarına ilim, edeb ve sanat öğretmesi farzdır. Önce, Kur'ân-ı kerim okumasını öğretmelidir. Sonra imanın ve İslâmın şartlarını öğretmelidir."

Çocuk Kur'ân-ı kerim okumasını ve din bilgisini öğrenmeden mektebe gönderilirse, artık bunları öğrenecek vakit bulamaz. Din düşmanlarının tuzaklarına düşerek, onların yalanlarına, iftiralarına aldanır. Dinsiz ve İslâm ahlakından mahrum olarak yetişir. Dünyada ve ahirette felaketlere sürüklenir. Cemiyete ve millete zararlı olur. Kendine ve başkalarına yapacağı kötülüklerin günahları, anasına babasına da yazılır. Çocuğunu, din bilgilerini öğretmeden önce, kâfirlerin, Hristiyanların mekteplerine göndermenin büyük zararları, İrşâd-ül-hiyâra fî-tahzîr-il-müslimîn min medârisin-Nasârâ kitabında uzun yazılıdır.

***

Sual: Namazda pantolon paçalarını çekmenin mahzuru olur mu?

Cevap: Namazda secdeye giderken etekleri, pantolon paçalarını kaldırmak, çekmek mekruhtur.

***

Sual: Namaz kılarken, boğazını temizlemek için öksürür gibi yapmak, namazı bozar mı?

Cevap: Boğazından, özürsüz, öksürür gibi ses çıkarmak namazı bozar. Kendiliğinden olursa bozmaz. Okumayı kolaylaştırmak için yapılırsa, zararı olmaz.

***

Sual: Bir çocuk, ölmüş bir kadından süt emse, bu çocuk, o kadının süt çocuğu olur mu?

Cevap: Ölmüş bir kadının ve dokuz yaşına gelmiş kızın sütü ile de süt çocuğu olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Abdest veya gusülde kullanılan sular

7 Mart 2018, Çarşamba

 

 

Abdest veya gusülde kullanılan sular

 

 

 

Sual: Abdestte veya gusülde kullanılan sular temiz midir? Sular, ibadetler ve iman zan etmekle doğru olur mu?

Cevap: (Mâ-i müstamel), yani abdestte veya gusülde kullanılan yahut kurbet olarak kullanılan su, mesela, yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkamakta kullanılan su, yıkanan uzuvdan ayrılınca necis olur. Bazı âlimlere göre, başka uzva, elbiseye, yere düştükten sonra necis olur. İlk düştüğü yeri kirletmez.

Ebû Nasr Akta "rahmetullahi aleyh", (Kudûrî) şerhinde diyor ki, (Bir suya, temiz şeyler karışsa, su ismi değişmedikçe, rengi dönse bile, onunla abdest alınır).

Yolda rastlanan bir suyun temiz olduğu iyi bilinir veya temiz olduğu çok zan edilirse, bununla abdest alınır. Hatta, su az ise, buna necaset karıştığı iyi bilinmedikçe, bununla abdest alınır ve gusül edilir. Teyemmüm edilmez. Çünkü, her suyun aslı temizdir, zan ile pis olmaz. Hâlbuki, zan ile, aslı üzere kalır. Yani temiz kabul edilir. İbadetler, fazla zan edilmekle, temiz ve doğru olur. İman, itikat ise, çok zan ile doğru olamaz, iyi bilinmekle doğru olur. Hamama giren kimse, kurnayı veya havuzu dolu görse, içine necaset bulaştığını bilmedikçe, o su ile abdest alır ve gusül edebilir. Su akıtıp, kurnayı taşırmağa lüzum yoktur. (Tam İlmihal s. 161)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com