17 Kasım 2017 Cuma

Haftalık Bülten ( 17 Kasım 2017 )

Sitemize yeni eklenen soru cevaplardan, sizin için seçtiğimiz bazılarını aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
SORU CEVAP VİDEOLARIMIZ
SORU - CEVAP ARŞİVİNDEN
SEYRANGAH TV BELGESEL VİDEOLARIMIZDAN
gafur

Allah'ın İsimleri

El-Gafur

sekur

Allah'ın İsimleri

Eş- Şekûr

aliyy

Allah'ın İsimleri

El- Aliyy

FEYYAZ YAYINLARI

Video İndir

Kuran-ı Kerim hakkında merak edilen bir çok sorunun cevabının verildiği bir eser. Kur'an'da ki şiddetli korkutmaların sırrı, müteşabih ayetlerin hikmeti, nesh ve neshin hikmeti, Kur'an'da ki tekrarların sebebi ve daha bir çok soru.

www.seyrangah.tv
 
ANDROID UYGULAMALARIMIZ

  
IOS UYGULAMALARIMIZ

 
Mail grubumuzdan çıkmak için buraya tıklayınız

 

--
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.

16 Kasım 2017 Perşembe

* Farz ile vacip arasındaki fark (Osman Ünlü'nün 18.11.2017 tarihli yazısı)

18 Kasım 2017, Cumartesi

 

 

Farz ile vacip arasındaki fark

 

 

 

 

Sual: Farz ve vacip arasında ne gibi bir fark vardır?

Cevap: Bu konuda Redd-ül-muhtârda vitir namazı anlatılırken deniyor ki:

"İnanması, yapması farz olan emirlere Farz denir. Farz olduğuna inanmayan, kâfir olur. Yapmayan, tevbe etmezse, Cehennem azabı çeker. İnanması farz olmayıp, vacip olan, yapması farz olan emirlere Vacip denir. Vacib olduğuna inanmayan kâfir olmaz. Vacibi yapmayan da, tevbe etmezse, Cehennemde azap çeker. Vacibin, ibadet ve yapılması lazım olduğuna inanmayan kâfir olur. Çünkü, vacip olduğu, söz birliği ile, zaruri olarak bildirilmiştir. Kur'ân-ı kerimde kati delil yani açıkça bildirilmiş ve söz birliği ile anlaşılmış emirlere farz denir. Kur'ân-ı kerimde şüpheli delil yani açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahabinin bildirmesi ile anlaşılmış olan emirlere vacip denir."

***

Sual: Nimet geldiği zaman yapılan şükür secdesi de, secde âyeti okununca yapılan tilavet secdesi gibi mi yapılır?

Cevap: Şükür secdesi de, tilavet secdesi gibidir. Kendisine bir nimet gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için secde-i şükür yapması müstehabdır. Secdede önce, Elhamdülillah der. Sonra, secde tesbihini okur. Namazdan sonra şükür secdesi yapmak mekruhtur. Mekruh olduğu Mektûbât-ı Ma'sûmiyye kitabında yazılıdır. Cahillerin sünnet veya vacip sanacağı mubahları yapmak da, tahrimen mekruhtur. Bidat hasıl olmasına sebep olur.

***

Sual: Secde âyetlerini okuyarak dua edince, sıkıntı ve dertlerden kurtulduğu söyleniyor, doğru mudur bu?

Cevap: Bu hususta Dürr-ül-muhtâr ve Nûr-ül-îzâhda secde-i tilâvet sonunda deniyor ki:

"İmâm-ı Nesefî, Kâfî kitabında; bir kimse hüzünden, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, ondört secde âyetini ezberden, ayakta okuyup, her birinden sonra, hemen yatıp secde ederse, Allahü teâlâ, o kimseyi o dert ve beladan korur buyuruyor."

Son secdeden kalkınca, ayakta ellerini ileri uzatır, kendinin veya bütün Müslümanların dünya ve dinlerine gelen beladan, sıkıntıdan kurtulmaları, korunmaları için dua eder.

***

Sual: Bir kimsenin camide kendisi için özel yer ayırması caiz midir?

Cevap: Camide kendine muayyen yer ayırmak mekruhtur. Fakat, dışarı çıkarken, kimse oturmasın diye, yerine ceketini bırakırsa, gelince oraya oturabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

15 Kasım 2017 Çarşamba

* Tilavet secdesi yapmak için (Osman Ünlü'nün 17.11.2017 tarihli yazısı)

17 Kasım 2017, Cuma

 

 

Tilavet secdesi yapmak için

 

 

 

 

Sual: Bir kimse secde âyetlerini okuduktan sonra veya namazda imam secde âyeti bulunan sureleri okumuşsa, tilavet secdesini nasıl ve ne şekilde yapar?

Cevap: Tilavet secdesi yapmak için, abdestli olarak, kıbleye karşı ayakta durup, elleri kulaklara kaldırmadan Allahü ekber diyerek secdeye yatılır. Üç kere Sübhâne rabbiyel-a'lâ denir. Sonra Allahü ekber deyip ayağa kalkınca, secde-i tilavet tamam olur. Önce niyet etmek lazımdır, niyetsiz kabul olmaz. Namazda secde âyetini okuyunca, hemen ayrıca rüku veya bir secde yapıp ayağa kalkar, okumasına devam eder. Secde âyetini okuduktan iki üç âyet sonra namazın rüküuna eğilirse ve tilavet secdesine niyet ederse, namazın rüku veya secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer. Cemaat ile kılan ise, imam secde âyeti okuyunca, imamın okuduğunu işitmese de, imamla birlikte, ayrıca bir rüku ve iki secde yapar. Cemaatin rükuda niyet etmesi lazımdır. Namaz dışında, sonraya da bırakılabilir.

***

Sual: Abdestsiz veya gusülsüz bir kimse, secde âyetinin okunduğunu işitirse ne yapması gerekir?

Cevap: Cünüp, abdestsiz ve sarhoş olanın da, secde âyetini işitmişlerse, gusül, abdest alıp temizlendikten sonra secde yapmaları lazımdır. Hayızlı kadın işitince, secde etmesi vacip olmaz.

***

Sual: Hafızlığa çalışan bir kimse, aynı secde âyetini, bir oturuşta ezberlemek için defalarca okuyor. Her okuduğunda tilavet secdesi yapması gerekir mi?

Cevap: Bir oturumda bir secde âyetini birkaç defa okuyan ve işiten, hepsi için bir secde eder. Muhammed aleyhisselamın ismini söyleyince veya işitince, salevat okumak da böyledir.

***

Sual: Bir mecliste, ayrı ayrı secde âyetleri okunursa, bir defa tilavet secdesi yapılması kâfi gelir mi?

Cevap: Bir mecliste iki secde âyeti okunursa, ayrı ayrı iki secde yapmak lazım olur.

***

Sual: Camide tek başına namaz kılan kimse, caminin içinde sesli olarak secde âyetini okuyan kimseyi duysa ne yapar?

Cevap: Namaz kılarken, dışarıdan secde âyetini işiten, namazdan sonra secde eder. Namaz kılması haram olan üç vakitte secde-i tilavet yapmak caiz değildir.

***

Sual: Din bilgileriyle ve İslâm âlimleriyle alay etmek, imana zarar verir mi?

Cevap: İslam bilgilerine inanmamak, bunları ve din âlimlerini aşağılamak, kötülemek de, küfr-i cühûdî olur ki imanı giderir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Sebepler, Allahü teâlânın kudretini ilan ediyor

17 Kasım 2017, Cuma

 

 

Sebepler, Allahü teâlânın kudretini ilan ediyor

 

 

 

Sual: Her şeyin yaratılması, Allahü teâlânın varlığını, kudretini nasıl belli ediyor?

Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının birinci cildi 266. mektupta buyuruyor ki: Hareket eden cismin cansız olması, bir failin, bir kuvvet sahibinin mevcut olduğunu, akıl sahiplerine haber veriyor. Bütün sebepler, vasıtalar da böylece, Allahü teâlânın varlığını, kudretini akıl sahiplerine ilan ediyor, bildiriyor. Fakat eblehler, ahmaklar, cismin hareketini görünce, kendiliğinden hareket ediyor sanarak, kuvvet sahibini, faili göremeyip anlayamıyor. Akılları olmadığından, hareket eden cansız cismi, kuvvet sahibi zan ediyor. Bunu hareket ettiren kuvveti, faili inkâr ediyor, kâfir oluyorlar. Allahü teâlânın her şeyi sebeplerle, vasıta ile yapması, yaratması, ahmakların, akılsızların inkârına, küfrüne sebep oluyor. Akıl ve vicdan sahiplerine de hidayet, kurtuluş yolunu gösteriyor. Sebepleri, vasıtaları görerek, Allahü teâlânın varlığını, birliğini, kudretini anlamak, ancak Peygamberlerin "aleyhimüssalevâtü vesselâm" irşadı ile, uyandırması ile olmaktadır. İnsan aklı bunu, kendiliğinden anlayamıyor. Bazı kimseler, arada sebepler bulunmaması, her şeyin sebepsiz yaratılması, büyüklüğe daha uygun olur sanıyor. Sebeplerde tesir yoktur, sebepler karışmadan her şey doğrudan doğruya, Allahü teâlânın yaratması ile var oluyor diyorlar. Bunlar anlamıyor ki, sebepleri aradan kaldırmak, hikmeti [yani Allahü teâlânın uygun gördüğünü], âdetini bozmak demektir. Bu hikmette ise, nice faydalar vardır. Ya Rabbi! Bu varlıkta, hiçbir şeyi hikmetsiz, yersiz, uygunsuz yapmadın! Peygamberlerin hepsi "aleyhimüssalevâtü vetteslîmât" her işlerinde, sebeplere yapışırdı ve bununla beraber, işlerin yaratılmasını Allahü teâlâdan dilerdi. Meselâ, Yakup "aleyhisselâm" çocuklarını Suriye'den, Mısra gönderdiği zaman, nazar değmesin diye, (Hepsi bir kapıdan girmeyip, ayrı kapılardan girmelerini) nasihat etti. Bununla beraber, nazar değmemesini Allahü teâlâdan dileyip, (Bu nasihati yapmakla, Allahü teâlânın sizin için dilediğini değiştiremem. Çünkü tedbir, kaderi değiştiremez. Her zaman Onun dediği olur. Sizi Ona emanet ediyorum. Ona güveniyorum. Herkes de, her işinde yalnız Ona güvenmelidir. Herkesin, zavallı bir vasıtadan başka bir şey olmadığını düşünerek, yalnız Ona güvenenlerin imdadına elbette yetişir) dedi. Allahü teâlâ, bu hâli Yûsüf sûresinde, (O âlim idi. Kaza ve kaderimi biliyordu. Ona bildirmiştim. Fakat insanların çoğu, kaza ve kaderimi anlamıyor) mealindeki altmışsekizinci âyetinde bildiriyor ve beğeniyor. [Beyt:

İnsan tedbir alır, sebeplere yapışır, takdiri bilmez,

Allahın takdiri, kulun tedbiri ile değişmez!] (Mektûbât Tercemesi s. 360)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

14 Kasım 2017 Salı

* İbadetleri, farklı mezheplere göre yapmak (Osman Ünlü'nün 16.11.2017 tarihli yazısı)

16 Kasım 2017, Perşembe

 

 

İbadetleri, farklı mezheplere göre yapmak

 

 

 

 

Sual: Bir kimse, ibadetlerden bazısını bir mezhebe göre, başka işleri diğer bir mezhebe, daha başkalarını üçüncü bir mezhebe ve başka işleri de, dördüncü mezhebe uyarak yapsa, böylece dört mezhebe de uymuş olur mu?

Cevap: Böyle yapmak, dini oyuncak yapmak olur. Helal ve haram ortadan kalkar. Bu ise, memnudur, haramdır. Müslimdeki hadis-i şerifte;

(Münafık, iki koç arasında dolaşan koyun gibidir. Bir ona gider. Bir ötekine gider) buyuruldu. Buharideki hadis-i şerifte de;

(İnsanların kötüsü, ikiyüzlü olanlardır. Bazılarına bir yüz ile, başkalarına, başka yüz ile görünür) buyuruldu. Bunlar, Tevbe sûresinin 38. âyetinde bildirilen kimselerdir. Bu âyet-i kerimede mealen;

(Nesî, küfürde ziyade olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helal sayarlar. Başka sene ise, bu ayı haram sayarlar) buyuruldu. Yani bir şeye, bir yıl helal derler. Başka zamanda haram derler. Hadîkada, Hüsn-üt-tenebbüh fit-teşebbüh kitabından alarak deniyor ki:

"Bir kimsenin nefsi, kolaylıkları yapmak istemezse, bunun azimetleri bırakıp, ruhsatla amel etmesi efdal olur. Fakat ruhsatla amel etmek, ruhsatları araştırmaya yol açmamalıdır. Çünkü nefse, şeytana uyarak, mezheplerin kolay yerlerini araştırıp toplamak, yani Telfîk etmek haramdır.

Bir ibadeti yaparken, haraç, sıkıntı yok iken, iki mezhebi karıştırmak Telfîk olur. Müleffikın ibadeti sahih olmaz, bâtıl olur."

***

Sual: Bir kimse, namazda iken, abdestim var mı, elbiseme necaset bulaşmış mı diye şüphe ederse, nasıl hareket etmelidir?

Cevap: İftitah tekbirini söyledim mi, abdestim var mı, elbisem temiz mi, başımı mesh ettim mi diye şüphe eden bir kimse, ilk olarak şüphe etmiş ise, namazını bozup tekrar kılar. Abdest almaz, elbisesini yıkamaz. Eğer her zaman böyle şüphe ediyorsa, namazını bozmaz, tamamlar.

***

Sual: Evli bir kadın, çocuklarının dinini öğrenmesine mâni olursa, bu kadının kocası, çocukların babası, sorumluluktan kurtulur mu?

Cevap: Ananın, babanın, din bilgilerini öğretmek, Kur'ân-ı kerimi okutmak ve terbiye etmek için çocuklarını zorlaması lazımdır. Kadın çocuğunun okumasına, ahlakına ehemmiyet vermezse, kötü yetiştirirse, erkeğin; "Ben razı değilim, günahı senin olsun!" demesi, kendisini kurtarmaz. Kötülüğe mâni olması lazımdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google

 

Mail grubu sayfası: Google

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com