27 Kasım 2020 Cuma

Haftalık Bülten ( 27 Kasım 2020 )

Sitemize yeni eklenen soru cevaplardan, sizin için seçtiğimiz bazılarını aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
SORU CEVAP VİDEOLARIMIZ
SORU - CEVAP ARŞİVİNDEN
FEYYAZTV BELGESEL VİDEOLARIMIZDAN
katil
ahiret
Kalplerin mühürlenmesi ve kader
FEYYAZTV ESERLERİ

Allah'ın varlığını, en inatçı akılları dahi ilzam edecek bir şekilde ispat eden mükemmel bir eser. Bir çiçekten bir böceğe kadar her şeyde ve her yerde Allah'ın varlığının delillerini göstererek materyalist düşüncenin bütün dayanaklarını yerle bir eden muhteşem bir çalışma...

www.feyyaz.tv
 
ANDROID UYGULAMALARIMIZ


  
IOS UYGULAMALARIMIZ

 
Mail grubumuzdan çıkmak için buraya tıklayınız

--
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu tartışmayı web'de görüntülemek için https://groups.google.com/d/msgid/sorularla-islamiyet/CAPnFgdjk47n2TrmzCMgE-ok3%3DX-cdWwN4Vr14op1F5jgSX%2BMQA%40mail.gmail.com adresini ziyaret edin.

26 Kasım 2020 Perşembe

* İmanın altı şartını öğrenmek

26 Kasım 2020, Perşembe

 

İmanın altı şartını öğrenmek

 

 

 

Sual: Yeni Müslüman olan veya akıl ve baliğ olan bir çocuğun ilk önce öğrenmesi gerekenler nelerdir?

Cevap: Bir çocuk akıl ve baliğ olunca, yani iyiyi fenadan ayıracak ve evlenecek yaşa gelince, hemen imanın altı şartını öğrenmesi, sonra (Ahkâm-ı islâmiyye)yi, yani farzları, helal ve haram olan şeyleri öğrenmesi ve bunlara uyması, buna farz olur. Bir kız dokuz yaşına, bir oğlan oniki yaşına gelince (Akıl ve baliğ) olur. Bunları, anasına, babasına, akrabasına, ahbabına sorup öğrenmesi farz olur. Müslüman olan bir kâfirin de, hemen bir din adamına, müftüye gidip, bunları öğrenmesi, bunların da öğretmeleri veya hakiki bir din kitabı hediye edip buradan okuyup öğrenmesini tembih etmeleri farz olur. Aferin, aferin deyip, öğretmezlerse veya kitap vermezlerse, farzı yapmamış olurlar. Farzı yapmayan, Cehennemde yanacaktır. Din adamını ve kitabı arayıp da, buluncaya kadar öğrenmemesi özür olur. (İslâm Ahlâkı s. 362)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

* Kendine lazım olanı, başkasına vermek (Osman Ünlü Hocanın 26.11.2020 tarihli yazısı)

26 Kasım 2020, Perşembe

 

 

Kendine lazım olanı, başkasına vermek

 

 

 

Sual: İnsanın kendisinin muhtaç olduğu bir şeyi, başkasına vermesi sevap mıdır?

Cevap: İsâr, muhtaç olduğu bir şeyi almayıp, muhtaç olan din kardeşine bırakmak demektir. İsâr, kendine lazım olanı, sabredip, başkasına vermektir. İnsana lazım olan şeylerde îsâr yapılır. İbadetlerde îsâr yapılmaz. Mesela, taharetlenecek kadar suyu, setr-i avret edecek, örtünecek kadar örtüsü olan kimse, bunları kendisi kullanır, muhtaç olana vermez.

Bir kimsenin hakkını geri vermek, ona olan borcu ödemek, adalet yapmak olur. Hakkından fazlasını vermek, ihsan etmek olur. Muhtaç olduğu malın hepsini başkasına vermek, isâr olur.

***

Sual: Bir kimse, vekil olduğu kimsenin malını, kendi istediği fiyata satabilir mi ve kendisi satın alabilir mi?

Cevap: Umumi vekil olan kişi, sahibinin yani vekil olduğu kişinin malını, dilediği fiyata satabilir. Fiyat söylenmiş ise, daha aşağı satamaz. Satarsa, öder. Vekil, sahibinin malını, kendine satın alamaz ve akrabasına da satamaz. Ancak, bunlar, umumi vekil ise veya değerinden yüksek satabilir. Umumi vekil, peşin de, veresiye de satabilir. Fakat, peşin sat veya şu malımı sat da borcumu ver denildi ise, veresiye satamaz.

***

Sual: Küçük çocuklar için verilen hediyeleri, bu çocuğa bakanlar alabilir mi?

Cevap: Küçük çocuğa verilen hediyeyi babası kabzeder, alır. Babası yoksa, babanın vasisi, o da yoksa, dedesi kabul eder. Dedesi de yoksa, dedesinin vasiyet ettiği kabul eder. Bu dördünden biri varken, çocuğa bakan akrabası bile alamaz. Bu dördünden biri yoksa, çocuğa evinde bakan kabul eder. Aklı başında çocuğun kendisi de kabul edebilir.

***

Sual: Bir kimse, kız ve erkek çocuklarından birisine daha çok hediyede bulunabilir mi?

Cevap: Salih olan oğlan ve kızlarına hediyeyi, müsavi, eşit miktarda vermek efdaldir. Ölüm hastası olmayanın malının hepsini oğluna hediye etmesi caiz olur ise de günahtır. Çocuğun mülkü olur ise de babaya günah olduğu Hindiyyede bildirilmektedir. Reşid ve salih veya ilim tahsilinde olan çocuklarına daha çok vermek caizdir. Salahları müsavi, eşit ise, müsavi, eşit olarak dağıtmalıdır.

***

Sual: Çocuğa gelen hediye yiyeceklerden, ana ve babası yiyebilir mi?

Cevap: Fetâvâ-yı Bezzâziyyede, çocuğa gelen hediyeden ananın, babanın yemesi caizdir deniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

25 Kasım 2020 Çarşamba

* İmama uymanın doğru olması için (Osman Ünlü Hocanın 25.11.2020 tarihli yazısı)

25 Kasım 2020, Çarşamba

 

 

İmama uymanın doğru olması için

 

 

 

Sual: Cemaatle namaz kılarken, imama uymanın da belli şartları, esasları, kuralları var mıdır, varsa nelerdir?

Cevap: Fıkıh kitaplarında imama uymanın doğru ve sahih olması için, şu on şart bildirilmektedir:

1-Namaza dururken, tekbiri söylemeden önce, hem hangi vaktin farzı kılınacaksa o namaza, hem de imama uymaya niyet etmektir. İmamın kim olduğunu niyet etmek lazım değildir.

2-İmamın, kadınlara imam olmaya niyet etmesi lazımdır. İmamın erkeklere imam olmaya niyet etmesi lazım değildir. Fakat niyet ederse, kendisi cemaatin sevabına da kavuşur.

3-Cemaatin topuğu, imamın topuğunun gerisinde olmak.

4-İmam ile cemaat, aynı farz namazı kılmak. Farzı kılmış olan kimse, tekrar imama uyunca, imam ile kıldığı nafile olur.

5-İmam ile cemaat arasında, kadın safı bulunmamak. Kadınlar bir saftan az olup arada perde varsa veya alçakta, yüksekte iseler caiz olur.

6-İmamın kendisini görse, yahut sesini işitse, aradaki duvar mâni olmaz. Arada kayık geçecek nehir ve araba geçecek yol mâni olur. Yolda veya nehirdeki köprüde iki saf imama uyunca, arkadakilerin de namazı sahih olur.

7-İmama uymanın sahih olması için, imamın veya müezzinin sesini işitmek yahut bunları görmek veya cemaatin hareketlerini görmek lazımdır. İmama uymak için, imamı işitmeye, görmeye elverişli penceresi olmayan duvar arada olmamalıdır.

8-İmam hayvanda, cemaat yerde veya bunun tersi olmamak.

9-İmam ile cemaat, yapışık olmayan ayrı iki gemide bulunmamak.

10-Başka mezhebteki imama uyan cemaatin, kendi mezheplerine göre namazı bozan bir şeyin, imamda bulunduğunu bilmemesi lazımdır. Mesela, imamdan kan akması veya başının dörtte birinden az miktarını mesh etmesi, Hanefi mezhebinde caiz olmadığından, böyle yaptığı bilinen bir Şafii imama uymak âlimlerin çoğuna göre caiz olmaz. Şafii imamdan kan aktığı görülse, sonra imam bir zaman kaybolup tekrar gelse, buna uyulur. Çünkü, o zamanda abdest almış olabilir. Hüsn-i zan etmek iyidir.

***

Sual: Su ile abdest alan bir kimse, toprakla teyemmüm yapan birine imam olup namaz kıldırabilir mi?

Cevap: Su ile abdest alan bir kimse, teyemmüm etmiş olana, namazını ayakta kılan, oturarak kılana ve nafile namaz kılan da, farz kılana uyabilir. Dinini bilen bir imam arayıp ona uymalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

* Duanın kabul olması için

25 Kasım 2020, Çarşamba

 

Duanın kabul olması için

 

 

 

Sual: Duanın kabul olması için Yunus aleyhisselâmın balığın karnında yaptığı duayı okumak gerektiği bildiriliyor. Bu dua nedir?

Cevap: İmâm-ı Ahmed ve Tirmüzî ve Nesâî ve Hâkim ve Beyhekî bildirdiler ki, Sa’d ibni Mâlik “radıyallahü teâlâ anh” dedi ki, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Yunus aleyhisselâm balığın karnında, Enbiyâ sûresinin 87. âyetini söyleyerek dua etti. [Duasını kabul eyledi ve kıyamete kadar bunu okuyan müminlerin dualarını kabul edeceğini bildirdi.] Bir Müslüman, bu âyet-i kerimeyi okuyup dua edince, Allahü teâlâ duasını muhakkak kabul eder). Kırk kere okumalıdır. (Tam İlmihal s. 993)

 

(Necât-ül-müsallî)de diyor ki, (Hısn-ül-hasîn)de diyor ki, hadîs-i şerifte, (Bir hasta, lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn kırk defa okursa, şehit olarak vefat eder. Şifa bulursa, günahları af olur) buyuruldu. (Tam İlmihal s. 1007)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

24 Kasım 2020 Salı

* Kabir suali cevapları

24 Kasım 2020, Salı

 

Kabir suali cevapları

 

 

 

Sual: Kabir sualine cevap olarak neleri öğrenmelidir? Kabir azabı herkese mi olacaktır?

Cevap: Kâdî-zâde Ahmed efendi, (Ferâid-ül-fevâid) ismindeki (Âmentü şerhı)nde diyor ki, (Kabir suali, bazı akaitten veya akaidin hepsinden, yahut çeşitli akaid ile amelden veya herkese başka şeylerden olur denildi). Müderris Muhammed Demir hâfızın (İman ve İbadet) kitâbı 1344 [m. 1926] da basılmış ve diyanet reisliği tetkik heyetince tasdik edilmiştir. Bu kitapta diyor ki, (Kabirde Münker ve Nekir meleklerine cevap olarak şunları ezberlemelidir: Rabbim Allahü teâlâ, Peygamberim Muhammed aleyhisselâm, dinim din-i islâm, kitabım Kur’ân-ı azîmüşşân, kıblem Kâbe-i şerif, itikatta mezhebim Ehl-i sünnet vel-cemâ’at, amelde mezhebim imâm-ı a’zam Ebû Hanîfedir). Kâfirlere ve tevbesiz ölen fasıklara kabirde azab yapılır. Hadîs-i şeriflerde, (Kabir, Cennet bahçelerinden bir bahçe yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur) ve (Kabir azabından Allaha sığınırız) ve (Üzerinize idrar sıçratmayınız! Çok kimseye kabir azabı bundan olacaktır) ve (Meyyit, ehlinin, evlâdının ağlamalarından azab duyar) buyuruldu. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, iki kabir yanında durup, (Bunlardan biri, idrar sıçramasından sakınmadığı için, diğeri ise, Müslümanlar arasında söz taşıdığı için, kabir azabı çekiyorlar) buyurdu). Ölürken kaç yaşında olursa olsun, Cennette erkekler de, kadınlar da, hep otuzüç yaşında olacaktır. (Tam İlmihal s. 1007)

Müminlerin günahlı ve günahsız hepsine, kabir suali vardır. Yalnız günahları af edilmeyenlerine ve cümle kâfirlere kabir azabı da vardır. Müslümanlar arasında laf taşıyanlara ve helâda üzerine bevil sıçratanlara kabirde azab olacaktır. [Kabir azabı yalnız ruha değil, hem ruha ve hem de cesede olacaktır. Aklın ermediği şeyleri akıl ile çözmeğe kalkışmamalıdır.]

Şayet o kimse imansız ölmüşse, şiddetli azaplarla mahşer gününe kadar [sonra da, Cehennemde ebedî] azab görür. (İslâm Ahlâkı s. 350)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com