29 Ağustos 2019 Perşembe

* Kaza namazı kılmakta acele etmeli

31 Ağustos 2019, Cumartesi

 

Kaza namazı kılmakta acele etmeli

 

 

 

 

Sual: Sünnet namazları kılmak için kaza namazı kılmayı geciktirmek uygun olur mu?

Cevap: Büyük âlim Ahmed Tahtâvî "rahime-hullahü teâlâ", (Merâkıl-felâh) haşiyesinde, kaza namazlarını açıklarken, sonunda diyor ki, (Fevt edilmiş olan, yani insanın elinde olmayarak, şeri bir özür ile kaçırılmış olan namazın farzının kazasını kılmak, sünnet namazları kılmaktan daha mühim ve daha evlâdır. Fakat müekked sünnetleri ve duha, tesbih ve isimleri hadîs-i şeriflerde bildirilmiş olan nafileleri, sünnet niyeti ile kılmak, böyle olmayanları farzın kazası niyeti ile kılmak daha iyidir.) Müekked sünnetleri, sünnet niyeti ile kılmak, diğer nafileleri kaza niyeti ile kılmak daha iyidir demesi, sünnetler kaza niyeti ile kılınamaz demek değildir. (Dürr-ül-muhtâr)da diyor ki, (Fevt edilmiş olan namazların kazalarını geciktirmeden kılmak lazımdır. Ancak, özür ile geciktirilebilir. Nafaka temin etmek için çalışmak özürdür.) Fevt edilmiş olan namazların kazalarını müekked sünnetleri kılacak kadar geciktirmek de özür sayıldı. Farz namazları özürsüz terk etmek ise, büyük günahtır. Bu büyük günahtan kurtulmak için, acele kaza etmek farzdır. Namazların müekked sünnetlerini kılmak için, bu farzı geciktirmek özür sayılmamıştır. Vacibi geciktirmemek için bile, müekked sünneti terk etmek lâzım olduğu vitir namazında yazılıdır. (İslâm Ahlâkı s. 412)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Peygamber efendimizin hicreti (Osman Ünlü Hocanın 31.8.2019 tarihli yazısı)

31 Ağustos 2019, Cumartesi

 

 

Peygamber efendimizin hicreti

 

 

 

 

Sual: Peygamber efendimizin Medine'ye hicreti nasıl olmuştur, İslâm tarihinde bu hicretin önemi nedir?

Cevap: Peygamber efendimiz, tarihçilere göre miladın 622 senesinde, Allahü teâlânın emri ile, Mekke'den Medine'ye gitti ve bu yolculuğuna Hicret denir. Cebrâîl aleyhisselam, Peygamber efendimize gelip;

(Bu gece, kafirler seni öldürmeye karar verdi. Bu gece, Ali'yi yatağına yatır ve Ebu Bekir ile, Medine'ye hicret et!) dedi.

Hazret-i Ali o zaman yirmiüç yaşında idi ve Peygamber efendimize;

"Bin canım da olsa, senin yoluna fedadır" diyerek yatağa girdi.

Resûlullah efendimiz Safer ayının 27. Perşembe gecesi kapıdan çıkıp, Yasîn sûresinin başından 12 âyet okuyup, müşriklerin aralarından geçip gitti. Öğle vakti hazret-i Ebu Bekrin evine gidip;

-Bu gece Medine'ye hicret etmeye emir aldım buyurdu.

Şevâhid-ün Nübüvve kitabında, Hicret şöyle anlatılmaktadır:

"Resûlullah efendimiz Mekke'den Medine'ye hicret etmesi bildirildiği zaman, bisetin, Peygamberliğin 14. senesi idi. Mekke'den ayrıldığı gece, Kureyş müşrikleri aralarında, Resûlullah efendimizi öldürmek için anlaştılar. Gece uyku vakti gelince, Resûlullah efendimizin kapısının önünde toplanıp, uyusun da öldürelim diye beklemeye başladılar. O gece Yâsîn sûresinin ilk âyetleri nâzil oldu. Resûlullah efendimiz yerden bir avuç toprak aldı ve meali;

(Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler) olan Yâsîn sûresi 9. âyetini üzerlerine okuyarak ve elindeki toprağı da başlarına saçarak, aralarından geçip gitti.

Resûlullah efendimiz mağaranın içine girer girmez, o gece mağaranın kapısının önünde bir ağaç yeşerdi. İki yabani güvercin o ağacın üzerine yuva yapıp yumurtladılar. Bir örümcek de mağaranın ağzını ağıyla ördü. Resûlullah efendimizin Mekke'den ayrıldığını haber alan müşrikler ok ve yaylarını alıp, takibe çıktılar ve mağaranın yakınına geldiler. Aralarından birini mağaranın içine girip bakması için gönderdiler. O kimse mağaranın önüne geldi ve geri döndü. Sebebi sorulunca;

-Mağaranın kapısı örümcek ağıyla kaplı ve orada iki güvercin var. Anladım ki içerde kimse yok, dedi."

Peygamber efendimiz, yorucu bir yolculuktan sonra Medine'ye vasıl oldu ve İslâm tarihinde yeni bir dönem başlamış oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

28 Ağustos 2019 Çarşamba

* Sünnetler yerine kaza kılmak

30 Ağustos 2019, Cuma

 

Sünnetler yerine kaza kılmak

 

 

 

 

Sual: Sünnet yerine kaza kılan, sünneti terk etmiş olmaz mı?. Böyle iki niyet edince, hem kaza, hem sünnet kılınmış mı olur?

Cevap: Kaza namazları, farzdan gayrı namaz oldukları için, sünnet namazın tarifine uymaktadır. Bundan dolayı, kaza namazı kılarken, ayrıca niyet etmeğe lüzum olmadan sünnet de kılınmış olmaktadır. Ayrıca sünnet kılmağa niyet lâzım olmamaktadır. Sünnet yerine kaza kılan, sünneti terk etmiş olmuyor. Fakat sünnet namazlar için vaat edilmiş olan sevaplara kavuşabilmek için, kaza namazına niyet ederken, vaktin sünneti için de niyet etmek, yani kalbinden geçirmek lâzım olmaktadır. Böyle iki niyet edince, hem kaza, hem sünnet, üç imama göre de sahih olmakta, hem de sünnet sevabı da hâsıl olmaktadır.

Oflu Muhammed Emîn efendi merhumun (Necât-ül-mü'minîn) kitabının son sahifesindeki yazısında, (Sabahtan başka namazların sünnetlerini kılarken, hem evvel kazaya kalmış olan namazın kazasına, hem de vaktin sünnetine birlikte niyet edilir. Böylece hem kaza borcu ödenilmiş, hem de sünnet sevabına kavuşulmuş olur) diyor. (İslâm Ahlâkı s. 411)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Hicri yeni yıl (Osman Ünlü Hocanın 30.8.2019 tarihli yazısı)

30 Ağustos 2019, Cuma

 

 

Hicri yeni yıl

 

 

 

 

Sual: Mübarek gün ve gecelerin bulunduğu Hicri takvimde, yeni yıl ne zamandır, hangi aydadır, önemi nedir?

Cevap: 31 Ağustos 2019 Cumartesi günü, Muharrem ayının ve Hicri yeni yılın ilk günüdür. 1440 hicri yılından, 1441 hicri yılına girilmektedir. Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümanların kameri yılbaşı gecesidir. Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur'ân-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Hadîs-i şeriflerde;

(Ayların efendisi Muharrem, günlerin efendisi Cumadır.)

(Muharrem ayında bir gün oruç tutana, bugüne karşılık otuz gün oruç sevabı yazılır) buyruldu.

Muharrem ayının ilk gecesi, Müslümanların yılbaşı gecesidir.

Bu gün ve gecede Müslümanlar, birbirinin yeni yılını tebrik ederler. Böyle günler vesile edilerek dargınlıklar, kırgınlıklar giderilir. Allahü teâlânın emirlerini yaparak ve yasaklarından sakınarak, Allahü teâlânın verdiği nimetlere şükredilir. Günahlara tevbe edilir.

Müslümanlar, sene başı gecelerinde ve günlerinde, müsafeha ederek, mektuplaşarak tebrikleşirler. Birbirlerini ziyaret eder, hediye verirler. Sene başını dergi ve gazetelerde kutlarlar. Yeni senenin, birbirlerine ve bütün Müslümanlara hayırlı ve bereketli olması için dua ederler. Büyükleri, akrabayı, alimleri ziyaret edip dualarını alırlar. O gün, bayram gibi temiz giyinirler. Fakirlere sadaka verirler.

Başlangıç zamanına göre, zamanımızda iki türlü takvim kullanılmaktadır: Miladi takvim, Hicri takvim. Miladi sene, İsa aleyhisselamın doğum günü zannedilen zamandan başlamaktadır. Hicri takvim ise, Peygamber efendimizin Medine'ye hicret ettiği seneden başlamaktadır.

Müslümanlar için Mekke'de kalmak, tahammül edilemeyecek derecede idi. Peygamber efendimize durumlarını arz ederek, hicret için müsaade istediler. Bir gün, sevgili Peygamberimiz, sevinçli bir halde Eshâbının yanına gelip;

(Sizin hicret edeceğiniz yer bana bildirildi. Orası Medine'dir. Oraya hicret ediniz. Allahü teâlâ Medine'yi size emniyet ve huzur bulacağınız bir yurt kıldı) buyurdu.

Resûlullah efendimizin izni ve tavsiyesi üzerine Müslümanlar, Medine'ye birbiri ardınca, bölük, bölük hicret etmeye başladılar. Son olarak da kendileri hicret ettiler ve bu hicret tarih başlangıcı oldu.

Hicri yeni yılın hayırlı olması dileği ile…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

27 Ağustos 2019 Salı

* (Tehıyyetül-mescid) namazı

29 Ağustos 2019, Perşembe

 

(Tehıyyetül-mescid) namazı

 

 

 

 

Sual: (Tehıyyetül-mescid) namazı ne demektir, kılarken niyet etmek gerekir mi?

Cevap: Mescide girince, oturmadan önce, mescidin sahibi için, yani Allahü teâlâ için, iki rekât namaz kılmak sünnettir. Buna (Tehıyyetül-mescid) namazı denir. Mescide girince, farz veya başka namaz kılmak veya bunları kılmak niyeti ile girip oturmak, Tehıyyet-ül mescid namazı kılmak olur. Başka namaz kılarken Tehıyyet-ül-mescid için de ayrıca niyet etmek lâzım değildir. Sabah ve ikindi namazlarını kılmış olan, camiye girince, Tehıyyet-ül-mescid kılmaz.

Bir kimse, öğlenin farzını kılarken, öğlenin farzına ve sünnetine birlikte niyet etse, iki imama göre yalnız farz kılmış olur. İmâm-ı Muhammede göre "rahime-hullahü teâlâ" ise, farz namazı da sahih olmaz. Beş vakit namazın sünnetleri, farzdan gayrı kılınan, başka bir namaz demek olduğu için, farz kılarken sünnet de kılınmış olmuyor. Farz kılarken, Tehıyyet-ül-mescid namazı da kılınmış oluyor. Terk edilmiş olmuyor. Fakat Tehıyyet sevabına da kavuşabilmek için, buna da ayrıca niyet etmek lazımdır. Çünkü hadîs-i şerifte, (İbadetler, niyetlerine göredir) buyruldu. Amelin sevabına kavuşmak için, niyet edilmesi şart olmaktadır.). (İslâm Ahlâkı s. 411)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com