26 Mayıs 2013 Pazar

* Cilve-i Rabbanî

Açıklama: cid:image003.jpg@01CCB889.2FB0FBA0

 

Açıklama: cid:image004.gif@01CCB889.2FB0FBA0

27 Mayıs 2013, Pazartesi

Cilve-i Rabbanî

 

 

Sual: Cilve, naz anlamına geldiğine göre, cilve-i Rabbanî, yani Allah'ın nazlanması ne demek oluyor? Böyle söylemek küfür olur mu?

CEVAP

Çok kelimenin, cümledeki yerine göre mânaları değişir. Cilve; tecelli, görünme, dileme, kader, imtihan, marifet, yaratılıştaki hikmet gibi mânalara gelir. İmam-ı Muhammed Masum Farukî hazretleri buyuruyor ki: Hak teâlâ, cilve buyurursa [dilerse], sonradan yaratılmış çaresiz mahlûk âdeme teveccüh eder. (K. Yazılar)

Kaderin cilvesi veya Allah'ın cilvesi de denir. Böyle demekle kader veya Allah kötülenmiş olmaz. Kaderin, iyisi, kötüsü, tatlısı, acısı olur, bunlar da hep Allahü teâlâdandır. Falancanın kaderi kötüymüş demekte mahzur yoktur. (Kaderin cilvesi beni bu hâle getirdi) demek, kaderi kötülemek değildir. İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük İslam âlimleri, Allah'ın cilvesi tâbirini kullanmışlardır. Mübarek oğlu da, (O sevgilinin cilveleri, namazın huşû’ ve edepleri şeklinde bu dünyada görünmektedir) buyuruyor. Burada Allahü teâlâ için sevgili tâbiri de kullanılmıştır.

 

Ölümü unutur

Şu iki gâfil kimse, ölümü hatırlamaz:

Biri haramdan kaçmaz, biri de namaz kılmaz.

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·İsmi Sübhan

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

 

25 Mayıs 2013 Cumartesi

* Avcılık mubahtır

Açıklama: cid:image003.jpg@01CCB889.2FB0FBA0

 

Açıklama: cid:image004.gif@01CCB889.2FB0FBA0

26 Mayıs 2013, Pazar

Avcılık mubahtır

 

 

Sual: Maide sûresinin 94, 95 ve 96. âyetlerinden, avcılığın yasak olduğu gibi bir şey anladım. Avcılık mubah değil mi?

CEVAP

Âyet-i kerimeden dinî hükümler öğrenilemez, hattâ hadis-i şeriflerden de âlimlerin açıklaması olmadan din öğrenilemez. Din, fıkıh kitaplarından öğrenilir. O âyet-i kerimeler, hacda ihramlı iken avcılığı, kara hayvanlarını avlamayı yasaklamaktadır.

 

Mürtedin sevabları

Sual: Kişi, mürted olunca bütün sevabları gidiyor, tekrar Müslüman olsa da sevabları gelmiyor. Bir kimse, bize çok sevab hediye etse, sonra mürted olsa, bizdeki sevablar da silinir mi?

CEVAP

Hayır, onu vermiştir. Verince ondan çıkmıştır. Onunla bir ilgisi kalmamıştır.

 

Bela yazmaz

Kula bela gelmez, Hak yazmadıkça,

Hak belayı yazmaz, kul azmadıkça.

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·İçimde Bir Dertli Bülbül

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

 

24 Mayıs 2013 Cuma

* Namazda sesli okumak

Açıklama: cid:image003.jpg@01CCB889.2FB0FBA0

 

Açıklama: cid:image004.gif@01CCB889.2FB0FBA0

25 Mayıs 2013, Cumartesi

Namazda sesli okumak

 

 

Sual: (Namaz kılarken, sağımızdaki ve solumuzdaki okuduğumuzu işitirse, secde-i sehv gerekir) deniyor. Bu kadar sesli okumanın mahzuru olur mu?

CEVAP

Hayır, mahzuru olmaz.

Secde-i sehv, yanılarak yapılan hatalar için yapılır. Kasten yapılan bir hata için, secde-i sehv yapılmaz. Gündüz namazlarında unutarak sesli okumak mekruhtur ve secde-i sehvi gerektirir. Ama sesli okumak nedir?

Hafif sesle okuyanı bir iki kişinin işitmesi mekruh olmaz. Sesli okumak, çok kişinin işitmesi demektir. (Bezzaziyye)

Çok kişi işitmediğine göre, o kadar sesli okumanın mahzuru olmaz. Kendi de işitemeyecek kadar hafif sesle okunursa namaz hiç sahih olmaz.

 

Baldız yabancıdır

Sual: Benim amcam ve dayım, karıma; karımın halası ve teyzesi de, bana yabancı mıdır?

CEVAP

Evet, yabancıdır. Hattâ sizin abiniz, hanımınıza; baldızınız da size yabancıdır.

 

Sohbet

Gönül ne çay ister, ne kahvehane,

Gönül sohbet ister, kahve bahane.

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Hevayı Nefsine Hizmet Eyleme

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

 

23 Mayıs 2013 Perşembe

* Gıybeti affettirmek için

Açıklama: cid:image003.jpg@01CCB889.2FB0FBA0

 

Açıklama: cid:image004.gif@01CCB889.2FB0FBA0

24 Mayıs 2013, Cuma

Gıybeti affettirmek için

 

 

Sual: Bir kimseye, yaptığımız gıybetimiz ulaşmazsa, tevbe etmek yeter mi? Yine de helâlleşmek gerekir mi?

CEVAP

Gıybet edilen kişi, yaptığımız gıybeti duymamışsa, tevbe ve istiğfarda bulunmakla ve ona hayır dua etmekle bu günahımız affolur. (İslam Ahlakı)

(Ya Rabbî beni de, gıybetini ettiğim kişiyi de affet!) diye dua etmelidir! İki hadis-i şerif:

(Gıybetin kefareti, gıybet edilenin mağfireti için dua etmektir.) [İbni Lâl]

(Gıybet eden, gıybet edilen için mağfiret dilerse gıybet günahına kefaret olur.) [Hatib]

Gıybetimizi duymuşsa, bunun kefareti, üzülüp tevbe etmenin yanında gidip onunla helâlleşmektir. Pişman olmadan helâlleşmek, riya olur, ayrı bir günah olur. Tevbe edip gıybetini yaptığımız kimseyle helâlleşmekle, gıybet günahından kurtuluruz. Gıybetini yaptığımız kimseyle helâlleşirken, üzgün ve pişman olmalıyız. Çünkü riyakâr bir kimse, bazen pişmanlık duymadan gıybetini yaptığı kimseden, takva ehli olduğunu göstermek için helâllik ister. Böylece ikinci bir günah işlemiş olur!

 

Âşık

Âşık, yaya olsa da, o, her zaman atlıdır,

Yolda belde sürünmez, uçar hep kanatlıdır.

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Hayalin Önümde

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

 

22 Mayıs 2013 Çarşamba

* Başkasına yardım

Açıklama: cid:image003.jpg@01CCB889.2FB0FBA0

 

Açıklama: cid:image004.gif@01CCB889.2FB0FBA0

23 Mayıs 2013, Perşembe

Başkasına yardım

 

 

Sual: Hak mezheplere inanmayan biri diyor ki:

(İnsana ancak kendi çalışması fayda verir) âyetine ve (İnsan ölünce amel defteri kapanır) hadisine göre, ölü için okunan Kur’anın ve mevlidin faydası olmadığı gibi, yapılacak her türlü ibadetlerin ölüye de, diriye de faydası olmaz. Herkesin sevabı kendinedir, başkasına sevab kazandıramaz.

Ölü veya diri için sevab kazandırıcı ameller yapılamaz mı?

CEVAP

Elbette yapılır. Âyete ve hadise kendi kafamıza göre mâna vermek çok yanlış olur. Açıklamasıyla okunmazsa büyük yanlışlıklara sebep olur.

Evet, herkesin amel defteri kapanır, ama başkası onun adına sevab kazanınca deftere yazılmaya devam eder. Veya sadaka-i cariyesi varsa deftere yazılmaya devam eder. Bir hadis-i şerif:

(Ölen insanın amel defteri kapanır. Şu üçü bundan hariçtir: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat bırakan.) [Buharî] (Sadaka-i cariye, cami, çeşme, yol, köprü yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmî eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir.)

Demek ki insanın bıraktığı hayır hasenat ve faydalı eserlerin sevabı deftere yazılmaya devam ettiği gibi, salih evladı varsa, evladın yaptığı sevablar da ana babasına yazılır.

İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri, (Kabristana girince, Fâtiha, Felak, Nas ve İhlâs sûrelerini okuyun! Sevabını ölülere gönderin! Sevabı hepsine ulaşır) buyurdu. (Etfal-ül müslimin)

Birkaç hadis-i şerif:

(Yâsin-i şerif ölüye okunursa, azabı hafifler.) [Deylemî]

(Ana babasının veya birinin kabrini her cuma günü ziyaret edip Yâsin-i şerif okuyana, Allahü teâlâ, Yâsin’deki her harf miktarınca sevab verir.) [İ. Rafiî]

(Kabristana giren kimse, Yâsin sûresini okusa, o gün ölülerin azapları hafifler. Ölülerin sayısı kadar o kimseye sevab verilir.) [Etfâl-ül müslimin]

(Kabristandan geçen kimse, 11 İhlas okuyup, sevabını kabirdekilere hediye ederse, ölü sayısınca sevab verilir.) [İ. Ahlakı]

Zekât, sadaka gibi malla; hac gibi, hem beden, hem malla; namaz, oruç, tesbih ve Kur’an-ı kerim okumak, dua etmek gibi yalnız bedenle yapılan farz veya nâfile ibadetlerin sevabları ölü veya diri her Müslümana bağışlanırsa, sevablar hiç eksilmeden herkese gider. İbadetleri yaparken veya yaptıktan sonra da niyet edilebilir. (Etfal-ül müslimin)

Bir de kalbimizi kıranların, gıybetimizi edenlerin, namaz, oruç, hac gibi sevabları bizim defterimize yazılır. Demek ki bizzat kendimiz ibadet etmesek de, başkalarının yaptıkları sevablar bize yazılabiliyor. (İnsana ancak kendi çalışması fayda verir) âyet-i kerimesini okuyup hüküm vermenin yanlışlığı yukarıdaki vesikalardan anlaşılmaktadır.

 

Çileli yol

Rahatlığı arama, bu bir çile yoludur,

Teçhizatsız gidilmez, yollar çok korkuludur.

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Hastalığa Sabredenin

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

 

* Dua talebi

 

23 Mayıs 2013, Perşembe

Dua talebi

 

Mehmet Ali Demirbaş abi, inşallah bugün göz ameliyatı olacak. Dualarınızı bekliyor efendim.

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com

 

21 Mayıs 2013 Salı

* İşitenlere selam (Mehmet Ali Demirbaş'ın 23.05.2013 tarihli yazısı)

23 Mayıs 2013, Perşembe

İşitenlere selam

 

 

Sual: Hadiste, kabirdeki ölülere, (Esselâmü aleyküm, yâ ehle dar-il kavm-il-mü'minîn! İnnâ inşâallahü an karibîn biküm lâhikûn) diye selam verilmesi emredildiğine göre, işitmeyen ölülere selam verilmesi niye emrediliyor? Niye (Biz de size kavuşacağız) diye, duymayanlara hitap ediliyor?

CEVAP

Elbette işitmeyene selam verilmez, onlara hitap edilmez. Demek ölüler işitiyor ki, onlara selam veriliyor ve hitap ediliyor. Resulullah efendimiz lüzumsuz iş yapar mı?

Bazı sapıklar da, (Şefaat ya Resulallah demek şirktir, çünkü ölü işitmez) diyorlar. Diriye işittiren Allahü teâlâ, ölüye işittiremez mi? Ruh ölmediğine ve işiten, ruh olduğuna göre, kâfir olsun, Müslüman olsun, her ruh işitir. Resulullah efendimiz, Bedir'de bir çukura gömülü ölmüş müşriklere, (Rabbinizin size vaat ettiğine kavuştunuz mu? Ben, Rabbimin söz verdiği zafere kavuştum) buyurunca, Hazret-i Ömer, ölülerin işittiği vesika hâline gelsin diye, (Ya Resulallah, leşlere mi söylüyorsun, onlar işitir mi?) dedi. Resulullah cevaben buyurdu ki: (Rabbimin hakkı için söylüyorum ki, siz beni onlardan daha iyi işitmezsiniz, ama onlar cevap veremezler.) [Buharî, Müslim]

İşitene selam verilir, işitenle konuşulur. Ölü işitmeseydi, Resulullah efendimizin, (Ölülerinize telkin verin!) buyurması hâşâ yersiz olurdu. Bir hadiste de buyuruluyor ki: (Ölü müminse, kabri genişletilir, kabri hoş kokularla doldurulur. Ölü kâfirse, demirden bir tokmakla başına vurulur.) [Buharî, Müslim]

Ölü, işitmeseydi, hissetmeseydi, müminin kabri güzelleştirilir, kâfirin kabri azapla doldurulur muydu? Bir âyet meali de şöyledir: (Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın!) [Âl-i İmran 169]

Kâfir ölülerinin ruhlarının da ölmediği ve işittiği, yukarıda bildirilmişti.

 

Yer altı zenginlikleri

Sual: İmam-ı Beyhekî'nin naklettiği (Rızkı, yerin derinliklerinde arayın!) hadisi, acaba maden aramayı mı bildiriyor?

CEVAP

Bilmiyoruz, maden olabilir, petrol veya doğalgaz olabilir. Ziraatta toprağın iyi işlenmesi olabilir. Hepsi birden de olabilir. Bilmediğimiz başka bir şey de olabilir. Kesin olarak şudur demek yanlış olur.

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com