29 Ocak 2012 Pazar

* Çalgılı cep telefonu

30 Ocak 2012, Pazartesi

Çalgılı cep telefonu

 

Sual: Cep telefonuyla müzik de dinleniyorsa, TV'de haber ve dizi seyrediliyorsa, yine çalgı çalan alet hükmüne girer mi? Cep telefonunu sırf konuşmak için kullananın ve TV'de sadece haber ve dizi seyredenin, bu kullanış maksadı, hükmü değiştirir mi? Yani bunların bulunduğu odada kılınan namaz mekruh olur mu?

CEVAP

Elbette mekruh olur. Çünkü S. Ebediyye'de, (Çalgı da dinlenen ve bakması haram olan resimlerine de bakılan şeyler, çalgı aleti gibidir) deniyor. Kapalı da olsa, çalgı çalmasa da, yine o odada namaz kılmak mekruh olur. İçki, kumar, çalgı aleti bulunan mahalde namaz kılmanın mekruh olduğu, buraya rahmet meleklerinin girmeyeceği ve burada yapılan duanın kabul olmayacağı Tergib-üs-salât ve Nisab-ül-ahbâr'da bildirildiği S. Ebediyye'de yazılıdır.

Bir odada herhangi bir çalgı aleti bulunsa, çalınmasa da, o odada namaz kılmak mekruh olduğu gibi, TV kapalı da olsa, orada namaz kılmak mekruh olur. İçki içilmese de, içki bulunan odada namaz kılmak da mekruhtur. Bilgisayarda günah da işleniyorsa, mesela ara sıra açık kadınlara da bakılıyorsa veya müzik çalınıyorsa, o odada namaz kılmak mekruh olur.

Namazı mekruh etmesi için TV'de hep açık kadın bulunması ve hep çalgı çalınması şart değildir. Ara sıra açık kadın gösterilse de, ara sıra müzik çalınsa da, çalgı aleti hükmündedir. S. Ebediyye'de (Çalgı da dinlenen) ifadesi geçiyor. (Hep çalgı çalan) denmiyor. Çalgı aleti olarak TV'yi kullanmasak da, TV yine çalgı aleti hükmündedir. Çünkü TV'de çalgı da çalınıyor. Günümüzde çalgı çalınmayan ve açık kadın gösterilmeyen TV de yoktur. Her iki yönden, TV bulunan odada namaz kılmak mekruh olur.

Cep telefonunda çalgı da çalınıyorsa, internete girilip günah işleniyorsa, o da çalgı aleti gibidir. Telefon zilinin bile melodili olması mekruhtur. Hele çalgı dinleniyorsa, o odada namaz kılmak mekruh olur.

 

Namaza mani olan işte hayır yoktur

 

Namaz, dinin direği, müminin miracıdır,

Hasta olan kalblerin, şifalı ilâcıdır.

 

Namaz, korur insanı, çirkin, kötü işlerden,

Frenler sahibini, yanlışa gidişlerden.

 

Kararmış gönüllere, namaz nurlu ışıktır,

Namazı doğru kılan, Allah'a da âşıktır.

 

Namaz kılanın ancak, kirli kalbi pak olur,

Mahşerde bir ay gibi, onun yüzü ak olur.

 

Mahşer günü sıcakta, güneşe bir gölgedir,

Kurtuluş için ferman, en geçerli belgedir.

 

Namaz, Müslümanları, birbirlerine bağlar,

Küskünü barıştırır, nice dostluklar sağlar.

 

Haramlardan kaçanın, gider kötü emeli,

Namazla değer bulur, diğer bütün ameli.

 

Namaza mani olan işte bir hayır yoktur,

Ehl-i sünnet olana, müjdeler gayet çoktur.

 

Namazı kılan bulur, huzuru ve rahatı,

Bir şimşek çakar gibi, uçup gider Sırat'ı.

 

Namazı doğru kılan, kavuşur çok nimete,

Hiç sıkıntı çekmeden, doğru girer Cennete.

 

Namaz kılan, kurtarır yıkılmaktan dinini,

Hoca, namaz kılmayan, nâra atar kendini.

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Nasıl Doyam Muhammede

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net

 

 

28 Ocak 2012 Cumartesi

* Mealen ne demektir (Mehmet Ali Demirbaş'ın 30.01.2012 tarihli yazısı)

30 Ocak 2012, Pazartesi

Mealen ne demektir

 

Sual: (Âyet-i kerimede mealen buyuruldu ki...) deniyor. Bu ne demektir?

CEVAP

(Bu âyet-i kerimenin mânâsı, tefsir âlimlerinin bildirdiklerine göre şöyledir) demektir. Bunun için Kur'an tercümesi denilen kitaplardan, Kur'an-ı kerimin mânâsı anlaşılmaz. Kur'an tercümesi okuyan kimse, murad-ı ilahiyi öğrenemez. Tercüme edenin bilgi derecesine göre yaptığı açıklamayı öğrenir. Bir cahilin veya bir sapığın yaptığı tercümeyi okuyan kimse de, Allahü teâlânın bildirmek istediğini değil, tercüme edenin anladım sanarak kendi kafasından anlatmak istediğini öğrenir. Kur'an-ı kerimin hakiki mânâsını anlamak, öğrenmek isteyen, İslam âlimlerinin kelam, fıkıh ve ahlak kitaplarını, yani bunlardan hazırlanmış, nakli esas alan bir ilmihal kitabını okumalıdır.

Peygamber efendimiz, hadis-i şerifleriyle Kur'an-ı kerimi açıklamıştır. Bu açıklamalara tefsir denir. Bir âyet-i kerimenin mânâsını Peygamber efendimiz açıkça bildirmemişse, İslam âlimleri, bu âyet-i kerimenin mânâlarından dinimize uygun olanı seçerler. Buna tevil etmek ve bu seçilen manaya da meal denir. Piyasada meal, tercüme anlamında kullanılıyorsa da, tercüme demek değildir.

 

Tabutla gömmek

Sual: Cenazeyi tabutla gömmek daha iyi midir?

CEVAP

Toprak çürük, nemliyse erkeği kabrin içine tabutla koymak caiz olur. Toprak kuru ve sağlamsa erkeği tabutla gömmek mekruh olur. Ölünün altına keçe, hasır gibi şeyler sermek de mekruhtur. Tabutla gömünce tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman tabutla gömmek daha iyi olur. (S. Ebediyye)

 

Secdeyi unutan

Sual: Namazda bir secdeyi unutan ne yapar?

CEVAP

Secdeyi unutan kimse, rükûda veya secdede hatırlarsa, rükûdan hemen; secdeden ise, oturduktan sonra, o secdeyi yapar, sonra rükû ve secdeyi iade eder. Farzı geciktirdiği için namaz sonunda secde-i sehv yapar. Yahut bu secdeyi ve son oturuşta hatırladığı secdeyi son oturuş arasında veya sonunda yapar ve tekrar oturarak Ettehıyyatü'yü okur ve secde-i sehv yapar. Tekrar oturmazsa namazı bozulur. (S. Ebediyye)

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net

 

Google Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları'nda değişiklik

Bu e-posta düzgün bir şekilde görüntülenmiyor mu?
Tarayıcınızda göz atın

Sayın Google kullanıcısı,

Google genelindeki 60 değişik gizlilik politikasını kaldırıp bunların yerine çok daha kısa, okunması kolay tek bir politika getiriyoruz. Yeni politikamız çok sayıda ürün ve özelliği kapsıyor. Böylece, Google genelinde basit, sade ve kullanıcı dostu bir deneyim oluşturma gayemize daha uygun bir hale gelmiş oluyor.

Bunun önemli bir konu olduğunu düşünüyoruz; o sebeple yeni Gizlilik Politikamızı ve Hizmet Şartlarımızı okumak için birkaç dakikanızı ayırmanızı rica ediyoruz: http://www.google.com/policies Bu değişiklikler 1 Mart 2012'den itibaren geçerli olacaktır.


Tek bir politika, tek bir Google deneyimi
Farklı ürünlerde çalışmak çok kolay Size uygun hale getirildi Paylaşmak ve iş birliği yapmak çok kolay
Farklı ürünlerde çalışmak çok kolay

Yeni politikamız, ihtiyacınız olan şeyi istediğiniz zaman yapabilmenize yönelik basit bir ürün deneyimi oluşturma arzumuzu yansıtmaktadır. İster akrabalarınızdan biriyle görüşmeniz gerektiğini hatırlatan bir e-posta okuyor olun, isterseniz de insanlarla paylaşacağınız bir video bulmuş olun; istediğiniz ürüne kolaylıkla gidebiliyor olmanızı istiyoruz. Bu Gmail, Takvim, Arama veya YouTube olabilir. Google ürünleri içinde hayat sizi hangi yöne çağırıyorsa oraya basitçe gidebiliyor olmalısınız.

Size uygun hale getirildi

Google'da oturum açarsanız, Google+, Gmail ve YouTube'da ilgilendiğinizi belirttiğiniz konulara göre arama sorguları önermek ve arama sonuçlarını size uyarlamak gibi şeyler yapabiliriz. Kartal veya Jaguar araması yaptığınızda neyi kastettiğinizi daha iyi anlar ve ilgili sonuçları daha hızlı sağlarız.

Paylaşmak ve iş birliği yapmak çok kolay

İnternette bir doküman yayınladığınızda veya oluşturduğunuzda, bu dokümanı başkalarının da görmesini ve katkıda bulunmasını isteyebilirsiniz. Paylaşmak istediğiniz kişilerin iletişim bilgilerini hatırlayarak, tüm Google ürün veya hizmetlerinde dokümanlarınızı en az sayıda tıklama ve hata ile kolayca paylaşabilmenizi sağlarız.


Gizliliğinizi her zamanki gibi büyük bir dikkat ve özenle koruyoruz. O konuda değişen bir şey yok.

Amacımız Google Hesap Özeti ve Reklam Tercihleri Yöneticisi gibi ürünler ve diğer araçlarla size mümkün olduğunca şeffaflık ve seçim olanağı sunmaktır. Gizlilik ilkelerimiz değişmiyor. İzniniz olmadan kişisel bilgilerinizi asla satmayız veya paylaşmayız (geçerli yasal talepler gibi nadir durumlar hariç).

Sorularınız mı var?
Yanıtları bizde bulabilirsiniz.

Yapılan değişiklikler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için SSS'a göz atabilirsiniz: http://www.google.com/policies/faq (Kullanıcılarımızın her zaman soruları olacağını düşünüyoruz.)


Değişiklik bildirimi

1 Mart 2012 tarihinde yeni Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları yürürlüğe girecektir. Değişiklikler olduktan sonra Google'ı kullanmaya devam etmek isterseniz, yeni Gizlilik Politikası'na ve Hizmet Şartları'na tâbi olursunuz.

Lütfen bu e-postaya yanıt vermeyin. Bu adrese gönderilen e-postalara yanıt verilememektedir. Ayrıca, lütfen size e-posta veya sohbet yoluyla gönderilen ve sizi güvenilir olmayan sitelere götüren bağlantıları tıklayıp Google Hesabınıza ait şifrenizi girme hatasına düşmeyin. Bunun yerine, doğrudan siteye gidin (örneğin mail.google.com veya www.google.com/accounts/). Google hiçbir zaman sizden şifrenizi veya diğer hassas bilgilerinizi e-posta yoluyla istemez.

* Sigara haram değil midir?

29 Ocak 2012, Pazar

Sigara haram değil midir?

 

Sual: Bir arkadaş, günde birkaç paket sigara içiyor, orada sigara içmeyenleri duman altında bırakıp rahatsız ediyor. Sonra da, (Ben günah işlemiyorum, sigara mubahtır) diyor. Böyle sigara içmesi haram değil mi?

CEVAP

Sigara konusunda ifrat ve tefrite gidenler oluyor. Yani aşırı uçlarda bulunuyorlar. Bir tek sigaraya haram diyen, hattâ (Sigara necistir, cebinde olsa, namaz kılınmaz diyen) aşırı kimseler olduğu gibi, sizin bahsettiğiniz gibi, günde birkaç paket sigara içen, başkalarına eziyet vererek haram işleyenler de vardır. Çilek, yumurta gibi mubah meyve ve gıdalar, alerji yapan kimselere haram olur. Çok yiyip içmek de haramdır. Sigaradan rahatsız olan olduğu gibi, astım krizine bile giren oluyor. İçtiği sigara kendine veya başkasına zarar veriyorsa, sigara içmek haram olur.

 

Okuyacağı sûreyi unutmak

Sual: Namazda hangi sûreleri okuyacağını düşünüp, okumayı secde-i sehvi gerektirecek kadar geciktiren ne yapar?

CEVAP

Secde-i sehv yapar, ancak, okuyacağı zamm-ı sûreleri, namaza başlamadan önce tespit eder, mesela birinci rekâtta Kevser, ikinci rekâtta İhlas sûresini okumaya karar verirse, okuyacağı sûre belli olduğu için, gecikme olmaz yahut gecikmeler asgariye indirilmiş olur.

 

Oruçtan vazgeçmek

Sual: Akşam veya gece oruca niyet edip imsak vaktinden önce niyetten vazgeçebilir miyiz?

CEVAP

Evet, vazgeçilebilir. İmsak vaktinden önce niyetten vazgeçince, oruca başlanmamış olur.

 

İstiğfar et, istiğfar!

 

Boşa giden amele,

İstiğfar et, istiğfar!

Kötü, uzun emele,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Günahına sevinme!

İlmin ile övünme!

Ahirette dövünme!

İstiğfar et, istiğfar!

 

İşe gelip giderken,

Alışveriş ederken,

Deme henüz çok erken!

İstiğfar et, istiğfar!

 

Kimseleri yermeden,

Hor ve hakir görmeden,

Dinden taviz vermeden,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Her çeşit günahtan kaç!

Hak ehline kucak aç!

Herkes tevbeye muhtaç,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Kalb kırma, gönül yıkma!

Ayıplayanı takma!

Dilinden hiç bırakma!

İstiğfar et, istiğfar!

 

Gel tevbe zırhını tak!

Kirli kalbi eder pak,

Gece gündüz muhakkak,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Düzeltilmeli iman!

Kurtuluş için ferman,

Bekleme uygun zaman!

İstiğfar et, istiğfar!

 

Çok engeller çıksa da,

Sıkıntılar çoksa da,

Başka çaren yoksa da!

İstiğfar et, istiğfar!

 

Deva olur her derde,

Hazarda ve seferde,

Her zaman ve her yerde,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Bak sesimiz çıkarken,

Karamsarlık çökerken,

Tesbihini çekerken,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Kızıp sabrın taşarken,

Engelleri aşarken,

Canın varken, yaşarken,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Nefsimize uymadan,

Ayağımız kaymadan,

Kimsecikler duymadan,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Gayretsiz emek olmaz,

Emeksiz yemek olmaz,

Gafletle demek olmaz,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Her şeyin kararı var,

Kötünün zararı var,

Elbet çok yararı var,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Faziletli insan ol!

Kötülere verme yol!

Sevabı ise, çok bol,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Danışan dağı aşmış,

Hedefine ulaşmış,

Tevbe etmeyen şaşmış,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Hakkı söyle dilinle!

Ne verirsen elinle,

Elbet gider seninle,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Bâtıllara kanmadan,

Cehennemde yanmadan,

Bıkmadan, usanmadan,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Kötü günler görmeden,

Mezarına girmeden,

Fazla mola vermeden,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Gözlerimiz bakarken,

Kalblerimiz atarken,

Kalkarken ve yatarken,

İstiğfar et, istiğfar!

 

Hoca, nefsinle savaş!

Haydi, kervana ulaş!

Akıtıp gözünden yaş,

İstiğfar et, istiğfar!

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Medineye Varamadım

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net

 

 

* İlim, amel ve ihlâs (Mehmet Ali Demirbaş'ın 29.01.2012 tarihli yazısı)

29 Ocak 2012, Pazar

İlim, amel ve ihlâs

 

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Amel edilemeyecek olan ilmi öğrenmek vebaldir. Bir gün İbrahim Ethem hazretleri yolda giderken, acayip bir taş görür. Taşın üzerinde, (Arkasını çevir de oku!) diye bir yazı gözüne ilişir. Arkasını çevirip okur. (Eğer bildiğinle amel etmiyorsan, niye başka ilim öğrenmeye kalkışıyorsun?) yazılı olduğunu görür. Bu söz, (İlim öğrenmeyin!) demek değil, (Öğrendiğiniz ilimle amel edin!) demektir.

İmam-ı Rabbani hazretleri de, (İlim, ihlâsla amel etmek içindir) buyuruyor. İlmi sadece beyne doldurmak yetmez. İblis de ilim sahibiydi. Hattâ meleklere hocalık da yapmıştı, ama kurtulamadı. Kurtulması için amel etmesi gerekirdi. Onu da yaptı. Her yere secde etti. Hattâ gökyüzünde secde etmediği bir karış yer yoktu. Ama ihlâsı yoktu. Yani bunları Allah için yapmadı, çok kibirliydi. O kibri yüzünden, Âdem aleyhisselama karşı secde etmedi. Ebedî tard edildi. Cehennemlik oldu. Allahü teâlâdan kıyamete kadar izin istedi, (Sana ibadet eden kullarını bozacağım) dedi. Cenab-ı Hak, (Sen ancak senin gibileri bozarsın, benim hâlis kullarıma dokunamazsın) buyurup, ona izin verdi. Böylece insanlar, Allahü teâlânın yolunda olanlar ve şeytanın yolunda olanlar olmak üzere ikiye ayrıldılar.

Ölünce, bütün bunların hepsinin gerçek olduğu gün gibi aşikâr olacak, ama maalesef oradaki pişmanlık fayda vermeyecek. Din büyüklerimiz buyuruyor ki:

Âhirete giden herkes pişman olacaktır. Cennete girenler, (Keşke biraz daha hayır yapsaydım, biraz daha dine hizmet ve ibadet etseydim, Cenab-ı Hakk'ın şu arkadaşlarıma ihsan ettiği nimetlere ben de kavuşsaydım) diyecek. Cehennemdekiler de, (Biz niye buraya geldik, keşke biz de Cennettekiler gibi inanıp ibadet etseydik, biz de şimdi onlarla beraber olurduk) diyecekler.

Dinin aslı, ilim, amel ve ihlâstır. En zor şey ihlâstır. Allahü teâlâ, (Bana dua edin, kabul ederim) buyuruyor. Eğer ihlâs yoksa, o dua kabul olmaz. Peki ihlâs ne demek? (İlahî, ente maksûd ve rızâke matlûb) yani (Yâ İlahî, benim bütün arzum, gayem Sensin. Onun bunun veya nefsimin değil, yalnız Senin rızana tâlibim) ifadesi bunu çok güzel anlatıyor.

Allahü teâlâ bizim Rabbimizdir. Onun rızasını bırakıp da, başkasını memnun etmek, aklımızın ucundan bile geçmemeli. Çünkü Ondan başka her şey, ancak Onun yaratması ve her an varlıkta durdurmasıyla vardır.

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net

 

27 Ocak 2012 Cuma

* Potine mesh edilir

28 Ocak 2012, Cumartesi

Potine mesh edilir

 

Sual: Mâlikî'de, mestin lastik veya plastik olması caiz midir? Askeri potinler, mest olarak kullanılabilir mi? Altları lastik olsa mahzuru olur mu?

CEVAP

Hiç mahzuru olmaz. Potin, tamamen lastik veya plastik de olsa yine mesh edilebilir. Mâlikî'de mestin deriden olması demek, deri vasfına haiz olması demektir.

Maliki'de, mestin altı ve üstü deriden yapılıp da, yan tarafları keçeden veya ketenden yapılmış olursa mesh caiz olur. (El fıkh-u alel mezahib-i erbaa)

Mâlikî'de mest üzerine, birinci abdest bozulmadan önce, ikinci bir mest, çizme, plastik, naylon, lastik ayakkabı giyse, dıştaki, su geçirmezse, bunun üzerine mesh edebilir. Suyu çok geçirirse yine edebilir, çünkü içteki ıslanarak, içtekine mesh etmiş olur. (S. Ebediyye)

 

Secdede parmakları kapatmak

Sual: Bir arkadaş, (Secdede parmakları kapatmak küfürdür, çünkü müşrikler parmakları arasına put koyarlarmış) dedi. Bir Şâfiî arkadaş da, (Münafık müşrikler, namaz kılarken putları koltuklarının altına alırlarmış, ara tekbirleri için ellerini kaldırınca putlar yere düşermiş. Bunun için ara tekbiri alırken elleri omuza kaldırmamak küfür olur) dedi. Bildirilen iki husus küfür müdür?

CEVAP

Hayır, ikisi de küfür değildir. Secdede parmakları bitiştirmek sünnettir. Parmaklar açık olursa günah olmaz. İntikal tekbirleri denilen ara tekbirlerde elleri kaldırmak, Şâfiî'de farz değildir, sünnettir, ancak secde-i sehvi gerektiren sünnetlerden de değildir. Yani unutularak yapılmazsa bir şey gerekmez. Hanefî'de intikal tekbirlerinde elleri kaldırmak mekruhtur.

 

Başkasını rahatsız etmek

Sual: Camide, öndeki boş yerlere geçmekte mahzur olur mu?

CEVAP

Kimseye çarpmadan, sıkıntı vermeden geçilebilirse mahzuru olmaz. Geçerken ister istemez insanlar rahatsız olur. Başkalarını rahatsız etmek günahtır. Geç kalanın, başkalarını rahatsız etme ihtimali olduğu için, ön saflara geçmemesi daha uygun olur.

 

İmanın tohumu

 

İmanın tohumu, beş vakit namaz,

Müminim diyenin, kılması gerek.

 

Namazın tadını alamayanın,

Ruhunu tedavi, etmesi gerek.

 

Kim kıyamet günü, necat isterse,

Namazına önem vermesi gerek.

 

Sevabım çok olsun diyen kimsenin,

Ezanla camiye gelmesi gerek.

 

Resulullah'ın son sözü namazdır,

Herkesin bunları bilmesi gerek.

 

Hoca der, saadet isteyenlerin,

Doğru itikatla ölmesi gerek.

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru
TV

Bugünkü ilahi:
·Muhammed Dünyaya Geldi

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net