30 Ağustos 2008 Cumartesi

[dinimizislam] İş yaptırmanın yolu

 

www.dinimizislam.com

bilgi@dinimizislam.com

31 Ağustos 2008, Pazar

İş yaptırmanın yolu

 

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Herhangi bir yolla, kendimizi sevdirerek dinimizi sevdirmeliyiz ve hep yutkunmalıyız, yani onlardan gelen sıkıntılara katlanmalıyız. Demek ki iş yaptırmanın yolu üçtür:

1- Muhabbet,

2- Mükâfat,

3- Yutkunmak. 

Dua, parayla ölçülemeyecek derecede maddi ve manevi kazanç sağlar.

Bir şeyi güzel yapmak çok yapmakla, meleke kazanmakla, tecrübe sahibi olmakla olur.

Paranın gittiği yerden, geldiği yer anlaşılır. Helal para, helal yerlere, haram para, haram yerlere gider. Bunun tersi olmaz.

Mahşer, elli bin sene sürer; ama Ehl-i sünnet mümin için, bu süre iki rekâtlık namaz kılacak kadar gelir.

Hakiki müminin siması, büyük zatların bakışları, şifadır. Kalbler hastadır, şifası dua ve dine uymaktır.

Kalb kimi seviyorsa, ona meyleder.

İman, altı esasa inanmak ve bunları beğenip kabul etmektir.

İnsanlar dünyaya muhabbet etmekte üç sınıfa ayrılır:

1- Hayvan gibidir, benimki benim, seninki de benim der.

2- İnsandır, seninki senin, benimki benim der.

3- Müslümandır, takva ehlidir, seninki senin, benimki de senin der.

En büyük şeref, mümin olmaktır. Mümin mert olmalıdır. Öyle olmalı ki, dünyada daha mertlik ölmemiş desinler.

Müminler bir araya gelirse, oradan şeytanlar kaçar.

Allahü teâlâ cevheri çöplüğe atmaz. Ehl-i sünnet âlimlerini, evliyayı tanımak, cevher olmak demektir. Büyük zatları seven kimse, kendinde cevher olduğunu bilmelidir.

Şu iki şey verilmişse, başka ne verilmemiş ki:

1- Ehl-i sünnet itikadı,

2- Kendisine dinini öğreten büyük zatı tanımak.

Büyük bir zatı tanımak, onun büyüklüğü hakkında hiç şüphe etmemek ve edepli olmak, yani onun söylediklerini yapmak demektir. Tanımak nasip meselesidir ve çok mühimdir.

İnsanlara teşekkür etmeyen Allahü teâlâya hamd etmiş olmaz. Onun için üzerinde hakkı olan hocasına, annesine, babasına, mümin kardeşlerine daima dua etmelidir.

Bir şeyi ısrarla istemek, mutlaka olsun demek, insanı felakete sürükleyebilir. Hayırlıysa olsun demelidir.

Servet ve şöhret, iki felakettir. Bundan çok az kimse kurtulur.

Dünya, ölüm meleği için küçük bir leğen gibidir. Oradan, eceli gelenlerin ruhlarını alır.

 

Gerektir

 

Derviş sağlam direktir,

Koskoca bir yürektir,

Ben dervişim diyene,

Önce dirlik gerektir.

 

İşinde dirlik ola,

Sözünde erlik ola,

Hak ile birlik ola,

Ere kulluk gerektir.

 

Kulluk eyle erene,

Bakıp Hakk'ı görene,

Bizden aşkı sorana,

Hep miskinlik gerektir.

 

Bilinmez Hak hikmeti,

At boynundan zimmeti,

Erenlerin himmeti,

Yerden göğe direktir.

 

Yunus, dostsan gam yeme,

Anladım bildim deme,

Miskin olmadan gelme,

Âhır sana gerektir.


Bugünkü sesli yayını dinlemek için tıklayın:

 İbrahim Havvas

.

 

Dinimiz İslam Mail Grubu

Gruba üye olmak için: http://www.dinimizislam.com/mailgrubu.asp

Üyelikten çıkmak için: dinimizislam-unsubscribe@googlegroups.com

Dini sualleriniz için:  http://www.dinimizislam.com/sorucevap.asp

  Sual-cevap arşivi: http://groups.google.com/group/dinimizislam

 

 

İnternet sitelerimiz

www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com - www.evlilikrehberi.net   

NOT: www.mehmetalidemirbas.com sitesindeki bütün yazılar seslendirilmektedir. 

Seslendirilmesi bitenler dinlenebilir.

 

29 Ağustos 2008 Cuma

[dinimizislam] Mehmet Ali Demirbaş’ın bugünkü yazısı (Kalbin hasta olduğuna alamet 31.8.2008)

 

www.dinimizislam.com

bilgi@dinimizislam.com

31 Ağustos 2008, Pazar

Kalbin hasta olduğuna alamet

 

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Kalbin, Allahü teâlâdan ve Onun dostlarından başkasına meyletmesi, o kalbin hasta olduğuna işarettir.

Kendisinden ilim öğrendiği zatta ayıp ve kusur arayan, onun ilminden, feyz ve bereketinden faydalanamaz.

Tasavvuf, güzel ahlaktır. Bu da üç kısımdır:

1- Hakla beraber olmak, yani Allahü teâlânın emirlerine uymak ve bu hususta gösterişten uzak durmaktır.

2- Halkla beraber olmak. Bu da büyüklere karşı saygı ve edep, küçüklere karşı şefkat, emsallere ise insaflı ve adil davranmakla olur.

3- Nefse sahip olmak. Bu ise, nefsin boş isteklerine, heva ve hevese, şeytana uymamakla olur. Bu üç hususu nefsinde doğru bir şekilde tatbik eden güzel huylu olur.

Tasavvuf tamamen ciddiyettir. Şaka cinsinden olan herhangi bir şey, ona karıştırılmaz.

Çalışıp da tevekkül etmek, bir yere çekilip ibadet etmekten hayırlıdır. Tevekkül sahibi, her şeyden yüz çevirip Allahü teâlâya dönen kimsedir.

Sebeplere yapışmalı; fakat bu durum, o sebeplerin ve her şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlâya itimat ve tevekkül etmeye mani olmamalıdır.

Farzlardan birini eda etmeyen, sünneti yapmama tehlikesine düşebilir. Sünneti terk edenin de, bid'ate, hurafeye düşmesi muhakkaktır.

Eğer bir kul, ömrü boyunca, bir an riya ve nifaksız kalırsa, o bir anın bereketini ömrünün sonuna kadar duyar.

Arif, gafletten uzak olup, hiçbir zaman kendini beğenmez, ucba kapılıp kibirlenmez.

İnsanın nefsi, haksızlık yapmaya, haddi aşmaya âşıktır. Yani hep kendini bedbaht edecek şeyleri yapmak ister. Her istediği de kendi zararınadır.

Ölüme hazır olmalıdır, çünkü ölümden kurtulmanın çaresi yoktur. Ölmeden de, sonsuz nimetlere kavuşmaya imkân yoktur.

Kul, Allahü teâlânın sevgisini, onun sevdiklerini sevmek ve onun sevmediklerine düşman olmakla kazanır. Onun sevmedikleri şeyler, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran her şeydir.

Bütün işlerin neticesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi için iki şart vardır: Sabır ve ihlâs.

İrade, nefsin arzularına muhalefet edip, onu Allahü teâlânın emirlerine yöneltmek ve kendisi için Allahü teâlânın takdir ettiğine razı olmaktır.

 

 

Dinimiz İslam Mail Grubu

Gruba üye olmak için: http://www.dinimizislam.com/mailgrubu.asp

Üyelikten çıkmak için: dinimizislam-unsubscribe@googlegroups.com

Dini sualleriniz için:  http://www.dinimizislam.com/sorucevap.asp

  Sual-cevap arşivi: http://groups.google.com/group/dinimizislam

 

 

İnternet sitelerimiz

www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com - www.evlilikrehberi.net   

NOT: www.mehmetalidemirbas.com sitesindeki bütün yazılar seslendirilmektedir. 

Seslendirilmesi bitenler dinlenebilir.

 

[dinimizislam] Sahih olmayan ibadet kabul olmaz

 

www.dinimizislam.com

bilgi@dinimizislam.com

30 Ağustos 2008, Cumartesi

Sahih olmayan ibadet kabul olmaz

  

Sual: Kitaplarda okuyoruz, bir kişinin yüzünden hacca gidenlerin haccının kabul olduğu yazılıdır. Şimdi daha çok hacca giden var. Birisinin olsun haccı kabul olmaz mı? Kabul olursa, artık bir gün önce haccı yapmanın ne mahzuru var da, bir gün sonra Arafat'a çıkılması tavsiye ediliyor?

CEVAP

Sahih olmakla kabul olmak farklıdır. Kabul olmanın birinci şartı, sahih olmaktır. Şartları yerine getirilmemişse, sahih olmaz. Sahih olmayan ibadet de kabul olmaz. Birkaç örnek verelim:

1- Ramazan orucumuzu başka aylarda tutarsak, bu ibadetimiz sahih olmaz. Sahih olmayınca da kabul olmaz.

2- Orucu güneş batmadan açsak, o ibadet sahih olmaz. Sahih olmayınca da kabul olmaz.

3- Namazlar, vakti girmeden kılınsa sahih olmaz. Sahih olmayınca da kabul olmaz.

4- Gusülsüz ve abdestsiz namaz kılınsa, sahih olmaz. Sahih olmayınca da kabul olmaz.

5- Hac, hac günlerinde yapılmasa, başka günde yapılsa sahih olmaz. Hatta Arefe günü, Arafat'a çıkılmasa, yine hac sahih olmaz. Sahih olmayınca da kabul olmaz.

Bir ibadet sahih olduğu halde, kabul olmayabilir. Buna da birkaç örnek verelim:

1- Ramazan orucu, şartlarına uygun olarak tutulsa, fakat iftar vakti, oruç şarapla açılsa, bu ibadet sahihtir; ancak kabul olmaz. Yani vaat edilen büyük sevaba kavuşamaz. Ahirette ona niye oruç tutmadın diye sorulmaz, niye içki içtin diye sorulur.

2- Kumar oynayanın, hırsızlık edenin, içki içenin, çıplak gezenin, şartlarına uygun olarak kıldığı namazlar sahihtir. Ancak haram işlediği için kabul olmaz. Yani vaat edilen büyük sevaba kavuşamaz. Ahirette ona niye namaz kılmadın diye sorulmaz, niye kumar oynadın, niye hırsızlık ettin, niye çıplak gezdin, niye içki içtin diye sorulur. Bu günahları işlese de, namazı yine asla terk etmemelidir.

3- Şartlarına uygun haccedilse; fakat hacıların paralarını çalsa, orada daha başka günahlar işlese haccı sahih olur; fakat kabul olmaz. Yani vaat edilen büyük sevaba kavuşamaz. Ahirette ona niye hacca gitmedin diye sorulmaz, niye hırsızlık ettin diye sorulur.

 

Seferiliği kaldırma hilesi

Sual: İstanbul Fatih'ten İzmit arası seferi uzaklıkta olduğu için, bir kadın yanında mahremi olmadan İzmit'e gidemiyor. Hocanın biri, bir hile bulmuş. (Pendik veya Gebze'ye kadar niyet etmezsiniz, sonra niyet etseniz de, zaten seferi olmazsınız ve mahremsiz İzmit'e gidebilirsiniz) demiş. Böyle bir niyetle bir kadının Fatih'ten İzmit'e mahremsiz gitmesi caiz olur mu?

CEVAP

Kesinlikle caiz olmaz. O zaman niye Gebze'de niyet ediyor ki? İzmit'e kadar hiç niyet etmesin. Adapazarı'na niyet etmeden gitsin, Ankara'ya niyet etmeden gitsin. O zaman bir kimse, niyet etmedim diyerek dünyayı dolaşsa seferi olmaz. Seferilik diye bir şey kalmamış olur. Niyet, bir yere gitmeye kalbden karar vermek demektir. Seferi olmamak için, niyet etmiyorum demek geçersizdir. Ankara'ya gitmek için karar verip bileti almak niyettir. Ankara'ya gitmeye karar verse, biletini de alsa, ben sefere niyet ettim dese; fakat gitmese seferi olmaz. Demek ki, seferi olmak için hem niyet, hem de gitmek gerekiyor. Karar verip gittiği halde, ben niyet etmedim demesi geçersizdir. Buna hile-i şeriyye denmez, hile-i bâtıla yani bâtıl olan hile denir.

Yalova'da mukim olarak kurban kesmek için de, böyle geçersiz hile yapılıyormuş. Kara yoluyla giderken, Kartal'a, Pendik'e kadar niyet edilmiyormuş, sonra niyet ediliyormuş. Madem istenildiği zaman niyet edilebiliyor, hiç niyet edilmeden gidilsin! Ama bu yanlış olur. Yalova'ya gitmeye karar vermek niyettir. 104 kilometreden fazla giden, seferi olur, keseceği kurban da nafile olur.

 

Geçer

 

Dost senin aşkın oku,

En katı taştan geçer.

Aşkına düşen kişi,

Can ile baştan geçer.

 

Başında aklı olan,

Aşk deryasına dalan,

Surete aldanmayan,

Göz ile kaştan geçer.

 

Yalan dünya sevgisi,

Benzer zehirli aşa,

Bilenler gelmez tuşa,

Zehirli aştan geçer.

 

Dost için gayret güden,

Can vermek için giden,

Dostla pazarlık eden,

Nice bin baştan geçer.

 

Haramı ateş bilen,

Dünyayı bir leş bilen,

Sevgisini düş bilen,

Leşten ve düşten geçer.

 

Yunus, Hak için gelen,

Sohbeti nimet bilen,

Hem de ganimet bilen,

Yâd-ı bilişten geçer.


Bugünkü sesli yayını dinlemek için tıklayın:

 İbrahim Gülşeni

.

 

Dinimiz İslam Mail Grubu

Gruba üye olmak için: http://www.dinimizislam.com/mailgrubu.asp

Üyelikten çıkmak için: dinimizislam-unsubscribe@googlegroups.com

Dini sualleriniz için:  http://www.dinimizislam.com/sorucevap.asp

  Sual-cevap arşivi: http://groups.google.com/group/dinimizislam

 

 

İnternet sitelerimiz

www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com - www.evlilikrehberi.net   

NOT: www.mehmetalidemirbas.com sitesindeki bütün yazılar seslendirilmektedir. 

Seslendirilmesi bitenler dinlenebilir.