29 Mayıs 2025 Perşembe

* Vekalet ile iş yapmak (Osman Ünlü Hocanın 29.05.2025 tarihli yazısı)

29 Mayıs 2025, Perşembe

 

Vekalet ile iş yapmak

 

Sual: Vekalet vermek, birini vekil yapmak ve iki kişi arasında haberci olmak ne demektir, nasıl olur?

Cevap: Vekalet; bir kimsenin, bir işi yapmak için, başkasını kendi yerine koyması, başkasına iş havalesi yapması demektir. Yerine geçirilen başka kimseye Vekil denir. Bir kimsenin sözünü başkasına götürene Resül veya Haberci denir.

Birini vekil yapmak, icab ve kabul ile olur. Yani; “Seni vekil yaptım” ve “Kabul ettim” sözleri veya yazıları ile olur. Vekil, cevap vermeden, işi yapmaya başlasa, kabul etmiş olur. İş habersiz yapıldıktan sonra, sahibinin, izin verdim demesi ile de, vekil etmiş olur.

Sual: Vekil olan bir kimse, bir başkasını kendi yerine vekil edebilir mi?

Cevap: Vekil, sahibinden ayrıca izin almadıkça veya “istediğini yap” diyerek umumi vekil edilmedikçe, başkasını kendine vekil yapamaz. Yalnız, zekât vermek için olan vekil, izinsiz olarak başkasını, o da başkasını vekil yapabilirler. İkinci vekil, doğrudan doğruya sahibin vekili olur.

Sual: Vekil ile, umumi olarak vekalet verilen umumi vekil olan kimse arasında bir fark var mıdır?

Cevap: Alışverişte vekalet verilirken, vekil edilecek kimseye, malın cinsi, nevi, çeşidi veya fiyatı bildirilmelidir. Vekil, umumi vekil ise, bunları bildirmeye lüzum olmaz. Vekile, “Bana bir at al” demek sahih olur. “Bana bir hayvan al” demek sahih olmaz. Nasıl olursa olsun, nasıl istersen öyle al! deyince, umumi vekil olur. Malın maddesi, pamuk veya yün olması, kullanma yeri, işçiliği ayrı olunca, cins ayrılır. Koyunun yünü ile derisi başka cinstir. Başka cinsten aldığı mal, vekile kalır. Sahibinin olmaz. Koç al denilen vekil, dişi koyun alırsa, vekilin olur. Süt, pirinç gibi şeyleri al dese, piyasada bulunanı alması caiz olur. Ev alacak vekile, mahalle ve fiyatını söylemek yetişir. Ölçü ile alınan malın miktarı veya fiyatı söylenir. Evsafını söylemek lazım değildir.

Umumi vekil, sahibinin malını, dilediği fiyata satabilir. Fiyat söylenmiş ise, daha aşağı satamaz. Satarsa, öder. Vekil, sahibinin malını, kendine satın alamaz. Akrabasına da satamaz. Ancak, bunlar, umumi vekil ise veya değerinden yüksek satabilir. Umumi vekil, peşin de, veresiye de satabilir. Fakat, peşin sat veya şu malımı sat da borcumu ver denildi ise, veresiye satamaz.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

 

* Kesmesi vacib olan kurban

29 Mayıs 2025, Perşemeb

Kesmesi vacib olan kurban

Sual: Kurbanlık hayvanı, fakire veya yardım cemiyetine diri olarak sadaka vermek kurban olur mu? Kurban bayramının üçüncü günü fakir olan veya sefere çıkan kimseye kurban kesmek vacib olur mu?

Cevap: Kurbanlık hayvanları, fakirlere veya hayır, yardım cemiyetlerine diri olarak sadaka vermek kurban olmaz. Kesmek vacibtir. (Cevhere)de diyor ki, (Kurbana verilen para sevabı, yüz misli [yani, pek çok] parayı sadaka vermek sevabından daha fazladır). Kurbanı satın alması, kesmesi ve etini dağıtma ve bunları dilediğine de yaptırması için birini vekil etmek ve parasını veya diri hayvanı bu vekile vermek caizdir. Fakat, vekili keserken başında bulunmak müstehabtır. Horoz, tavuk ve vahşi hayvanları, mesela geyiği kurban etmek haramdır. Mecusilere, yani ateşe tapanlara benzemek olur.

Kurban bayramının üçüncü günü fakir olacağını veya sefere çıkacağını bilen kimseye, birinci günü kurban kesmek vacib olmaz. Üçüncü günü zengin olacağını bilenin, kurban kesmesi, Zilhiccenin onuncu günü, yani bayramın birinci günü fecir vaktinde vacib olur. Bayramın birinci günü zengin veya fakir ve mukim veya misafir olmağa bakılmaz. Mekke’ye, başka yerlerden gelen hacıların kurban kesmesi vacib değildir. Çünkü, seferidirler. (Tam İlmihal s. 325)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

27 Mayıs 2025 Salı

* Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek

27 Mayıs 2025, Salı

Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek

Sual: Kurban hangi hayvanlardan olur ve bir hayvanı kaç kişi kurban edebilir? Vacib kurbana akika ve adak dahil edilebilir mi? Hisseli kurbanı tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz midir?

Cevap: Kurban, koyun, keçi, sığır, deveden birini, kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Bir sığırı veya deveyi, yedi kişiye kadar Müslüman, baliğ kimse, ortak olarak da satın alıp kesebilirler. Bunlara adak veya akika kurbanı da ortak edilebilir. Zenginin satın aldığına, sonradan ortak olmak caiz ise de mekruhtur. Hiçbirinin hissesi yedide birden az olmamalıdır. Sekiz kişinin yedi sığırı ve iki kişinin iki koyunu ortak satın almaları caiz olmaz. Çünkü, her birinin her hayvanda hissesi vardır. Fâiz olmamak için, eti tartarak, müsavi ağırlıkta olarak paylaşmaları lâzımdır. Tartmadan bölüşüp helalleşmek caiz olmaz. Çünkü helalleşmek, hediye vermekte olur. Taksimi mümkün olan bir şeyde ortak olanların hisselerini ayırmadan önce hiç kimseye hediye etmeleri caiz değildir. Altı kişiye et ile birlikte deri veya bacak da verilirse tartmadan paylaşmaları caiz olur. Başının da, derisi gibi olduğu (Hindiyye)de ve (Mecmû’a-i Zühdîyye)de yazılıdır. (Tam İlmihal s. 325)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Kurban edilen, İsmail aleyhisselamdı (Osman Ünlü Hocanın 27.05.2025 tarihli yazısı)

27 Mayıs 2025, Salı

Kurban edilen, İsmail aleyhisselamdı

Sual: Bazı kimseler, kurban edilmek istenen İshak aleyhisselamdı diyorlar. Böyle bir şeyin aslı var mıdır?

Cevap: Kurban edilmek istenenin hazret-i İshak olduğu, Yahudilerin ellerinde bulunan uydurma Tevrat'ta bildirilmektedir. Hâlbuki, eldeki Tevratların bozuk, uydurma olduğunu Kur’ân-ı kerim haber vermektedir. Kur’ân-ı kerim, kurbanlığın İsmail aleyhisselam olduğunu gösteriyor. Sâffât suresinin yüzüncü ve sonraki ayetlerinde mealen;

(Ya Rabbi! Bana iyilerden bir oğul ver. Biz de, Ona halim, çok uysal bir oğlan müjdeledik. Çocuk, İbrahim aleyhisselam ile yürüyecek çağa gelince, İbrahim; “Ey oğulcuğum! Rüyada, seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin?” dedi. Babacığım, sana emredilen ne ise, onu yap! İnşaallah beni sabredicilerden bulursun, dedi. İkisi de, Allahın emrine teslim olunca, İbrahim, oğlunu alın üzeri yere yatırdı. Bıçak çocuğu kesmedi. Ey İbrahim! Rüyaya sadık oldun. İyi hareket edenleri biz böyle mükafatlandırırız, dedik. Bu iş, açık bir imtihan idi. Oğlunun yerine, kesilmek üzere büyük bir koç verdik. Bundan sonra, Ona iyilerden İshak'ı Peygamber olarak müjdeledik. Ona ve İshak'a bereket verdik. Onların soylarından iyi olanlar da, nefsine zulmedenler de vardır) buyuruldu.

Bu âyet-i kerimeler, kurban edilenin İsmail aleyhisselam olduğunu açıkça göstermektedir. Çünkü, İbrahim aleyhisselam, Rabbim bana emrettiği yere giderim diyerek hicret edince, önce İsmail aleyhisselam sonra İshak aleyhisselam ihsan edildi.

Mir'ât-i Mekke kitabında deniyor ki:

“Ömer bin Abdülaziz hazretleri zamanında Yahudi hahamlarından biri Müslüman oldu. Halife buna;

-Kurban olunacak, İsmail mi, yoksa İshak mı idi? dedi.

-Ya halife, Yahudiler, hazret-i İsmail'in kurban olunduğunu bilirler. Fakat İsmail aleyhisselam, Muhammed aleyhisselamın ceddi olduğu için, kendi cedleri olan İshak aleyhisselamın kurban olduğunu söylüyorlar, dedi.”

İbni Âbidîn hazretleri buyuruyor ki:

“Müslümanların lüzumu olmayan din bilgilerini konuşmaları uygun değildir. İsmail mi daha üstündür, İshak mı üstündür? Kurban edilen hangisidir? Hazret-i Aişe mi daha üstündür, yoksa hazret-i Fâtıma mı, sormamalıdır. Bunları öğrenmek lazım değildir. Allahü teâlâ bu gibi şeyleri öğrenmeyi emretmedi.”

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

26 Mayıs 2025 Pazartesi

* Nisaba malik olup güç geçinen kimsenin kurbanı

26 Mayıs 2025, Pazartesi

Nisaba malik olup güç geçinen kimsenin kurbanı

Sual: Nisaba malik olup güç geçinen kimsenin kurban kesmesi gerekir mi?

Cevap: (Hazânet-ül-müftîn) ve (Eşbâh) kitaplarında diyor ki, (Evleri ve dükkânları olanın, aldığı kiraları, tarlası olanın, tarlasının mahsulü veya kirası, çoluk çocuğunu beslemeğe yetişmezse, bu kimse fakir sayılır. Zekât alması caiz olur). Görülüyor ki, fetva imam-ı Muhammede göre verilmiştir. İbni Âbidîn buyuruyor ki, (Mudarebe ve şirkette çok malı olup da alamayanın, kurban kesecek kadar parası, malı varsa, keser).

Aldığı kira ile güç geçinen kimse, nisaba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirerek gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Kurban kesen, kendini Cehennemden azad etmiş olur. Bir hadîs-i şerifte, (Hasislerin en kötüsü, [kesmesi vacib olduğu hâlde] kurban kesmeyendir) buyuruldu. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” iki kurban keserdi. Biri kendisi için, biri de ümmeti için idi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” için de kurban kesmek müstehabtır ve çok sevabdır. (Tam İlmihal s. 325)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Zilhicce ayının fazileti (Osman Ünlü Hocanın 26.05.2025 tarihli yazısı)

26 Mayıs 2025, Pazartesi

Zilhicce ayının fazileti

Sual: Zilhicce ayının diğer aylardan bir farkı, üstünlüğü var mıdır, bu ayda neler yapılmaktadır, fazileti nedir?

Cevap: Zilhicce, hac ibadetini yaptığımız ve kurban kestiğimiz aydır ve diğer mübarek aylar gibi bunun da fazileti çok büyüktür. Bir rivayette, Hazret-i Âdemin tövbesi Muharrem veya Zilhicce ayında kabul buyurulmuştur. Buharideki hadis-i şerifde;

(Hiçbir ibadetin kıymeti, Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti gibi olamaz) buyuruldu.

 İbni Abbas hazretlerinin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Zilhicce ayının onuna kadar olan günler de, Ramazan-ı şerifin günleri gibi ayrı ayrı fazilet ve kıymetleriyle bildirilmiş ve onuncu gün için de şöyle buyurulmuştur:

(Zilhiccenin onuncu günü Kurban Bayramı günüdür. Her kim, o gün bayram namazından gelip kurbanını boğazlayıncaya kadar bir şey yemeyip, kurbanının böbreklerini yerse ve iki rekat namaz kılsa, o kimsenin kurbanının kanı yere düşmeden, kendi günahı ve ana-babasının günahları, ailesinin ve akrabalarının günahları sevaba çevrilir.)

Her kim, Zilhicce ayının ilk on günü içinde fakirlere yardım etse, Peygamberlere hürmet  etmiş olur. Bu on gün içinde, her kim bir hasta ziyaret etse, Allahü tealanın dostları olan kulların hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde yapılan her ibadet, diğer günlerde yapılan ibadetlerden çok daha üstün ve pek fazla sevaba vesile olur.

Bu on gün içinde din ilmi meclisinde bulunan kimse, Peygamberler toplantısında bulunmuş gibi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ, ibadetler içinde, Zilhiccenin ilk on gününde yapılanları daha çok sever. Bu günlerde tutulan bir gün oruca, bir senelik nafile oruç  sevabı verilir. Gecelerinde kılınan namaz, Kadir gecesinde kılınan namaz gibidir. Bu günlerde çok tesbih yani Sübhanallah, tehlil yani Elhamdülillah ve tekbir yani Allahü ekber söyleyiniz!)

İmâm-ı Rabbânî hazretleri, bir talebesine hitaben buyuruyor ki:

“Ramazan-ı şerifin son on günü yapamamış olduğunuz itikafın kazası olmak için niyet ederek, Zilhicce ayının ilk on günü itikaf ediniz. Böyle niyet ederek, sünnet sevabına kavuşursunuz. Bu itikafda, Allahü teâlâya, boyun bükerek, ağlayarak, sızlayarak, kusurların affı için çok yalvarınız!”

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

25 Mayıs 2025 Pazar

* Kurban kesmek

25 Mayıs 2025, Pazar

Kurban kesmek

Sual: Kurban kesmek nedir ve kimler keser?

Cevap: Köyde, çölde, şehirde mukim olan, âkıl, baliğ, hür ve Müslüman erkek ve kadının, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa, kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kesmeleri vacib olur. İhtiyaç eşyası, bir ev ve eşyası ve üç kat elbisedir. Şeyhayne göre, babasının, zengin çocuğu için de çocuğun malından kesmesi lâzımdır. Etini bu çocuktan başkası yiyemez. Çocuktan artan et satılıp, parası ile çocuğa, elbise gibi, devamlı kullanılabilecek şeyler alınır. Fakat fetva imam-ı Muhammedin ictihadıdır. Buna göre, babanın çocuğu için kendi malından da, çocuğun malından da kesmesi vacib değildir. İbni Âbidîn, zekâtın verileceği yerleri bildirirken buyuruyor ki, tarlasından aldığı mahsul veya tarlanın, evin, dükkânın [atölyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamayan kimse, imam-ı Muhammede göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayne göre, yani İmam-ı a’zamla imam-ı Ebû Yûsüfe göre zengin sayılır. Çünkü, mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisap kadar da artar. Bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban kesmesi lâzımdır. Yani, büyük sevaba kavuşması lâzımdır. Fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammede göre, günahtan kurtulur. Görülüyor ki, her iki ictihad da yerindedir ve Müslümanlara rahmettir. Bu hâlde olan kimse, fıtra vermezse veya kurban kesmezse, imam-ı Muhammedin ictihadı, bunu azaptan kurtarır. Tarlasından hiç mahsul almayan, kiraya da veremeyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan erkek veya kadın, imam-ı Muhammedin ictihadına uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur. Üzerine vacib olmayan ibadeti yapan, yalnız nafile ibadet sevabı kazanır. Vacib sevabı kazanmaz. Etini fakirlere verirse, sadaka sevabı da kazanır. Vacib olan fıtra ve kurban sevabı ise, nafile ve sünnet sevabından kat kat daha fazladır. Her ibadet de böyledir. Diğer üç mezhepte sünnet-i müekkede olduğu (Mîzân-ı kübrâ)da ve (Menâhic)de yazılıdır. İslamiyette kurban kesmek yoktur, diyen kâfir olur. (Tam İlmihal s. 324)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com