25 Mayıs 2025 Pazar

* Oruçta ve kurbanda hilali görmek (Osman Ünlü Hocanın 25.05.2025 tarihli yazısı)

25 Mayıs 2025, Pazar

Oruçta ve kurbanda hilali görmek

Sual: Oruca başlamakta, bayram yapmakta, hac etmekte ve kurban kesmekte, dinimizdeki ölçü, hilali görmek ve buna göre hareket etmek midir?

Cevap: Konu ile alakalı olarak İbni Âbidînde deniyor ki:

“Ramazan-ı şerifin birinci gününü anlamakta takvimlere güvenilmemelidir, buyurdular. Çünkü oruç, gökte yeni ayı görmekle farz olur. Peygamber Efendimiz;  (Hilali görünce oruca başlayınız!) buyurdu. Hâlbuki hilalin doğması, görmekle değil, hesapladır ve hesap sahih olup, hilal, hesabın bildirdiği gecede doğar. Fakat, o gece görülmeyip, bir gece sonra görülebilir ve oruca, hilalin doğduğu gece değil, görüldüğü gece başlamak lazımdır. Çünkü İslamiyet böyle emir buyurmuştur.”

Ramazan-ı şerif hilalini aramak, bir ibadettir. Görülüyor ki, Ramazan-ı şerif başlangıcını önceden haber vermek, İslamiyeti bilmemenin alametidir.

Kurban Bayramı'nın birinci günü de, Zilhicce ayının hilalini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının dokuzuncu Arefe günü, hesapla, takvimle anlaşılan gün veya bundan bir gün sonra olur. Bundan bir gün önce Arafât'a çıkanların hacları sahih olmuyor.

Ramazan ve bayram aylarının şahitlerle meşru olarak anlaşılmadığı yerlerde, çeşitli hesaplama usulleri ile Zilhicce ayının birinci günü ve buradan da onuncu yani Kurban Bayramı'nın birinci günü hesap edilir. Bayramın birinci günü, bu hesap ile bulunan gündür. Yahut, bir gün sonradır. Bir gün evvel olamaz. Çünkü, gökte, ay, doğmadan önce görülemez. İhtiyatlı hareket etmiş olmak için, kurbanları, hesap ile bulunan bayramın ikinci günü kesmelidir. Sevabı mevtalara, ölülere gönderilecek olanı ise, hesap ile bulunan birinci günde kesmelidir. Çünkü bunlar, Arefe günü de kesilebilir.

Sual: Bir kimse, ölmeden önce, kendi malından ve kendisi için kurban kesilmesini vasiyet edebilir mi?

Cevap: Bir kimse, ölürken, bıraktığı maldan kendisi için kurban kesilmesini, vârisine vasiyet edebilir. Vasiyet edilen kurban, bayram günleri kesilir. Bunun etinden, kesen kimse, fakir olsa da yiyemez. Etinin hepsini fakirlere vermesi lazımdır. Vasiyet etmemiş meyyit için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip sevabını o kimseye hediye edebilir. Sevabı, kesenin olur. Meyyite de hediye edilir. Bunların etinden, kesen de yiyebilir.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

24 Mayıs 2025 Cumartesi

* İmanın devamlı olması için

24 Mayıs 2025, Cumartesi

İmanın devamlı olması için

Sual: İmanın devamlı olması için ne yapılması gerekir?

Cevap: İmanın, bizde bâkî kalıp çıkmamasının şartı ve sebebi altıdır:

1- Biz gaibe iman eyledik. Bizim imanımız gaibedir, zahire değildir. Zira biz, Allahü azîm-üş-şanı, gözümüzle göremedik. Lakin görmüş gibi inandık, iman ettik. Bundan asla şüphemiz yoktur.

2- Yerde ve gökte, insanda ve cinde ve meleklerde ve Peygamberlerde “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât”, gaibi bilen yoktur. Gaibi ancak Allahü azîm-üş-şân bilir ve dilediklerini dilediklerine bildirir. [Gaip demek, duygu organları ile veya hesap, tecrübe ile anlaşılmayan demektir. Gaibi ancak Onun bildirdikleri bilir.]

3- Haramı haram bilip, itikat etmek.

4- Helalı helal bilip, böyle itikat etmek.

5- Allahü azîm-üş-şânın azabından emin olmayıp, daima korkmak.

6- Her ne kadar günahkar olsa da, Allahü azîm-üş-şânın rahmetinden ümit kesmemek.

Bu altı şeyden birisi, bir kimsede bulunmasa da, beşi bulunsa, yahut birisi bulunsa da, beşi bulunmasa, o kimsenin imanı ve İslamı sahih değildir. (İslam Ahlâkı s. 184)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

* Kurbanı hayır kurumlarına vermek (Osman Ünlü Hocanın 24.05.2025 tarihli yazısı)

24 Mayıs 2025, Cumartesi

Kurbanı hayır kurumlarına vermek

Sual: Kurban edilecek hayvanlar, diri olarak hayır kurumlarına verilebilir mi?

Cevap: Kurban edilecek hayvanları, fakirlere veya hayır, yardım cemiyetlerine, kurumlarına diri olarak sadaka vermek kurban olmaz. Kesmek vaciptir. Cevherede deniyor ki:

“Kurbana verilen para sevabı, yüz misli yani, pek çok parayı sadaka vermek sevabından daha fazladır.”

Sual: Kurbanı, satın alması ve kesmesi için, başkası vekil edilebilir mi?

Cevap: Kurbanı satın alması, kesmesi ve etini dağıtma ve bunları dilediğine de yaptırması için birini vekil etmek ve parasını veya diri hayvanı bu vekile vermek caizdir. Fakat, vekili keserken başında bulunması müstehaptır. Horoz, tavuk ve vahşi hayvanları, mesela geyiği kurban etmek haramdır. Mecusilere, yani ateşe tapanlara benzemek olur.

Sual: Kurban satın alırken niyet etmek gerekir mi, niyet etmeden de olur mu?

Cevap: Kurban satın alınırken; “Bayram günü kesmesi vacib olan kurbanı almaya” niyet etmelidir. Bunu keserken, tekrar niyet etmesi şart değildir. Bu aldığı hayvanı kurban etmesi de şart değildir. Fakat, keseceğinin kıymeti bundan az olmamalıdır. Satın alırken, hiç niyet etmese de olur. Fakat, bunu keserken veya kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir. Kurbanını bir hayır cemiyetine hediye etmek isteyen kimse, kurbanını veya parasını götürüp, bu işle vazifeli yetkiliye teslim ederken; “Allah rızası için, bayram veya nezir, adak kurbanımı kesmeye ve dilediğine kestirmeye, etini ve derisini dilediğine vermeye seni vekil ettim” demelidir. Yetkili kişi, gelen veya kendi satın alacağı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken, sahiplerinin ismini söyleyerek kesecek olanları vekil eder. Etleri dilediği kimselere ve derileri bir fakir vazifeliye verir. Bu fakir, derilerin kıymeti ile, nisab miktarına malik olmadan evvel, elindekileri toptan, dilediğine hediye eder. Bu da satar. Paraları arzu edilen yere verilir. Fakirin, kendisine verilen derileri satması veya hediye etmesi caizdir.

Sual: Kurbanda birkaç hayvan kesenin, bu kestiklerinin hepsi kurban olmuş olur mu?

Cevap: Kurban kesecek kimse, birkaç koyun keserse, hepsi kurban olur. Yahut, eti çok olanı kurban, diğerleri nafile olduğu daha doğrudur.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

23 Mayıs 2025 Cuma

* Çocuk için akika kesmek (Osman Ünlü Hocanın 23.05.2025 tarihli yazısı)

23 Mayıs 2025, Cuma

Çocuk için akika kesmek

Sual: Akika nedir, niçin kesilir, belli bir zamanı var mıdır, Kurban Bayramı'nda da kesilebilir mi ve etini kimler yiyebilir?

Cevap: Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek niyeti ile hayvan kesmektir. Çocuğa nafaka vermesi vacip olan kimsenin, yedinci günü isim koyması ve başını kazıyıp, saçının ağırlığı kadar, erkek için altın veya gümüş, kız için gümüş sadaka vermesi ve kendi malından, erkek için iki, kız için ise bir akika hayvanı kesmesi, Hanefi mezhebinde müstehabdır. Akika hayvanı, kurbanlık hayvan gibi olmalıdır. Daha sonra  ve her zaman da kesilebilir. Akika, Kurban Bayramı'nda da kesilebilir. Resulullah Efendimizin nübüvvetten sonra, kendisi için akika kestiği Şir'ada yazılıdır.

Ölü olarak doğan çocuğa isim konmaz ve akikası kesilmez. Akika olarak kesilen hayvanın etlerinden, kesen yiyebilir ve pişmiş veya çiğ olarak zengin, fakir herkese verilebilir. Akika kesmek, Şafii ve Maliki mezheblerinde sünnet-i müekkededir. Şafii ve Hanbeli mezheblerinde, kemikleri atılmaz, kırılmaz. Oynak yerlerinden ayrılıp toplanır. Bir temiz, beyaz bez içinde gömülür. Hanefî ve Maliki mezheblerinde kemikleri kırılabilir.

Akika, çocukları belalardan, hastalıklardan korur. Kıyamette, anaya, babaya, ayrı bir şefaat ederler. Mevâhib-i ledünniyyede deniyor ki:

“Hicretin sekizinci yılında İbrahim dünyaya gelince, yedinci günü, Resulullah Efendimiz İbrahim'in başını tıraş ettirip, saçının ağırlığı kadar gümüş sadaka verdi ve akika olarak iki koç kesti. Saçlarını gömdü.”

Sual: Kurban Bayramı zannı ile kesilen kurbanlık hayvanın etini, kurban sahibi yiyebilir mi?

Cevap: Kurban Bayramı zannı ile, vaktinden evvel kesilen hayvan kurban olmaz, etinden yemek ve zenginlere yidirmek de helal değildir. Bunlar fakirlere verilir. Bunun için, kurban, arefe günü kesilmez. Eğer kesilirse, etinden kurban sahibinin kendisinin yemesi ve zenginlere yedirmesi helal olmaz. Şahitler ile, meşru olarak bayram olduğu hüküm olunup ve bayram namazı kılınıp, kurban kesildikten sonra, arefe olduğu anlaşılırsa, namaz ve kesilen kurban kabul olur.

Sual: Hacda bayramın birinci günü Mina'da olanlar, bayram namazı kılacak mıdır?

Cevap: Bayramın birinci günü Minâ'da bulunanlara bayram namazı kılmak vacip değildir.

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 





 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

 

* Allahü teâlânın kâmil, noksan olmayan sıfatları vardır

23 Mayıs 2025, Cuma

Allahü teâlânın kâmil, noksan olmayan sıfatları vardır

Sual: Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesi nelerdir? Bunlar sonradan olma mıdır yoksa kadim midir?

Cevap: Allahü teâlâ zatı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep var idi ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda yokluk olamaz. Çünkü, Onun varlığı lâzımdır. Yani (Vacib-ül vücut)dur. O makamda, yokluk olamaz. Allahü teâlânın kâmil, noksan olmayan sıfatları vardır. Bunlara (Ülûhiyyet sıfatları) denir. Bunlar, hayat [diri olmak], ilim [bilmek], sem' [işitmek], basar [görmek], kudret [gücü yetmek], irade [istemek], kelâm [söylemek] ve tekvin [yaratmak]dır. Bu sekiz sıfata, (Sıfat-ı sübûtiyye) ve (Sıfat-ı hakikiyye) denir. Bu sıfatları da kadimdir. Yani, sonradan olma değildir. Kendinden ayrı olarak, ayrıca vardır. Ehl-i sünnet âlimleri böyle bildirmektedir. "Allahü teâlâ, onların çalışmalarını meşkûr eylesin!". Ehl-i sünnetten başka, yetmişiki fırkadan hiçbiri, Allahü teâlânın ayrıca sıfatları olduğunu bilememiştir. Âyet-i kerimeler ve hadîs-i şerifler, Allahü teâlânın kemâl sıfatları olduğunu açıkça bildirmektedir. Bunda şüphe etmek caiz değildir. Şüphe etmek küfre sebep olur. (Tam İlmihal s. 103)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

20 Mayıs 2025 Salı

* İman, inanmak demektir

20 Mayıs 2025, Salı

İman, inanmak demektir

Sual: İman ne demektir? İman ve İslam aynı mıdır?

Cevap: İman, lügatte bir kimseyi tam doğru sözlü bilmek, ona inanmak demektir. İslamiyette iman demek; Resul-i ekremin “sallallahü aleyhi ve sellem”, Allahü teâlânın peygamberi olduğunu ve Onun tarafından seçilmiş, haber verici nebi olduğunu doğru bilmek ve inanarak söylemek ve Onun Allahü teâlâ tarafından kısaca bildirdiklerine kısaca inanmak ve geniş bildirdiklerine etraflıca inanmak ve gücü yettikçe, kelime-i şehadeti dil ile de söylemektir. Kuvvetli iman şöyledir ki, ateşin yaktığına, yılanın zehirleyip öldürdüğüne yakîn üzere inanıp kaçtığı gibi, gönlünden tam olarak, Allahü teâlâyı ve sıfatlarını büyük bilerek inanmak, Onun rızasına ve cemâline koşmak ve gazabından, azabından kaçmak ve imanı, mermer üzerine yazılan yazı gibi sağlam olarak gönlüne yerleştirmektir.

Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği iman ile İslam birdir. Kelime-i şehadetin manasına inanmak, her ikisinde de vardır. Bazı umum ve husus ayrılıkları var ise de, lügat manaları ayrı olmakla beraber, İslamiyette ayrılıkları yoktur. (Herkese Lâzım Olan Îmân s. 19)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

19 Mayıs 2025 Pazartesi

* İmanın ve İslamın şartlarını bilmemek özür değildir

19 Mayıs 2025, Pazartesi

İmanın ve İslamın şartlarını bilmemek özür değildir

Sual: İmanın ve İslamın şartlarını ve dört mezhebin söz birliği ile bildirdiklerini öğrenmeyenin bilmemesi özür mü olur yoksa bilip te inanmamak gibi mi olur?

Cevap: (Ben Müslümanım) diyen kimsenin, imanın ve İslamın şartlarını ve dört mezhebin icmaı, yani söz birliği ile bildirdiği farzları ve haramları öğrenmesi ve ehemmiyet vermesi lâzımdır. Bilmemesi özür değildir. Yani, bilip de inanmamak gibidir. Kadınların yüzlerinden ve ellerinden başka yerleri, dört mezhepte de avrettir. İcma ile olmayan, yani diğer üç mezhepten birine göre avret olmayan bir yerini, ehemmiyet vermeyerek açan kâfir olmaz ise de, kendi mezhebine göre, büyük günah olur. Erkeklerin diz ile kasık arasını, yani uyluğunu açmaları böyledir. Bilmediğini öğrenmesi farzdır. Öğrenince hemen tevbe etmeli ve örtmelidir.

Yalan söylemek, dedikodu, gıybet, iftira, hırsızlık, hile, hıyanet, kalp kırmak, fitne çıkarmak, başkasının malını ondan izinsiz kullanmak, işçinin, taşıyıcının ücretlerini vermemek, devlete isyan etmek, yani kanunlarına, hükümetin emirlerine karşı gelmek, vergileri ödememek de günahtır. Bunları kâfirlere karşı da, kâfir memleketlerinde de yapmak haramdır. (Herkese Lâzım Olan Îmân s. 18)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com