24 Ağustos 2024 Cumartesi

* Yiyeceği olmayanın, yiyecek istemesi (Osman Ünlü Hocanın 24.08.2024 tarihli yazısı)

24 Ağustos 2024, Cumartesi

Yiyeceği olmayanın, yiyecek istemesi

Sual: İnsanlardan yiyecek, içecek gibi şeyleri istemenin dinimiz açısından bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Bu konuda Muhammed Ma'sûm Fârûkî hazretlerinin Mektûbât kitabında deniyor ki:

“Bir günlük yiyeceği olmayanın istemesine fetva verilmiştir. Takva ve azimet ise, hiç istememektir. Zaruret hâlinde, istemek mubah olur. Elbisesi olmayanın, giyecek istemesi mubah olur. Çalışıp kazanabilen kimsenin dilenmesi caiz değildir. Din bilgilerine çalışıp da, kazanmaya vakit bulamayanın, istemesi caiz olur. Yazı yazarak kazanabilenin istemesi caiz değildir. Mişkât şerhinde diyor ki: ‘Çalışamayan hastanın, bir günlük yiyecek dilenmesi caizdir. Fazlası caiz değildir. Nafile namaz ve nafile oruç sebebi ile çalışmaya vakit bulamayanın zekât ve sadaka istemesi caiz değildir.’

Sadaka istemekte üç zarar vardır. Allahü teâlânın, nimeti az gönderdiğini haber vermektir ki, haramdır. Kendini zelil etmektir. Müminin Allah'tan başkasına boyun bükmesi caiz değildir. İstenilen kimseye de eziyet etmektir. Zaruret olmadıkça, bu da haramdır. Bunun için, takva sahipleri, kimseden bir şey istememişlerdir. Bişr-i Hâfî, Sırrî-yi Sekatî hazretlerinden başka kimseden bir şey istemezdi. ‘Onun mal verince, sevineceğini biliyorum, onu sevindirmek için istiyorum’ derdi. Bişr-i Hâfî hazretleri buyurdu ki: ‘Üç çeşit fakir vardır: İstemez, verince de almaz. Bunlar, İlliyyînde meleklerledir. İstemez, verince alır. Bunlar, Cennetlerde mukarreblerledir. İhtiyacı olunca ister. Bunlar, Eshâb-ı yemîn iledirler.’

Zaruret olmadan dilenmek haramdır. Zaruret ve ihtiyaç hâlinde mubah olur. Ölüm hâlinde vacip olur. İstemeyip ölürse, günaha girerek ölür. Resulullah efendimiz, hazret-i Ömer'e hediye gönderdi. Hazret-i Ömer, almayıp geri gönderince; (Niçin almadın?) buyurdu. ‘Ya Resulallah; (En hayırlınız, kimseden bir şey almayandır) buyurmuştunuz.’ (O sözüm, isteyip de almak içindi. İstemeden gelen şey, Allahü teâlânın gönderdiği rızıktır) buyurdu. Hazret-i Ömer; ‘Allahü teâlâya yemin ederim ki, kimseden bir şey istemeyeceğim ve istemeden gelen her şeyi alacağım’ dedi.

Bir hadis-i şerifte; (Aç olan veya bir şeye muhtaç olan, kimseden istemeyip, Allahü teâlâdan beklerse, Allahü teâlâ, ona bir senelik rızık kapıları açar) buyuruldu.”

 

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

22 Ağustos 2024 Perşembe

* Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirmek

23 Ağustos 2024, Cuma

Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirmek

Sual: Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirirken birisi veresiye olur mu? Tayin edilen malın kendisi verilmeyip benzeri verilebilir mi?

Cevap: (Bedâyı’) kitabının sahibi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, beşinci cüz, 236. cı sahifesinde diyor ki, (Aynı sayıda fülüsü birbirleri ile değiştirirken [kağıt veya metal para bozdururken] veya fülüs verip fülüsten başka şey [altın, gümüş veya başka bir ayn] satın alırken, fülüs hep semen olur. Tayin edilince taayyün etmez. Kabzedilmedikçe deyn olur. Nakdeyn ile değiştirilirken, ayrılmadan önce, iki karşılıktan birinin kabzolunarak taayyün etmesi lâzımdır. Çünkü, burada fâizin iki şartı da yok ise de, deynin deyn karşılığı satılması bâtıldır. Fülüs, aynı sayıda [yani, itibari kıymetleri aynı olarak] fülüs ile değiştirilirken, fâizin bir şartı bulunduğu için [veresiyesi haram olacağından] iki karşılığın da kabzolunmaları lâzımdır. Fülüs, başka sayıda fülüs ile değiştirilirse, [bir yüzlük verip, kıymetlerinin toplamı yüzden az olan ufaklık alınırsa], fâizden kurtulmak için, iki karşılığın da tayin edilmeleri lâzımdır. Şeyhayne göre, ancak bu hâlde [ve selem satışında] niyet etmekle fülüs semenlikten çıkar. Uruz gibi olurlar. Tayin edilince, taayyün ederler. Fakat, yine adet ile ölçülürler. Fâizin bir şartı bulunduğu için, yani aynı cins oldukları için, tayin edilmekle, satışın peşin yapılması temin edilmiş olur. Tayin edilen malın kendisi verilir. Benzerleri verilemez). Birisinin tayin edilmesi de kâfi ise de, deynin semen olması ve bunun ayrılmadan önce kabzedilmesi lâzım olur. Bankada, bono kırdırmanın caiz olmadığı buradan da anlaşılmaktadır.

Zimmînin zimmîlerle ve Müslümanlarla alış-verişi, Müslümanların birbirleri ile alış-verişi gibidir. Yalnız kendi aralarında domuz ve şarap satmaları da caizdir. Dâr-ül-harbde [yani, Yahudi, Hristiyan veya müşriklerin memleketlerinde] bulunan mürtedin malları onun mülkü değildir. (Tam İlmihal s. 855)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

20 Ağustos 2024 Salı

* YURTDIŞI TAKVİMLER

21 Ağustos 2023, Çarşamba

 

YURTDIŞI TAKVİMLER

 

Kıymetli Arkadaşlar,

Türkiye Takvimi, Türkçe’nin yanı sıra, YABANCI DİLLER’de de hazırlanarak, bu dilleri konuşan ülkelere ücretsiz olarak gönderilmektedir.

Bu takvimler gönderilen ülkelerde, üniversitelere, resmi dairelere, camilere ve köylere kadar ulaşmaktadır. Takvimlerdeki dini, ahlaki, tarihi ve kültürel yazılar çok faydalı olmaktadır.


Rusça Takvim


Arnavutça Takvim


Kazakça Takvim

Bu tür hizmetlerin değerini bilen insanların katkıları ile hazırlanan takvimlerin bir tanesinin maliyeti 27 TL’dir, ve toplanan miktara göre baskı yapılmaktadır. Şanlı ecdadımızın insanlığa yaptığı bu hizmetlerin devamı için, sizleri de iştirak etmeye davet ediyoruz.

Misal olarak; 100 adedi 2.700TL, 1.000 adedi 27.000 TL olan bu organizasyona iştirak için aşağıdaki hesap numarasını kullanabilir, veya kredi kartı ile taksitli olarak da ödeme yapabilirsiniz. Yatırılmak istenen miktar, bu adetlerden daha az veya daha çok olabilir.

(Yurtdışı takvimlerimiz hakkında, daha başka dillerde de yayınlananlar hakkında, geniş bilgi almak için, internetten www.turktakvim.com  sitesini; dünyanın çeşitli illerinin namaz vakitlerini öğrenmek için de, www.namazvakti.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.)

Saygılarımızla,

Türkiye Takvimi Pazarlama Müdürlüğü

 

İletişim Bilgileri:

Ahmet Yazıcı
Tel: (212) 454 20 76 
Cep: 505 577 31 91 
ahmet.yazici@ihlas.com.tr

Ahmet Şahin
Tel: (212) 454 20 57 
Cep: 505 824 69 75 
ahmet.sahin@ipa.com.tr

 

Banka Hesap Bilgileri:

Hesap Adı: ATLAS DAĞITIM VE İNŞAAT TAAHHÜT PAZ. TİC. LTD. ŞTİ.
Garanti Bankası
IBAN: TR50 0006 2000 7520 0006 2890 33

 

Not: Hesaba para gönderen kıymetli arkadaşlarımızın, mail veya telefonla, fatura bilgilerini de bildirmelerini istirham ediyoruz, çünkü onlar adına fatura kesiyoruz.

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

* Fâiz bulunan satış

21 Ağustos 2024, Çarşamba

Fâiz bulunan satış

Sual: Fâiz şartlarını taşıyan satış nasıl uygun hale getirilir? Böyle satışlarda, sözleşme anında hazır olmayan mal ayrılmadan önce teslim edilmezse satış caiz olur mu?

Cevap: Fâiz bulunan satıştaki iki maldan biri ayn, karşılığı deyn ise, ayn olan mebî’, deyn olan semen olmak ve [söz kesilirken deyn olan] semeni, ayrılmadan önce kabzetmek şartı ile caiz olur. Çünkü, deyn ancak teslim alınmakla taayyün eder.

Eğer, deyn mebî’ ise, söz kesilen mecliste hazır olsa bile, bey’ caiz olmaz. (İle, ye) gibi bağ ile söylenen fâiz malı, semen olur. Bu bağlar ile söylenmeyen, mebî’ olur. (Bu bir kile buğdayı, bir kile taze buğdaYA sattım. Bu bir kile buğdayı, bir kile taze arpaYA sattım) diyerek sözleşmeleri caiz olur. Çünkü, her ikisinde de, ayn olan mal, mebî’dir ve deyn olan, semendir. Fakat, sözleşme yerinden ayrılmadan, deyni kabzetmek lâzımdır. Çünkü, fâiz bulunan bey’in caiz olması için, ayrılmadan önce, mebî ile semenin ayn olmaları lâzımdır. Deynin [misalimizde, semenin] taayyünü, kabzedilmekle olur. Aynı, kabzetmeden ayrılmaları caiz olur. Eğer (Bir kile iyi buğdayı senden, bu bir kile buğday İLE satın aldım) derse, yahut (İki kile taze arpayı senden, bu bir kile buğdaYA satın aldım) derse, deyn olan, mecliste hazır bulundurulsa dahi, caiz olmaz. Çünkü, deyn olan mal, mebî’ olmuş, ayn olmayan şeyi satmıştır. Bu ise, caiz değildir.) (Tam İlmihal s. 855)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

19 Ağustos 2024 Pazartesi

* Satışta malların ayn olması

20 Ağustos 2024, Salı

Satışta malların ayn olması

Sual: İki malın birbiri karşılığında satışında, söz kesilirken, ikisinin de ayn olması ne demektir? Altın ve gümüşün birbiri karşılığı satışında teslim almak şart mıdır?

Cevap: (Dürr-ül-muhtâr) sahibi “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyor ki: (Buğdayı, buğday karşılığında satınca, ikisi de tayin edilirse, yani ayn olurlarsa caizdir. Teslim alınmaları lâzım gelmez. Çünkü, sarftan başka satışlarda, mallar, tayin etmekle taayyün ederler. Taayyün edince, kendilerini vermek lâzım olur. Benzerleri verilemez. Yani, ikisi de hacim ile veya dartı ile ölçülen, bir cins veya başka cins [altından ve gümüşten başka] iki malı birbiri karşılığında satmak için, söz kesilirken, ikisi de ayn olmalıdır. İster hazır olsunlar, ister gaip olsunlar, tayin edilmeleri yetişir. Sözleşme yerinden ayrılmadan önce teslim alınmaları lâzım olmaz. Altın ve gümüşün ise, ayrılmadan önce kabzolunması şarttır. Yani birbirinin eline, cebine vermek lâzımdır. Ayrıldıktan bir iki dakika sonra verse, sarf satışı sahih olmaz.

Sarf satışında (altın ve gümüşün birbirleri karşılığında satışı), alacağı hazır olup, vereceği yanında değilse, sözleşme etmeyip, hazır olanı [ödünç veya] emanet almalı, vereceği eline geçince, o zaman pazarlık ve söz keserek, ayrılmadan bunu teslim etmelidir. (Tam İlmihal s. 855)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

16 Ağustos 2024 Cuma

* Az miktarda alış-verişte fâiz

16 Ağustos 2024, Cuma

Az miktarda alış-verişte fâiz

Sual: Küçük miktarda yapılan mal satışlarında fâiz olur mu? Altın ve gümüş alaşımları nasıl hesap edilir? Satışın peşin olması ne demektir?

Cevap: Ağırlık ile ölçülen şeylerin her ikisi de bir habbe, yani bir arpa ağırlığından az ise, hacim ile ölçülenlerin her ikisi de yarım sâ’dan az ise, bunlar ölçüye gelmez, yani birinci şart yok kabul edilmiştir. Bunun için, bir avuç buğdayı, iki avuç buğdaya ve bir felsi iki veya daha çok felse, peşin satmak caiz olur. Çünkü, iki avuç içi, yarım sâ’dan azdır ve üç felsin ağırlığı, bir habbeden azdır. İki santigram altını, dört santigram altına peşin satmak fâiz olmaz. Bunları veresiye satmak fâiz olur. Bir kırât-ı şer’î, beş arpa olduğundan, bir habbe, beş santigramdır.

Altını, gümüşü yarıdan fazla olan alaşımlar, saf altın ve saf gümüş gibidirler. Satışta ve ödünç vermekte bunların ağırlıklarına bakılır. Altını, gümüşü, yarıdan az olan alaşımlar, uruz (altın ve gümüşten başka her çeşit mal) gibidir. İçindeki hâlisin ağırlığından fazla hâlis ile ve kendi cinsinden, fazlası ile peşin satılabilirler. Çünkü altının fazlası, karşılık maldaki başka madenin karşılığı olur. Böyle paralar ve fülüs denilen metal paralar, âdete göre, ağırlıkla da, adet ile de ölçülmektedir. Fakat, altının ve gümüşün, daima, yani karışımdaki miktarı az olsa da, kabzedilmeleri lâzımdır. Semen, yani geçer akça olmadıkları zaman, tayin edilince, taayyün ederler.

Bir satışın peşin olması demek, pazarlık yerinden ayrılmadan önce, iki malın da ayn olması demektir. Buna, taayyün etmek denir. Altından ve gümüşten başka mallar, söz kesilirken tayin etmekle taayyün ederler. Bunların satışı (Mukâyada) olur. İki maldan yalnız birisi tayin edilmiş ise, ayn olan, mebî’ olur. Deyn olan mal ve altın ve gümüş, ayrılmadan önce kabzolunmakla taayyün ederler. (Tam İlmihal s. 854)

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

15 Ağustos 2024 Perşembe

* Hasta ziyaret etmek, adak olur mu? (Osman Ünlü Hocanın 16.08.2024 tarihli yazısı)

16 Ağustos 2024, Cuma

Hasta ziyaret etmek, adak olur mu?

Sual: Bir kimse, "şu işim olursa falan hastayı ziyaret etmek adağım olsun" dese, bu hastayı ziyaret etmek adak olur mu ve yerine getirilmesi gerekir mi?

Cevap: Adak edilen şeyin, farz veya vacib olan bir ibadete benzemesi ve başlı başına bir ibadet olması lazımdır. Mesela, abdest almak, ölü kefenlemek başlı başına ibadet olmadıklarından adak olamaz. Hasta ziyaret etmek, cenaze taşımak, gusül almak, cami içine girmek, Kur’ân-ı kerimi tutmak, ezan okumak, mektep, okul bina etmek, yapmak, cami bina etmek, yapmak da ibadet ise de, başlı başına ibadet değildir. Nezir, adak olunmazlar. Nezir, adak edilen şeyin benzemesi lazım olan farzın, vacibin başlı başına ibadet olması lazım değildir. Mesela, bir şey vakfetmeyi adamak caizdir. Çünkü vakıf, Müslümanlar için cami bina etmeye, yapmaya benzemektedir. Cami yapmak, başlı başına bir ibadet değil ise de, vakıf başlı başına ibadettir. Mesela, abdest almak, başlı başına ibadet olmayıp, başlı başına ibadet olan namazın bir şartıdır. Ölüyü kefenlemek de, cenaze namazının kabul olması için şarttır. Ölünün setr-i avreti, yani örtülü olması, cenaze namazının şartıdır.

Sual: Her arapça bilen, dinî konularda yazılmış olan Arapça kitapları anlayabilir ve bunları tercüme edebilir mi?

Cevap: Arapçayı bilmek, Arapça yazılmış bir kitabı tercüme etmek ve anlamak için gerekli ise de yeterli değildir. Çünkü birçok kelime, her ilimde, başka manaya kullanılır. Mesela, zalimler kelimesi tefsir ilminde, kâfirler demektir. Fıkıh ilminde, başkasının hakkına saldıran kimselere denir. Tasavvufta ise, ayrı manası vardır. O hâlde, bir ilme ait bir kitabı okuyup anlayabilmek için, önce kelimelerin bu ilimdeki hususi manalarını bilmek lazımdır. Birkaç sene Mısır'da, Bağdat'ta bulunup da argo lisanı Arabça öğrenenlerin ve eline bir cep lügatı alıp da, Kur’ân-ı kerimi ve hadis-i şerifleri tercümeye kalkışan yeni din âlimlerinin, para kazanmak için yaptıkları tercüme ve tefsirler, bozuk ve zararlı olmaktadır. Bir tasavvuf âliminin huzurunda, senelerce dirsek çürütüp, emek verip, pişmeden, olgunlaşmadan, Mesnevî okutan, tasavvuf kitapları tercümesine kalkışan tarikatçıların sözleri ve yazıları da, yanlış ve çok zararlı olmaktadır ve bu zararlar da görülmektedir.

Osman Ünlü hocanın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan makalelerin arşivi için tıklayınız...

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

Radyo

Huzura Doğru
TV

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com