13 Ocak 2022, Perşembe | |
Ölçüde, tartıda hile yapmak! | |
Sual: Yiyeceklerde, içeceklerde, giyeceklerde ve kullanılan bütün eşyalarda hile yapmak, eksik tartmak, başka şeyler karıştırmak günah değil midir? Cevap: Bu konuda Kimyâ-i se'âdette buyuruluyor ki: Ölçüde hile etmemeli, doğru tartmalıdır. Kur’ân-ı kerimde, Mutaffifîn sûresi, birinci âyetinde meâlen; (Verirken noksan, alırken fazla ölçenlere acı azaplar yapacağım) buyuruldu. Din Büyükleri, her aldıklarını biraz noksan, verdiklerini de, biraz fazla ölçer ve; “Bu az fark, Cehennem ile aramızda perdedir derlerdi. Bunu, tam doğru ölçememek korkusundan yaparlardı. Yedi kat yer ve yedi kat gökler genişliğinde olan Cenneti, birkaç kuruşa satanlar ne kadar ahmaktır ve birkaç arpa tanesi için, Cehennem azabı ile müjdelenenler ne kadar ahmaktır” buyururlardı. Resûlullah efendimiz, her ne satın alsaydı, parasını biraz fazla verirdi. Fudayl bin İyâd hazretleri, oğlunu, bir şey satın alıp, vereceği altının kirlerini temizlerken görünce; “Ey oğlum! Bu yaptığın iş, sana iki nafile hacdan ve iki umreden daha faydalıdır” buyurdu. Din Büyükleri buyuruyor ki: “Fasıkların en kötüsü, alırken çok, satarken az ölçenlerdir.” Manifaturacılardan, kumaşı alırken gevşek, satarken gergin tutup ölçenler de böyledir. Kemiğini, âdetten fazla koyan kasaplar da böyledir. Hububat, buğday ve benzerlerinin içine toz toprak karıştırıp satanlar da böyledir. Malın iyisi ile kötüsünü karıştırıp, hepsini iyi diye satan pazarcılar da böyledir. Bunların hepsini yapmak haramdır. Velhasıl, alışverişte herkese karşı doğru hareket etmek vacibdir. Hatta, kendine söylenmesini istemediği sözü başkalarına söylememelidir. Böyle haramlardan kurtulmak için de, kendini, din kardeşinden üstün görmemek lazımdır. Bunu da, herkesin yapması güçtür. Bunun için Allahü teâlâ; (Hepiniz Cehennemden geçeceksiniz!) buyuruyor. Amma, herkes Allahü teâlâdan korkusuna göre, oradan çabuk veya geç kurtulacaktır. Her sanatta da hile yapmamak farzdır. Çürük iş yapmak ve gizlemek haramdır. İmâm-ı Ahmed ibni Hanbel hazretlerinden, gizli yama yapmayı sordular. O da cevaben; “Kendisinin giymesi ve müşterinin giymek için istemesi ile caiz olup, hile olarak yapmak, yani gizli yamayı, yeni diye satmak günahtır, aldığı para da haramdır” buyurdu. | |
Dini sualler için | |
13 Ocak 2022 Perşembe
* Ölçüde, tartıda hile yapmak! (Osman Ünlü Hocanın 13.01.2022 tarihli yazısı)
12 Ocak 2022 Çarşamba
* Kıble istikameti
12 Ocak 2022, Çarşamba | |
Kıble istikameti | |
Sual: Kıble istikameti nasıl bulunur? Cevap: İstanbul’un kıble istikameti iki yol ile bulunur: 1- Kıble açısı ile. 2- Kıble saati ile. 1- İstanbul’dan geçen tûl dairesinin istikâmetinden, yani cenup cihetinden Kıble açısı kadar şarkına dönülürse, Kıbleye dönülmüş olur. Pusula (kıble nümâ) ile, cenup cihetini bulup, bundan otuzbir derece şarka dönülürse, İstanbul’da kıbleye dönülmüş olur. Fakat pusulanın ibresi manyetik kutupları göstermektedir. Bunlar ise erd küresinin ekseninin kutupları değildir. Manyetik kutupların yeri de zamanla değişmektedir. Altıyüz sene kadar bir zamanda, hakiki kutuplar etrafında bir devir yapmaktadır. Bir şehirde pusula doğrultusu ile hakiki kutup doğrultusu arasındaki zaviyeye (Sapma açısı) denir. Her yerin sapma açısı başkadır. Şimalden şarka (+) veya garba (–) doğru pusula ibresinin 30° saptığı meskûn mahaller vardır. Bir yerin sapma açısı da, her sene değişmektedir. O hâlde, bir yerde cihet, pusula ile bulunursa, kıble açısına, sapma açısını eklemek veya çıkarmak lâzımdır. İstanbul’un sapma açısı takriben + 3° dir. Bunun için, İstanbul’da pusula ile anlaşılan cenup cihetinden: 28° + 3° = 31° şarka dönünce, kıbleye dönülmüş olur. Cenup ciheti, kutup yıldızı ile veya saat ile yahut yere çizilen (Nısf-ün-nehâr) hattı ile bulunursa, kıble açısına sapma açısını eklemek lâzım olmaz. İstanbul’da cenuptan 29 derece şarka dönülerek, kıble ciheti bulunur. Bunun için saatimizi masa üzerine koyup, altı sayısı cenuba çevrilir. Yelkovan beş üzerine getirilince, kıbleyi gösterir. (Tam İlmihal s. 171) | |
Dini sualler için | |
* Zaruret hâlinde faizle para almak! (Osman Ünlü Hocanın 12.01.2022 tarihli yazısı)
12 Ocak 2022, Çarşamba | |
Zaruret hâlinde faizle para almak! | |
Sual: Zaruret hâlinde faizle para alınacağını söyleyenler oluyor. Dinimizde böyle bir hüküm var mıdır eğer varsa bu zaruret nedir, neleri içine almaktadır? Cevap: Hiçbir memlekette, hiçbir kimseden, bankadan ve kooperatiften, zaruret olmadıkça, hiçbir sebep ile ödünç para alıp faiz ödemek caiz değildir. Zaruret başkadır, ihtiyaç başkadır. Zaruret, kendinin veya nafakası lazım olanların aç, susuz, çıplak veya sokakta kalarak hasta olması demektir. Zaruret olunca, yani ölümden veya hastalıkla, bir uzvun yok olmasından korku olunca, helal yollardan, faizsiz olarak, zaruretin giderilmesine çalışılır. Helal yol bulunamazsa, faizle ödünç alınıp, bununla zaruret giderilir ise de, sonra, ihtiyaçtan fazla bir şeye para sarf etmeyip, borcunu bir an önce ödeyerek faizden kurtulması farzdır. Bahr kitabında; “Muhtaç olanın faiz ile borç alması caizdir” denmektedir. *** Sual: Bir kimse, ev almak için faizle para alabilir mi? Cevap: Kira ile ev tutmak varken, ev satın almak zaruret değildir. Ticaret, sanat için sermaye bulmak da zaruret değildir. Zaruret hâlinde olana da faiz ile ödünç vermenin haram olduğu Eşbâhda bildirilmektedir. Haramdan kurtulmak için, muhtaç olan kimseye muâmele ve îne yolları ile ödünç verilir, denilmiştir. Böyle, farzı yapmamaktan veya haram işlemekten kurtuluş yolu aramaya da Hîle-i şer'ıyye denir. *** Sual: İmamlık, müezzinlik yapanların, yaptıkları bu hizmet karşılığında ücret alabilir mi? Cevap: Ezan okumak, imamlık yapmak, Kur’ân-ı kerim ve mevlid okumak, din bilgisi öğretmek için ücret almak caiz değil ise de, imamlık, müezzinlik ve ilim öğretmek için almaya izin verilmiştir. Haram işler için ücret almak caiz değildir. *** Sual: Ekmeği sayı ile ödünç almak uygun olur mu? Cevap: Eti tartarak, ekmeği tartarak veya sayarak ödünç vermek ve almak caizdir. *** Sual: Birisinden ödünç bir şey istemek için, bir başkasını vekil etmek uygun olur mu? Cevap: Ödünç verilecek parayı veya malı almak için, bir başkası vekil edilebilir. Ancak birisinden ödünç bir şey istemek için vekil olunmaz. *** Sual: Malı, parası olduğu hâlde borcu ödemeyi geciktirmek günah olur mu? Cevap: Malı, parası olduğu hâlde, borcu az olan kimsenin dahi, bu borcunu geciktirmesi, ödememesi haram olur. | |
Dini sualler için | |
10 Ocak 2022 Pazartesi
* Namazı Kâbeye karşı kılmalıdır
10 Ocak 2022, Pazartesi | |
Namazı Kâbeye karşı kılmalıdır | |
Sual: İstikbal-i kıble ne demektir? Cevap: İstikbal-i kıble, namazı Kâbeye karşı kılmaktır. Kâbe için kılmak değildir. Kıble önce (Kudüs) idi. Hicretten onyedi ay sonra, Şaban ortasında salı günü öğle veya ikindi namazının üçüncü rekâtında iken Kâbeye dönülmesi emir olundu. Göz sinirlerinin çapraz istikameti arasındaki açıklık, Kâbeye rastlarsa, Hanefi ve Maliki mezheplerinde namaz sahih olur. Bu zaviye takriben 45 derecedir. İstanbul’un kıble istikameti, cenuptan yirmidokuz derecelik bir zaviye kadar şarktadır. Bu açıya (Kıble zaviyesi) denir. Harita üzerinde bir şehir ile, Mekke şehri arasında çizilen doğruya (Kıble hattı) denir. Bu hat, kıble istikametini gösterir. Güneş bu hat üzerine gelince, (Kıble saati) olur. Bu hat ile bu şehirden geçen tûl dairesi arasındaki zaviyeye (Kıble açısı) denir. Bir şehrin kıble istikameti, tûl ve arz derecelerine tabidir. Şimal nısf kürede, zeval vaktinde, güneşin bulunduğu cihet yahut mahallî zevalî zamana ayarlı bir saat makinesi üfkî olarak yüzü semaya doğru ve akrebi güneşe doğru tutulunca, akrep ile oniki rakamı arasındaki zaviyenin orta hattı, takriben cenubu gösterir. (Tam İlmihal s. 170) | |
Dini sualler için | |
* Satılan malın kusurunu gizlemek (Osman Ünlü Hocanın 10.01.2022 tarihli yazısı)
10 Ocak 2022, Pazartesi | |
Satılan malın kusurunu gizlemek | |
Sual: Satıcıların bazıları, kusurlu, çürük malları gizleyip sağlamların arasına karıştırarak satmaktadır, böyle yapmak dinimizce uygun mudur? Cevap: Bu konuda Kimyâ-i se'âdet de buyuruluyor ki: “Malın ayıbını, müşteriden gizlememeli, hepsini, olduğu gibi göstermelidir. Kusuru gizlemek, hıyanettir. Malın iyi tarafını göstermek, karanlıkta göstermek zulüm, hile olur. Resûlullah efendimiz, buğday satan birisinin buğdayına, mübarek parmaklarını sokup, içinin yaş olduğunu görünce; - Bu nedir? buyurdu. - Yağmur ıslatmıştır deyince; - Niçin saklayıp göstermiyorsun? Hile eden, bizden değildir buyurdu. Birisi, üçyüz dirhem gümüşe bir deve sattı. Devenin ayağında arıza vardı. Eshâb-ı kirâmdan Vâsile bin Eska hazretleri orada idi. O anda dalgın idi. Devenin satıldığını anlayınca, alanın arkasından koşup; - Devenin ayağı ârızalıdır dedi. Müşteri deveyi geri getirip, parasını aldı. Deveyi satan; - Satışımı niçin bozdun? deyince; - Resûlullah efendimizden işittim; (Satılan bir şeyin kusurunu gizlemek helal değildir. O kusuru bilip söylememek de, kimseye helal değildir) buyurdu ve Resûlullah efendimiz bizden söz aldı ki, Müslümanlara nasihat edelim. Onlara merhamet edelim. Malın kusurunu saklamak, nasihat etmemek olur buyurdu. Satıcıların, kusur saklamamaları çok güçtür. Büyük cihat demektir. Bu cihadı kazanmak için, mal alırken dikkat etmeli, kusurlu mal almamalıdır. Eğer kusurlu mal alırsa, müşteriye söylemeyi niyet etmelidir. Eğer aldanırsa, ziyan etmiş olur. Başkasını da ziyana. zarara sokmamalıdır. Kendisi, başkasına incinince, başkalarını da kendinden soğutmamalıdır. Şunu iyi bilmelidir ki, hile ile rızık artmaz. Belki, malın bereketi gider. Hile ile azar azar biriktirilen şeyler, ansızın gelen bir felaketle, birdenbire giderek geride yalnız günahları kalır... Nitekim bir sütçü, süte su katardı. Bir gün, ansızın sel gelip, ineği boğdu. Adam şaşkın bir hâlde düşünürken, çocuğu; - Süte kattığımız sular birikerek, gelip ineği götürdü dedi. Resûlullah efendimiz buyurdu ki: (Ticarete hıyanet karışınca, bereket gider.) Bereket demek, az malın çok faydası olması, çok işe yaraması demektir. Az bir mal, bereketli olunca, çok kimsenin rahat etmesine, çok iyi işlerin yapılmasına yarar, faydalı olur.” | |
Dini sualler için | |
9 Ocak 2022 Pazar
* Mükellef olan katil, mirastan mahrum olur
10 Ocak 2022, Pazar | |
Mükellef olan katil, mirastan mahrum olur | |
Sual: Mükellef olan katil, mirastan mahrum olur mu? Çocuk, deli ve katle yardım edenler vâris olabilirler mi? Cevap: (Redd-ül-muhtâr) sâhibi “rahmetullahi teâlâ aleyh” buyuruyor ki: Cinayet, yaralamak veya öldürmek demektir. Katl, insan öldürmek demektir. Öldürene katil, ölene maktul denir. Beş türlü katl haramdır: 1- Amden, bilerek, isteyerek öldürmektir. Öldürmek için, bir insanın herhangi yerine, bıçak, tabanca gibi öldürücü şeyle vurmaktır. 2- Haram olan katlin ikincisi, şebehe olan, yani amd ile öldürmeğe benzeyen katldir. Katl âletleri ile olmayan öldürmektir. Küçük taş, küçük sopa ile döğerek öldürmek böyledir. 3- Hata ile, yanlışlıkla öldürmek olup, iki türlüdür: a) Katilin yanılmasıdır: Bir adamı, av veya düşman sanarak, atıp vurmaktır. b) Merminin yanılmasıdır: Bir hedefe, bir ava atılan merminin bir adama gitmesi veya hedeften adama sıçraması ile katldir. 4- Hataya sebep olan şeyle katldir. Yüksekten üstüne düşerek veya uyuyan kimsenin yuvarlanarak bir kimseyi öldürmesi böyledir. 5- Başka niyet ile yapılan işin, ölüme sebep olmasıdır. Mülkü olmayan yere kazdığı kuyunun veya koyduğu taşın ölüme sebep olması böyledir. İlk dört katlde, mükellef olan katil, mirastan mahrum olur. Beşinci katlde, mahrum olmaz. Çocuk ve delinin amd ile öldürmesi, hata kabul edilir. Âkılesi (yardımcıları, akrabası) veya kendi diyet verir. Kefaret lâzım gelmez. Vâris olamazlar. Katle yardım eden de, katil gibi miras alamaz. Bunların âkıl ve baliğ olmaları da şarttır.(Tam İlmihal s. 893) | |
Dini sualler için | |





























