9 Ocak 2022 Pazar

* Doğumun kolay olabilmesi için (Osman Ünlü Hocanın 10.01.2022 tarihli yazısı)

10 Ocak 2022, Pazar

Doğumun kolay olabilmesi için

 

Sual: Doğumun kolay olabilmesi için, tıbbın bildirdiklerinin dışında okunacak veya yazılacak bir dua var mıdır?

Cevap: Doğumun kolay olması, çocuğun rahat dünyaya gelmesi için Bostân-ül-ârifîn kitabında deniyor ki:

“Abdullah ibni Abbas hazretleri buyurdu ki: Bir tas, tabak içine (Bismillâhillezî lâ ilâhe illâ huv El-Halîm-ül Kerîm. Sübhâne Rabbil' Arş-il'azîm Elhamdülillahi Rabbil' âlemîn) ve sonra (Nâzi'ât) suresinin son âyetini ve Ke-ennehüm'den itibâren (Ahkaf) sûresinin son âyetini Kur’ân harfleri ile yazıp, eritip bebeğin annesine içirmelidir.”

***

Sual: Kendisine bir nimet gelen kimse, bu nimete karşılık şükür için secde yapabilir mi?

Cevap: Şükür secdesi de, tilâvet secdesi gibidir. Kendisine nimet gelen veya bir dertten kurtulan kimsenin, Allahü teâlâ için secde-i şükür yapması müstehabdır. Secdede önce; Elhamdülillah der. Sonra, secde tesbihini okur.

***

Sual: Her namazın ardından şükür secdesi yapmanın dinen bir mahzuru olur mu?

Cevap: Namazdan sonra şükür secdesi yapmak mekruhtur. Mekruh olduğu Mektûbât-ı Ma'sûmiyyede de yazılıdır. Cahillerin sünnet veya vacib sanacağı mubahları yapmak da, tahrimen mekruhtur. Bidat hasıl olmasına sebep olur.

***

Sual: Karaborsacıların sakladıkları malları, devlet, uygun fiyata sattırabilir mi?

Cevap: Mecellenin 26. Maddesinde;

“Çok kimseyi zarardan kurtarmak için, bir kimseye zarar yapılabilir” deniyor. Gıda maddelerini satanlar, piyasadaki değerinin iki misline satarak halka zarar verirlerse, hâkim piyasadaki değerine sattırır. Kıtlık zamanında, hükûmet, ihtikâr yapanın, yan karaborsacıların yığdığı gıda maddelerini, uygun fiyat ile, aç kalanlara sattırabilir.

***

Sual: Mülk sahibi, kiraya verdiği yerin kira müddetini uzatmaz ise, oradan çıkmak mı gerekir?

Cevap: Kira müddeti bitince, mal sahibi uzatmaz ise, kiracı çıkar. Malı, olduğu gibi teslim etmesi lazımdır. Teslim etmezse, gasbetmiş olur. Fakat, kullanma sebebi ile, herkes için hasıl olması âdet olan haraplık, kabahat sayılmaz.

***

Sual: Pazarlık ederek hatim, mevlid okumak dinen uygun mudur?

Cevap: Hadîka ve Berîkada deniyor ki:

“Hafız pazarlık etmeden, Allah rızası için hatim, cüz veya mevlid okursa, okutanın hediye ettiğini alması caiz olur. İtiraz ederse, aldığı haram olur.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

8 Ocak 2022 Cumartesi

* Küfür ve haramdan, hep zarar ve fenalık hâsıl olur

8 Ocak 2022, Cumartesi

Küfür ve haramdan, hep zarar ve fenalık hâsıl olur

 

Sual: Allahü teâlâ, din yolunda çalışanlara ve din bilgilerini, marifetlerini, kerametleri, harikaları öğretenlere rahat, huzur mu veriyor? Kâfirler, fende ilerledikleri hâlde, niye rahat yaşayamıyorlar?

Cevap: Allahü teâlâ, din yolunda çalışanlara ve din bilgilerini, marifetlerini, kerametleri, harikaları öğretenlere rahat, huzur veriyor. Dünya bilgilerinde, fende çalışanlara da aradıklarını veriyor. Kâfir milletler, yalnız fen bilgileri üzerinde çalışıyorlar. İslâm dinini insaf ile, temiz bir vicdan ile incelemiyorlar. Bunun için, fende ilerliyor, büyük endüstri kuruyorlar. Fakat, küfür pisliğinden, haram ve kötü işlerinin zararlarından kurtulamıyorlar. Rahata, huzura ve saadete kavuşamıyorlar. Fende ilerledikleri hâlde, rahat yaşayamıyorlar. Çünkü, küfürden ve haram işlemekten, hep zarar, hep ziyan, hep fenalık hâsıl olur. Sonu hep felâket olur. İmandan, ibadetlerden ve güzel ahlaktan ise, daima iyilik, rahatlık hâsıl olur. Fende ilerlediklerini ileri sürerek, kâfirlerin küfürlerini, İslâmiyete uymayan işlerini övmek, cahillik ve şaşkınlıktır. Müslümanlar, onlar gibi, fen bilgilerinde de çalışmağa, onlar gibi büyük fabrikalar kurmağa özenmelidir. Çünkü, İslâmiyet bunu emir etmektedir. İslâmiyet, hem fen bilgilerinde çalışmağı, hem de güzel ahlâklı olmağı, herkese iyilik yapmağı emir etmektedir. Müslümanlar, kâfirlerin, münafıkların çıplak gezmelerini ve seks bilgisi adı altında fuhuş söylemelerini faydalı zan etmemelidir. Bunları övmenin, Müslümanların hayâlarını, imanlarını çalmak için bir tuzak olduğunu bilmelidir. Bir işin, bir sözün faydalı veya zararlı olduğunu anlamak için, kâfirlerin yapıp yapmadıklarına değil, dinimizin emir veya yasak ettiğine bakmalıdır. (Tam İlmihal s. 891)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Satıcının, sattığı malı övmesi (Osman Ünlü Hocanın 08.01.2022 tarihli yazısı)

8 Ocak 2022, Cumartesi

Satıcının, sattığı malı övmesi

 

Sual: Satıcıların, sattıkları malları, sırf satmak için müşterilerine aşırı derecede övmesi dinen uygun mudur?

Cevap: Bu konuda Kimyâ-i se'âdet'te buyuruluyor ki:

“Satılan malı, olduğundan aşırı methetmemeli, övmemelidir. Çünkü, hem yalan söylemiş, hem aldatmış, hem de zulmetmiş olur. Hatta, doğru olarak da, müşterinin bildiği şeyi söylememelidir. Çünkü, bu da faydasız söz olur. Kıyamet günü her sözden sual olunacaktır. Beyhude, lüzumsuz olarak söyleyenler, hiç özür bulamayacaktır.

Yemin ile satmaya gelince, yalan yere yemin etmek haramdır. Yani büyük günahtır. Doğru yemin ederse, az bir şey için Allahü teâlânın ismini söylemek saygısızlık olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Alışverişte vallahi böyledir, vallahi öyle değildir diye yemin edenlere ve sanat sahiplerinden, yarın gel, öbür gün gel diye sözünde durmayanlara yazıklar olsun!)

(Malını yemin ederek beğendiren kimseye kıyamet günü merhamet edilmeyecek, acınmayacaktır.)

Yunus bin Abîd hazretleri ipekli kumaş tüccarı idi. Malını satarken hiç methetmez, övmezdi. Çırağı, bir gün, kumaşı gösterirken, müşterinin yanında;

-Ya Rabbî! Bu Cennet kumaşından bana da nasip et! deyince, Yunus bin Abîd hazretleri, bu sözün kumaşı methetmek, övmek olacağını düşünerek, kumaşı kaldırıp sattırmadı.”

***

Sual: Namazda bir hatadan dolayı secde-i sehiv gerekmiş ise, ne şekilde yapmalıdır?

Cevap: Secde-i sehiv yapmak için, bir tarafa selam verdikten sonra, iki secde yapıp oturur ve namazı tamamlar. İki tarafa selam verdikten sonra veya hiç selam vermeden de, secde-i sehiv yapmak caizdir.

***

Sual: Sıkıntıdan, dertten kurtulmak için, secde âyetlerini okuyup, secde ettikten sonra dua etmenin faydası olur mu?

Cevap: Bu konuda Dürr-ül-muhtârda ve Nûr-ül-îzâhda deniyor ki:

“İmâm-ı Nesefî hazretleri Kâfî kitabında buyuruyor ki: Bir kimse hüzünden, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, ondört secde âyetini, ezberden, ayakta okuyup, her birinden sonra, hemen yatıp secde ederse, Allahü teâlâ, o kimseyi o dert ve beladan korur.”

Son secdeden kalkınca, ayakta ellerini ileri uzatır. Kendinin veya bütün Müslümanların dinlerine ve dünyalarına gelen belalardan, sıkıntılardan, hastalıklardan kurtulmaları ve korunmaları için dua eder.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

7 Ocak 2022 Cuma

* Kadının yalnız seyahat etmesi (Osman Ünlü Hocanın 07.01.2022 tarihli yazısı)

7 Ocak 2022, Cuma

Kadının yalnız seyahat etmesi

 

Sual: Müslüman bir hanım, yalnız başına dinen sefer mesafesinde olan bir yere gidebilir mi?

Cevap: Bu konuda Berîka ve Hadîka kitaplarında deniyor ki:

“Hür kadının, zevci veya ebedi mahrem akrabasından biri yanında bulunmadan, yalnız veya başka kadınlarla yahut akıl, baliğ ve salih olmayan mahremi ile üç günlük yola gitmesi üç mezhebde haramdır. Şâfii mezhebinde, kadınlar ile mahremsiz olarak, farz olan hacca gidebilir. Bir veya iki erkeğin sefere gitmesi mekruhtur. Üç erkeğin gitmesi mekruh olmaz. Dört erkeğin gitmesi ve içlerinden birini emir, başkan seçmeleri sünnettir.”

Hindiyyede, Tahtâvî, Dürr-ül-muhtâr ve Dürr-ül-müntekâda deniyor ki: “Kadın, mürâhık olan, yani büluğa yaklaşmış, oniki yaşındaki mahremi ile sefere gidebilir.”

Oniki ve dokuz yaşlarını doldurup da, baliğ olmamış çocuğa Mürâhık denir. Kâdîhânda deniyor ki: “Kadın, salih cemaat ile sefere gidebilir.” Bu iki kavil, zaruret hâlinde caiz olur.

***

Sual: Erkek ve kız çocuklarının ergenlik yaşına girmesi ne zamandan itibaren başlar?

Cevap: Bu konuda Mecelle'nin  dokuzyüzseksen altıncı maddesinde deniyor ki:

“Sinn-i büluğun mebdei yani büluğ çağının başlaması, erkekte on iki ve kızda dokuz yaşları doldurmaktır. Müntehâsı yani sonu ise ikisinin de onbeş yaştır. Onbeş yaşını ikmal edince, tamamlayınca bâliğ sayılırlar.”

***

Sual: Namazda boğazı temizlemek namazı bozar mı?

Cevap: Boğazından, özürsüz, öksürür gibi ses çıkarmak namazı bozar. Kendiliğinden olursa bozmaz. Okumayı kolaylaştırmak için yapılırsa, zararı olmaz.

***

Sual: Bir şey hakkında kitaplarda bidat veya vacip diye iki hüküm bildirilmiş ise, bu şeyi yapmamak mı gerekir?

Cevap: Bir şeyin vacib veya bidat olmasında şüphe edilse, bu şeyi yapmak iyi olur. Bidat ile sünnet arasında şüphe olsa, yapmamak lazım olur.

***

Sual: Namazda kaç rekat kıldığını şaşıran kimse nasıl hareket eder?

Cevap: Bir kimse, kaç rekat kıldığını unutsa, bu şaşırması, ilk olarak başına geldi ise, selam verip namazı tekrar kılmalıdır. Şaşırmak âdeti ise, düşünüp, çok zan ettiğine göre kılar. Kuvvetli zan edemezse, az kıldığını kabul ederek tamamlar.

***

Sual: Namazı kılıp kılmadığında şüphe eden kimse ne yapmalıdır?

Cevap: Namazı kıldığında şüphe eden kimse, vakit çıkmadı ise, tekrar kılar. Çıktı ise kılmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Kâfirler, Müslümanların imanlarını yok etmek istiyorlar

7 Ocak 2022, Cuma

Kâfirler, Müslümanların imanlarını yok etmek istiyorlar

 

Sual: Kâfirler teknikte ilerledikleri, madde ve kuvvet üzerinde çok şey keşfettikleri için, kâfirlik iyidir, faydalıdır denilebilir mi?

Cevap: Kâfirler, Müslümanların imanlarını yok etmek için, hayâlarını yok etmeğe çalışıyorlar. Plajlarda, futbol oyunlarında, sporlarda avret yerlerinin, edeb yerlerinin açılmasına önderlik yapıyorlar. Fuhuş sözlere seks bilgisi diyorlar. Bu açıklıklara ve seks bilgilerine ilericilik ve lüzumlu, faydalı diyerek gençleri hayâsız yapmak istiyorlar. Gençleri aldatmak için, “Medenî milletlerin yaptıklarını biz de yapacağız. Çağımıza ayak uyduracağız. Gericilikten kurtulacağız” diyorlar. Kâfirler teknikte ilerledikleri, madde ve kuvvet üzerinde çok şey keşfettikleri için, kâfirlik iyidir, faydalıdır denilebilir mi? Onların ibadetlerini, kötülüklerini biz de yapalım denilebilir mi? Bir Müslüman, Allahü teâlânın yasak ettiği şeyleri, kâfirlerin yaptıklarını ileri sürerek, övemez. Bunlar faydalıdır diyemez. Haramlar hiçbir sebeple faydalı, iyi olamaz. Kâfirlerin yaptığı şeylerden İslâm dininin yasak etmediklerini, hatta emir ettiklerini övmek ve yapmak ise, suç olmaz. Fen bilgileri, ağır sanayi böyledir. Kâfirlere medenî etiketini koyduran da bu sahadaki başarılarıdır. Müslüman, kâfirlerin bu başarılarını över. İslâm düşmanı ise, bu başarıları ileri sürerek, onların küfürlerini, ibadetlerini, ahlâksızlıklarını ve İslâmiyetin yasak ettiği zararlı, kötü şeylerini över. (Tam İlmihal s. 891)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

6 Ocak 2022 Perşembe

* Allahü teâlâdan hayâ etmek, nefsin isteklerini terk etmekle olur

6 Ocak 2022, Perşembe

Allahü teâlâdan hayâ etmek, nefsin isteklerini terk etmekle olur

 

Sual: Allahü teâlâdan hayâ etmek, ne demektir ve nasıl yapılır?

Cevap: (Berîka) kitâbında diyor ki, kalb afetlerinin otuzaltıncısı, (Vekâhet)dir. Vekâhet, hayânın az olması demektir. Hayâ, çirkin şey yapmaktan, ayıplanmaktan çekinmektir. Türkçede, utanmak, sıkılmak denir. Hadîs-i şerifte, (Allahü teâlâdan hayâ ediniz!) buyuruldu. Allahü teâlâdan hayâ etmek, şehvetlerini, yani nefsin isteklerini terk etmekle olur. Hayâsı olan, Allahü teâlâdan korkar. Onun, razı olmadığı işlerden ve sözlerden kaçınır. Bir hadîs-i şerifte, (Hayâ, imandandır. Fuhuş söylemek, cefadandır. İman Cennete, cefa Cehenneme götürür) buyuruldu. Hayâ ve emân birlikte bulunur. Biri yok olursa, diğeri de yok olur. Kadın hayâsı, erkek hayâsından dokuz kat fazladır. Bir hadîs-i şerifte, (Fuhuş insanın lekesi, hayâ, ziynetidir) buyuruldu. Hayânın en kıymetlisi, Allahü teâlâdan utanmaktır. Ondan sonra, Resulullahtan “sallallahü aleyhi ve sellem” hayâdır. Daha sonra, insanlardan hayâ etmektir. (Tam İlmihal s. 891)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com