6 Ocak 2022, Perşembe | |
Piyasaya kalp, sahte para sürmek! | |
Sual: Sahte para, altın ve benzerlerini yapıp piyasaya sürmek, böylece insanları aldatmak haram değil midir? Cevap: Herkese yapılan zararlardan birisi de, piyasaya kalp, sahte para sürmektir. Bu sahte parayı alan, bunun sahte olduğunu anlamazsa, buna zulmedilmiş olur. Alan kimse, bunun sahte para olduğunu anlayıp; o da başkasına, başkası da, bir diğerine verirse birbirlerini zincirleme aldatmış olurlar. Elden ele dolaştıkça, günahı, hep birinci kimseye de yazılır. Bunun için; “Bir sahte lira vermek, yüz lira çalmaktan daha fenadır” buyurmuşlardır. Çünkü, hırsızlığın günahı bir kerredir. Sahte para vermenin günahı ise, öldükten sonra bile devam eder. En zavallı kimse, ölüp gittiği hâlde, bıraktığı kötülük sebebi ile günahı tükenmeyen kimsedir. Öldükten senelerce sonra günahı yazılır ve azabını çeker. Bunun için eline sahte para geçen, onu yok etmeli, kimseye vermemelidir. İnsan paraları iyi tanımalı ve aldanmamaktan ziyade, kimseyi aldatmamaya dikkat etmelidir. Bilmeyerek alıp vermek de günahtır. Çünkü; “İnsanın, başına gelen her işin, dindeki ilmini öğrenmesi vaciptir” buyurulmuştur. Yok etmek niyeti ile, kalp, sahte para almak sevaptır. Ayarı bozuk maden paraları yok etmemeli, söyleyerek emin kimselere, devlet yetkililerine vermelidir. Hile edecek kimselere vermesi, silahı yol kesen eşkıyaya satmaya benzer ki, haramdır. *** Sual: Gıda maddelerinin bol olduğu, insanların rahat alabileceği zamanlarda, bu maddelerden bolca alıp depolamak da haram olur mu? Cevap: Gıda maddelerinde ihtikârın haram olması, az bulundukları zamandadır. Çok olup, herkes kolay alabilirse, ihtikâr yani piyasadan mal alıp depolamak haram olmaz. Fakat, böyle zamanlarda da, mekruh olur. Çünkü, insanların zararını beklemek, iyi değildir. *** Sual: Üreticiden toptan alınan veya dışarıdan getirilen malları, insanları aldatmadan mevcut piyasa fiyatı ile satmanın mahzuru olur mu? Cevap: Bu konuda Peygamber efendimiz buyuruyor ki: (Bir kimse, hariçten gıda maddesi satın alıp, şehre getirir ve piyasaya göre satarsa, sadaka vermiş gibi sevap kazanır veya köle azad etmiş gibi sevap kazanır.) *** Sual: Bir kimsenin, namazda ah, of gibi sesler çıkarması namazına zarar verir mi? Cevap: Namaz kılarken ah, of gibi inlemek, ses çıkarmak namazı bozar. | |
Dini sualler için | |
6 Ocak 2022 Perşembe
* Piyasaya kalp, sahte para sürmek! (Osman Ünlü Hocanın 06.01.2022 tarihli yazısı)
5 Ocak 2022 Çarşamba
* Fuhuş söyleyen, bunun azabını çekmedikçe Cennete girmez
5 Ocak 2022, Çarşamba | |
Fuhuş söyleyen, bunun azabını çekmedikçe Cennete girmez | |
Sual: “Fuhuş söyleyenlerin Cennete girmeleri haramdır” hâdis-i şerifini nasıl anlamalıyız? Yani, hiç Cennete giremez mi demek, yoksa azab gördükten sonra mı Cennete girer demektir? Cevap: Fuhuş söyleyen kimse tazîr olunur. Çünkü, fuhuş söylemek tahrimen mekruhtur. (Hadîka) kitabında, dil afetlerinin onbirincisinde diyor ki, fuhuş, çirkin söz demektir. Haddi aşan her şeye fâhiş denir. Burada, çirkin olan işleri başkalarına açık kelimelerle anlatmak demektir. Cima için ve abdest bozmak için kullanılan kelimeleri söylemek böyledir. Bu kelimeleri söylemek fuhuştur ve tahrimen mekruhtur. Çünkü bunları söylemek, mürüvvete ve diyanete uygun değildir ve hayâyı, utanmayı giderir ve başkalarını gücendirir. Mürüvvet, insanlık, erkeklik demektir. Cimayı ve abdest bozmağı anlatmak lâzım olduğu zaman, açık olarak söylememeli, kinaye olarak söylemelidir. (Kinaye), bir şeyi, açık manaları başka olan kelimelerle anlatmaktır. Edebli olan, salih olan, fuhuş söylemeğe mecbur olunca, kinaye olarak söyler. Meselâ, Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerimde, cima için dokunmak (lems) kelimesini söylemiştir. İbni Ebiddünyânın ve Ebû Nu’aymın “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ” bildirdikleri hadîs-i şerifte, (Fuhuş söyleyenlerin Cennete girmeleri haramdır) buyuruldu. Yani, bunun azabını çekmedikçe Cennete girmezler. (Tam İlmihal s. 891) | |
Dini sualler için | |
* İhtikâr, karaborsacılık haramdır! (Osman Ünlü Hocanın 05.01.2022 tarihli yazısı)
5 Ocak 2022, Çarşamba | |
İhtikâr, karaborsacılık haramdır! | |
Sual: Herkese lazım olan gıda, deva ve benzeri maddelerde karaborsacılık yapmak günah mıdır? Cevap: İhtikâr demek, insan ve hayvan gıda maddelerini piyasadan toplayıp, yığıp, pahalandığı zaman satmaktır yani karaborsacılıktır. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bir kimse gıda maddelerini alıp, pahalı olup da satmak için kırk gün saklarsa, hepsini fakirlere parasız dağıtsa, günahını ödeyemez.) (Bir kimse gıda maddelerini kırk gün saklarsa, Allahü teâlâ ona darılır. O, Allahü teâlâyı saymamış olur.) Hazret-i Ali buyuruyor ki: “Gıda maddelerini kırk gün saklayanın kalbi kararır.” Âlimlerden birisi, tüccar idi. Vâsıt şehrinden, Basra'ya gıda gönderip satılmasını vekiline emretti. Basra'da ucuz olduğu için, vekili bir hafta bekleyip, pahalı sattı ve âlime müjde yazdı. Cevabında buyurdu ki: “Biz, az kâr ile çok sevap kazanmayı daha çok severiz. Fazla kazanmak için, dinimizi feda etmemeli idin. Çok büyük cinayet yapmışsın. Bunu affettirmek için sermayeyi ve kârı hemen sadaka olarak dağıt!” İhtikârın haram olması, Müslümanlara zararlı olduğu içindir. Çünkü, gıda maddeleri, insanların ve hayvanların yaşayabilmesi için lazımdır. Satılınca, herkesin alması mubahtır. Bir kişi alıp saklayınca, başkaları alamaz. Sanki çeşme suyunu saklayıp, herkesi susuz bırakmaya benzer. Gıda maddelerini bu niyetle satın almak günahtır. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri buyurdu ki: “Köylü, tarlasından aldığı gıda maddelerini istediği zaman satabilir. Acele satması vacib değildir. Fakat, acele etmesi sevaptır. Pahalı olunca satmasını düşünmesi çirkindir. İlaçlarda ve gıda maddesi olmayan ve herkese lazım olmayan şeylerde ihtikâr haram değildir.” İmâmeyne göre, bunların hepsi ihtikârdır. İnsanlara lazım olan her şeyde ihtikâr haramdır. Devlet, hükûmet, ihtikâr edeni, haber alınca, evine yetecek kadar bırakıp, fazlasını halka satmasını emreder. İmâm-ı a'zam hazretleri, ilaçları saklamak ihtikâr olmaz, buyurmuştur. Ancak ilaçların çoğu böyle ise de, kininin sıtmaya, insülinin diyabete ve aşı ile serumların, belli mikroplara karşı kullanılması, ekmeğin açlığa karşı kullanılması gibi, muhakkak şifaya sebep olduğundan, bu gibi, tesiri kuvvetli ilaçları saklayarak, ihtikâr, karaborsacılık yapmak haram olur. | |
Dini sualler için | |
4 Ocak 2022 Salı
* Kalbine, küfre sebep olan şey gelen
4 Ocak 2022, Salı | |
Kalbine, küfre sebep olan şey gelen | |
Sual: Kalbine, küfre sebep olan şey gelen, bunu söylemese ve üzülse, imanına zarar verir mi? “İslâmiyet ile işim yoktur” diyen kâfir olur mu? Cevap: Kalbine, küfre sebep olan şey gelen, bunu söylemese ve üzülse, imanına zarar vermez. İmanının kuvvetli olduğunu gösterir. Şeyhayne “radıyallahü teâlâ anhümâ” söven, mürted olur. Katlolunur. Erkeklerin ipek giymeleri helaldir diyen kâfir olmaz. Zira ihtilaflıdır. “İslâmiyete de müracaat edelim” diyene, “İslâmiyet ile işim yoktur” diyen kâfir olur. İmanını ve nikâhını tecdîd etmesi lâzım olur. Müslümanın hem İslâmiyete, hem de kanuna uyması lâzımdır. Mürted olup Dâr-ül-harbe gidenin malları vârislerine intikal eder. Beyt-ül-mâlın olmaz. Müslüman oldum diyen zimmî tasdik olunur. Kâfir, sünnet olmakla, Müslüman olmaz. Müslüman cariyeyi satın alan zimmî şiddetle tazîr olunur. Cariyeyi Müslümana satması emir olunur. Müslümanların mahallesinde ev satın alan zimmînin, bu evi bir Müslümana satması emir olunur. Cami civarındaki evlerini zimmîlere kiraya veren Müslümana, bunlardan alıp, namaz kılanlara vermesi emir olunur. Zimmînin kâfir köle satın alması câizdir. Köle Müslüman olursa, bunu Müslümana satması lâzım olur. Zimmî Müslüman kadınla zina etse, yüz değnek had vurulur ve uzun zaman hapis olunur. Bu kadın muhsan (evli) ise recim, değilse darb olunur. Gelini ile zina eden recim olunur). (Tam İlmihal s. 890) | |
Dini sualler için | |
* Bidat sahibini kötü bilmelidir (Osman Ünlü Hocanın 04.01.2022 tarihli yazısı)
4 Ocak 2022, Salı | |
Bidat sahibini kötü bilmelidir | |
Sual: Dinin emir ve yasaklarında değişiklik yapan bidat ehlini sevmemek onlarla görüşmemek, konuşmamak mı gerekir? Cevap: İslam âlimleri, Müslümanların bidat sahipleri ile görüşmelerini, onlara yaklaşmalarını, konuşmalarını yasak ettiler. Abdülkâdir Geylânî hazretleri, bidat ehlinin mezheblerinin bozuk olduklarına inanmak, onlara uymamak lazım geldiğini, onları sevmemenin çok sevap olduğunu bildirdi. Peygamber efendimiz; (Bidat sahibine düşman gözü ile bakan kimsenin kalbini Allahü teâlâ eman ve iman ile doldurur. Bidat sahibini kötü bileni Allahü teâlâ, Kıyamet gününün korkularından korur. Bidat sahibine hakaret edene, Allahü teâlâ, Cennette yüz derece ihsan eder. Bidat sahibini güler yüzle karşılıyan veya ona iyilik eden, Allahü teâlânın Muhammed aleyhisselama göndermiş olduğu İslamiyeti beğenmemiş olur) buyurdu. Mugîre'nin Abdullah ibni Abbas'tan haber verdiği hadis-i şerifte de; (Bidat sahibi, bidatinden vazgeçmedikçe, Allahü teâlâ, onun hiçbir ibadetini kabul etmez!) buyuruldu. Fudayl bin İyâd hazretleri buyurdu ki: “Bidat sahibini seven kimsenin ibadetlerini Allahü teâlâ yok eder ve kalbinden iman nûrunu çıkarır.” Bidat sahibini sevmeyenin ibadetleri az olsa bile günahlarının affolunması umulur. Bir hadis-i şerifte de; (Yolda, bir bidat sahibi ile karşılaşmamak için yolunu değiştir!) buyuruldu. Bu hadis-i şerifler ve nasihatler, Gunye kitabında yazılıdır. Kendilerinin Müslüman olduklarını söyleyen ve Ehl-i sünnet olarak tanıtanlar, her fırkadan olan sapıkları aralarına alıyorlar. Ehl-i sünnet olsun, ehl-i bidat olsun, her Müslüman bunların fırkasına girebiliyor. Böyle oldukları hâlde, hak yolda bulunduklarını iddia ediyorlar. Bu durum, iki zıt şeyi mesela ateşle barutu birlikte bulundurmak gibi olmaktadır. Bu ise muhaldir, olacak şey değildir. *** Sual: Sabah namazının farzını kılarken güneş doğarsa namaz kılınmamış, kazaya mı kalmış olur? Cevap: Sabah namazı kılarken, güneş doğmaya başlarsa, bu namaz sahih olmaz, tekrar kaza etmek gerekir. İkindiyi kılarken güneş batarsa, bu namaz sahih olur. Akşam namazını kıldıktan sonra, tayyare, uçak ile batıya gidince, güneşi görse, güneş batınca akşam namazını tekrar kılar. Eğer orucunu bozmuş ise, bayramdan sonra kaza eder. | |
Dini sualler için | |
3 Ocak 2022 Pazartesi
* Namazları, ilk vaktinde kılmak Osman Ünlü Hocanın 03.01.2022 tarihli yazısı)
3 Ocak 2022, Pazartesi | |
Namazları, ilk vaktinde kılmak | |
Sual: Beş vakit namazı, vakti girer girmez hemen kılmak mı gerekir? Cevap: Cemaat ile öğle namazını, yazın sıcakta geç, kış günleri ise, erken kılmak müstehabdır. Akşam namazını her zaman erken kılmak müstehabdır. Yatsıyı, şeri gecenin üçte biri oluncaya kadar geç kılmak müstehabdır. Gecenin yarısından sonraya bırakmak tahrimen mekruhtur. Bu geciktirmeler, hep cemaat ile kılanlar içindir. Evinde yalnız kılan, her namazı vakti girer girmez kılmalıdır. Künûz-üd-dekâıkda yazılı, Hâkim'in ve Tirmüzî'nin bildirdikleri hadis-i şerifte; (İbadetlerin en kıymetlisi, evvel vaktinde kılınan namazdır) buyuruldu. Müslim'deki hadis-i şerifte; (Bir zaman gelecek, amirler, imamlar, namazı öldürecekler, namazın edasını vaktinden sonraya bırakacaklardır. Sen, namazını vaktinde kıl! Senden sonra, cemaat olurlarsa, onlarla da, tekrar kıl! İkinci kıldığın nafile olur) buyuruldu. *** Sual: İkindi ve yatsı namazlarını, Hanefi mezhebinde İmam-ı a'zamın kavline göre kılmanın mahzuru olur mu? Cevap: İkindi ve yatsı namazlarını, İmâm-ı a'zamın kavline göre kılmak ihtiyatlı olur. Uyanamayan, vitri yatsıdan hemen sonra kılmalıdır. Yatsıdan evvel kılarsa, sonra tekrar kılar. Uyanabilen ise, gecenin sonunda kılmalıdır. *** Sual: Nafile namazların kılınmasının mekruh olduğu vakitler de var mıdır? Cevap: Nafile namaz kılmanın mekruh olduğu iki vakit vardır. Bunlardan ilki; sabah Fecr-i sâdık yani tan yeri ağardıktan, güneş doğuncaya kadar, sabah namazının sünnetinden başka nafile namaz kılınmaz. Diğeri de, ikindiyi kıldıktan sonra, akşam namazından önce nafile namaz kılmak tahrimen mekruhtur. *** Sual: Cuma günü, imam hutbe okumak için minbere çıkarken, Cuma namazının ilk sünnetine başlanabilir mi? Cevap: Cuma günü imam minbere çıkınca ve müezzin ikamet okurken, diğer namazlarda imam namazda iken nafileye, yani sünnete başlamak mekruhtur. Yalnız sabah namazının sünnetine başlamak mekruh değildir. Bunu da safdan uzak veya direk arkasında kılmalıdır. Cuma günü imam minbere çıkmadan başlanan sünneti tamamlamalı denildi. *** Sual: Mürted diye imanı gitmiş olana mı denir? Cevap: Bir Müslüman, imanın yok olmasına sebep olacağı söz birliği ile bildirilmiş olan şeyleri, kasten, istekle söyler veya yaparsa, kâfir olur. Buna mürted denir. | |
Dini sualler için | |





























