23 Eylül 2021 Perşembe

* Satıştaki ve ödünç vermekteki fâize misaller (1)

23 Eylül 2021, Perşembe

Satıştaki ve ödünç vermekteki fâize misaller (1)

 

Sual: Satıştaki ve ödünç vermekteki fâizler neler olabilir?

Cevap: (Rıyâd-un-nâsıhîn)de diyor ki:

Satıştaki ve ödünç vermekteki fâiz için, Ömer Nesefînin “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Erba’în-i Selmânî) kitabındaki otuzüç misalden bir kısmını aşağıya yazıyoruz:

1- Kile (ölçekle) ile satılan bir şey, kendi cinsine [mesela buğdayı buğdaya] peşin satılırken, birinin hacmi ziyade olursa, fâiz olur.

2- Hacimleri müsavi, fakat biri veresiye [yani söz kesilen yerden ayrılıncaya kadar taayyün etmez (tayin edilme, belli olma)] ise, yine fâiz olur.

3- Tartarak satılan bir şey, kendi cinsine [mesela beşibiryerdeyi, altın liralar karşılığı] peşin satılırken, verilen ile alınanın ağırlığı müsavi olmazsa, fâiz olur.

4- Vezinleri (tartı) müsavi, fakat biri veresiye ise, fâiz olur. Vezin veya hacimleri müsavi olmayan peşin satışta, fâizden kurtulmak için, vezni veya hacmi az olan malın yanına, aynı cinsten olmayan, başka az bir şey de ilave edip, iki şey bir arada iken, pazarlık etmelidir. Böylece fâizden kurtulunur ise de, ilave edilen şeyin kıymeti az ise, harama yakın mekruh olur. O şeyi, pazarlıktan sonra ilave ederse caiz olmaz.

5- Kile ile satılan şeylerden, aynı cinsten olmayanlar, birbiri ile [mesela, arpayı buğdaya] satılırken, hacimleri aynı olsa da, veresiye satmak, ribâ [yani fâiz] olup, hacimleri farklı olsa da, her ikisi peşin caizdir.

6- Tartılarak satılan şeylerden aynı cinsten olmayanlar, birbiri ile [altın, gümüş ile] satılırken, ağırlıkları eşit olsa da, biri veresiye olunca fâiz olur. Ağırlıkları farklı olsa da, ikisi peşin [eline teslim etmek] caiz olur. Altınlı ve gümüşlü eşyayı, birbiri karşılığı veresiye satmak fâiz olur.

7- Vezin ile ve kile ile ölçülen ve ölçülmeyen her şey, kendi cinsi ile, veresiye satılınca, miktarı aynı olsa da, fâiz olur. (Tam İlmihal s. 856)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Haram mal ile sadaka vermek (Osman Ünlü Hocanın 23.09.2021 tarihli yazısı)

23 Eylül 2021, Perşembe

Haram mal ile sadaka vermek

 

Sual: Haram yoldan gelen para ile sadaka vermenin, cami yaptırmanın, dinimizce hükmü nedir?

Cevap: Bu konuda İbni Âbidîn ve Kâdî-zâde Ahmet Efendi, Birgivî Vasiyetnâmesi şerhinde diyor ki:

“Bir kimse, elindeki kati, kesin haram olan maldan sadaka verse, sevap umsa, alan fakir, haramdan olduğunu bilerek, verene Allah razı olsun dese, veren de veya başka bir kimse de âmin dese, hepsi kâfir olur.” İbni Âbidînde buyuruluyor ki:

“Haram olduğu bilinen belli mal ile cami ve başka hayır yaptırmak ve bunlara karşılık sevap beklemek de küfürdür, imanı giderir.”

***

Sual: Namaz kılan bir kimse, kıble istikametine doğru birkaç adım yürüse, namazı bozulur mu?

Cevap: Namazda kıbleye karşı bir saf,  bir buçuk metre kadar yürüyünce, namaz bozulmaz. Kıbleye karşı değilse veya kıbleye karşı devamlı olarak daha çok yürürse, namaz bozulur. Bunun için, yürüyerek namaz kılmak caiz değildir.

***

Sual: Kaybolmuş, yeri unutulmuş olan paraların, malların zekâtı verilir mi?

Cevap: Kaybolmuş, denize düşmüş, gasbolunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal ve inkâr olunan alacaklar, tam mülk olmadıkları için, zekâtta nisab hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki senelerin zekâtları verilmez.

***

Sual: Bir kimse, niyet etmeden, vereceği zekâttan daha çok, fakirlere para, mal verse, zekât borcu ödenmiş olur mu?

Cevap: Bir kimse, zekât niyeti ile, para veya malından kırkta bir ayırmadan veya verirken niyet etmeden, fakirlere milyonlarla lira dağıtsa, zekât vermiş olmaz. Çünkü, zekât malını ayırırken veya kendi vekiline veya fakire veya fakirin vekiline verirken niyet etmesi farzdır.

***

Sual: Yemeyi, içmeyi terk ederek açlıktan ve susuzluktan ölen bir kimse, bu yaptığından sorumlu olur mu?

Cevap: Yemeyip, içmeyip, açlıktan, susuzluktan ölen, günaha girer. Hâlbuki, ilaç almayıp ölen, günaha girmez. Namazı ayakta kılacak ve oruç tutacak kadar gıda almak farzdır. Doyuncaya kadar yiyip içmek mubahtır. Doyduktan sonra yemek, içmek haramdır. Yalnız sahurda ve misafiri utandırmamak için haram olmaz. Çeşitli meyve, tatlı yemek, içmek caiz ise de, vazgeçmek iyidir. Sofrada, lüzumundan fazla, çeşitli yemekler bulundurmak, ibadete kuvvetlenmek ve misafir için bulundurulursa, israf olmaz. Lüzumundan fazla ekmek bulundurmak da böyledir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

22 Eylül 2021 Çarşamba

* Altın ve gümüş, ağırlıkla ölçülür

22 Eylül 2021, Çarşamba

Altın ve gümüş, ağırlıkla ölçülür

 

Sual: Altın ve gümüş, yalnız ağırlıkla mı ölçülür?

Cevap: Altın ve gümüş, ağırlıkla ölçülür. Basılı liraların ağırlığı belli olduğu için, liraları sayı ile de kullanmak caiz olur. Kullanırken, ağırlıklarını düşünmek lâzımdır.

On dirhem gümüş para borcu olan kimse, alacaklısına, bunlar yerine bir altın verse, yani on dirhem borcuna karşı, bir altını peşin olarak satsa caiz olur. Çünkü gümüşler, semen yapılmış olup, taayyün etmeleri için, borçlunun teslim alması lâzımdır. Zaten borçluda bulundukları için, yeniden teslim almasına lüzum kalmamıştır. Çünkü, mebî’in ve semenin birlikte taayyün etmeleri, veresiye olan satışta fâizden sakınmak için şart edilmiştir. Ödenip biten borçta, böyle fâiz olamaz. Borçta, ileride düşülecek fâiz tehlikesi olabilir. (Dürr-ül-muhtâr). (Tam İlmihal s. 856)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Namazda harfleri karıştırmak (Osman Ünlü Hocanın 22.09.2021 tarihli yazısı)

22 Eylül 2021, Çarşamba

Namazda harfleri karıştırmak

 

Sual: Namazda okunan sure ve dualarda, harflerin yeri değiştirilmiş olsa, namaza  zarar verir mi?

Cevap: Bir harfi, başka harf okumakta, harfler çok farklı ise, namazı bozar. Mesela, sat yerine ta söylemek, sâlihât yerine tâlihât okumak gibi. Harflerin farkı az ise, çok âlimler, mana değişirse, eğer bilerek okudu ise, bozulur. Ağzından kaçtı ise, bozulmaz dediler. Dat yerine demek, sin yerine sat, te yerine demek gibi. Fetva böyle ise de, ihtiyatlı olmak lazımdır. Dâllîn yerine zâllîn okumak böyledir.

***

Sual: Çalınmış malları satan bir yerden, alışveriş yapmanın mahzuru var mıdır?

Cevap: Bir yerde, yağma edilmiş, çalınmış şeyler ve hayvanlar satılıyorsa, çoğunun haram olduğunu bilen kimse, buradan bir şey satın almamalıdır. Eğer ihtiyacı çoksa, nereden aldın diye sormalıdır. Helalden olduğu anlaşılan malı almalıdır. Çoğunun haram olmadığı biliniyorsa, sormadan almak caiz ise de, sormak vera olur.

***

Sual: İnsan necasetini yalnız başına gübre olarak satmanın ve satın almanın dinen mahzuru olur mu?

Cevap: İnsan necasetini yalnız başına satmak ve insandan ayrılan her şeyi satmak haramdır. Hepsini gömmek lazımdır. İnsan necasetini yalnız başına da kullanmak caiz değildir. Toprak veya başka şeyle karışık satmak ve kullanmak sahihtir.

***

Sual: Hayvan gübresini satın almanın, satmanın mahzuru var mıdır?

Cevap: Hayvan gübresi, yalnız olarak da satılır ve kullanılır. Diğer üç mezheb imamı hayvan gübresi satmak da caiz değildir dedi.

***

Sual: Gayrimüslimlerin âdetlerini yapmanın dinen bir zararı olur mu?

Cevap: Kâfirlerin âdetlerini yapmak, onlara benzemek niyeti ile olmazsa ve haram veya kötü âdetler değilse, faydalı şeylerse, caiz olur. Onlar gibi yemek, içmek böyledir. Onlara uymak için olur veya haram veya fena, kötü şeyler ise, haram olur.

***

Sual: Namaz kılarken, göğsünü kıbleden çeviren kimsenin namazı bozulur mu?

Cevap: Özürsüz, göğsünü kıbleden çevirince, namaz hemen bozar. Yüzünü, başka uzvunu çevirmekle namaz bozulmaz, mekruh olur. Elinde olmayarak çevrilince, bir rükün devam ederse, namazı bozar.

***

Sual: Namazda harf değil de kelime değişik okunsa, namaz bozulur mu?

Cevap: Kelimeyi değiştirince, mana bozulursa, Kur’ân-ı kerimde benzeri bulunsa da bozar. Mana değişmezse, bozmaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

21 Eylül 2021 Salı

* Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirmek

31 Eylül 2021, Salı

Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirmek

 

Sual: Kağıt veya madeni parayı birbiriyle değiştirirken birisi veresiye olur mu? Tayin edilen malın kendisi verilmeyip benzeri verilebilir mi?

Cevap: (Bedâyı’) kitabının sahibi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, beşinci cüz, 236. cı sahifesinde diyor ki, (Aynı sayıda fülüsü birbirleri ile değiştirirken [kağıt veya metal para bozdururken] veya fülüs verip fülüsten başka şey [altın, gümüş veya başka bir ayn] satın alırken, fülüs hep semen olur. Tayin edilince taayyün etmez. Kabzedilmedikçe deyn olur. Nakdeyn ile değiştirilirken, ayrılmadan önce, iki karşılıktan birinin kabzolunarak taayyün etmesi lâzımdır. Çünkü, burada fâizin iki şartı da yok ise de, deynin deyn karşılığı satılması bâtıldır. Fülüs, aynı sayıda [yani, itibari kıymetleri aynı olarak] fülüs ile değiştirilirken, fâizin bir şartı bulunduğu için [veresiyesi haram olacağından] iki karşılığın da kabzolunmaları lâzımdır. Fülüs, başka sayıda fülüs ile değiştirilirse, [bir yüzlük verip, kıymetlerinin toplamı yüzden az olan ufaklık alınırsa], fâizden kurtulmak için, iki karşılığın da tayin edilmeleri lâzımdır. Şeyhayne göre, ancak bu hâlde [ve selem satışında] niyet etmekle fülüs semenlikten çıkar. Uruz gibi olurlar. Tayin edilince, taayyün ederler. Fakat, yine adet ile ölçülürler. Fâizin bir şartı bulunduğu için, yani aynı cins oldukları için, tayin edilmekle, satışın peşin yapılması temin edilmiş olur. Tayin edilen malın kendisi verilir. Benzerleri verilemez). Birisinin tayin edilmesi de kâfi ise de, deynin semen olması ve bunun ayrılmadan önce kabzedilmesi lâzım olur. Bankada, bono kırdırmanın caiz olmadığı buradan da anlaşılmaktadır.

Zimmînin zimmîlerle ve Müslümanlarla alış-verişi, Müslümanların birbirleri ile alış-verişi gibidir. Yalnız kendi aralarında domuz ve şarap satmaları da caizdir. Dâr-ül-harbde [yani, Yahudi, Hristiyan veya müşriklerin memleketlerinde] bulunan mürtedin malları onun mülkü değildir. (Tam İlmihal s. 855)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

 

 

* Namazı kaza edince tövbe de etmelidir (Osman Ünlü Hocanın 21.09.2021 tarihli yazısı)

21 Eylül 2021, Salı

Namazı kaza edince tövbe de etmelidir

 

Sual: Vaktinde kılınmayan, kazaya kalan namazlar kaza edilince, vaktinde kılmama günahından da kurtulmuş olunur mu?

Cevap: Konu ile alakalı olarak Dürr-ül-muhtârda, buyuruluyor ki: “Farz namazı, özürsüz yani İslamiyetin gösterdiği bir sebep olmadan vaktinden sonra kılmak, büyük günahtır. Bu günah, yalnız o namazı kaza edince affolmuyor. Namazı kaza ettikten sonra, ayrıca tövbe veya haccetmek de lazımdır. Kaza edince, yalnız namazı kılmamak günahı affolur. Kaza etmeden, tövbe edilince, terk günahı affolmadığı gibi, geciktirme günahı da affolmaz. Çünkü, tövbenin kabul olması için, günahtan sıyrılmak şarttır.

***

Sual: Cuma günleri ruhlar bir araya gelirler mi ve cuma günü ölenlere azap yapılmaz mı?

Cevap: Cuma günü, ruhlar toplanır ve birbirleri ile tanışırlar ve bugün kabir azapları durdurulur. Bazı âlimlere göre, müminin azabı artık başlamaz. Kâfirin cuma ve ramazanda yapılmamak üzere, kıyamete kadar sürer. Bugün ve gecesinde ölen müminler kabir azabı görmez. Cehennem, cuma günü çok sıcak olmaz. Âdem aleyhisselâm cuma günü yaratıldı, cuma günü, Cennetten çıkarıldı. Cennettekiler, Allahü teâlâyı cuma günleri göreceklerdir.

***

Sual: Cenaze taşınırken gören Müslümanlar, ayağa kalkıp beklemeli mi, yoksa nasıl hareket etmelidir?

Cevap: Bir yerden cenaze götürülürken, oradaki dükkânlarda, kahvehanede olan Müslümanlar, bu cenazeyi görünce, gidip hiç olmazsa kırk adım taşımalı ve biraz arkasından yürümeli, ruhuna Fâtiha ve dua okumalıdır. Cenazeyi görünce, olduğu yerde ona karşı dikilip beklemenin tahrimen mekruh olduğu, Merâkıl-felâh ve Halebî-i kebîrde yazılıdır. Cenazeyi taşıdıktan sonra, arkasından yürümelidir. Peygamber efendimiz, Sa’d bin Mu’âz hazretlerinin cenazesini taşımışlardı.

***

Sual: Kur’ân-ı kerimdeki duraklardan 'Lâ' harfi bulunan yerde, nefesi yetişmeyip duran bir kimse nasıl hareket etmelidir?

Cevap: Kur’ân-ı kerimdeki duraklardan “Lâ” bulunan yerde, nefesi yetişmeyip durulursa, evvelki kelime ile birlikte tekrar okunur. Âyet-i kerime sonunda durunca, tekrar edilmez.

***

Sual: Yalnız cuma günleri oruç tutmanın ve yalnız cuma geceleri teheccüd namazı kılmanın bir mahzuru var mıdır?

Cevap: Yalnız cuma günleri oruç tutmak ve yalnız cuma geceleri teheccüd namazı kılmak mekruhtur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için

Üye olmak için  |  Üyelikten ayrılmak için

 

Google mail grubu sayfası

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com