3 Aralık 2020, Perşembe | |
Bir sözle de iman gider!.. | |
Sual: Bir Müslüman, imanı gideren bir sözü, hiçbir zaruret ve zorlama olmadan söylerse, imanı gider mi? Cevap: Allahü teâlâya mahsus olan sıfatlara ülûhiyyet, ilahlık sıfatları denir. Akait ve fıkıh kitaplarının çoğunda, mesela Dürerde deniyor ki: “Bir kimse, kalbi iman ile dolu olduğu hâlde, küfre sebep olan bir şeyi, zaruret olmadan, yani isteyerek söylerse, imanı gider, kâfir olur. Kalbindeki imanın faydası olmaz. Çünkü, bir kimsenin kâfir olduğu sözünden anlaşılır. Küfre sebep olan şeyi söyleyince, insanlar arasında da, Allahü teâlâ yanında da kâfir olur.” *** Sual: İnsanlar arasındaki muamelelerde, alışverişlerde, günah işleyen Müslümanların ve gayr-i müslimlerin sözüne de itibar edilir mi? Cevap: Bu konuda Dürr-ül-muhtârda deniyor ki: “İnsanların birbirleri arasında olan işlere Muâmelât denir. Muâmelâtta bir fasıkın veya kâfirin sözü de kabul edilir. Akıllı olan çocuk ve kadın da erkek gibidir. Bunlardan biri, bu eti kitaplı kâfirden aldım derse, yemesi helal olur.” *** Sual: Yırtıcı hayvanların, domuz ve köpeğin içtiği suyun artanı ile abdest alınabilir mi? Cevap: Domuzun, köpeğin ve yırtıcı hayvanların ve henüz fare yiyen kedinin artıkları, etleri ve sütleri kaba necasettir. Bunları yemek, içmek haramdır. Artıklarını abdestte, gusülde ve temizlikte kullanmak caiz değildir. İlaç olarak da kullanılmaz. *** Sual: Herhangi birisinin suyunu çalan bir kimse, bu su ile abdest alabilir mi? Cevap: Gasbedilen, çalınan su ile alınan abdest sahih ise de, haramdır. *** Sual: Akmakta olan su, her zaman için temiz mi demektir? Cevap: Necaset eseri görülünceye kadar, akan su temiz olur. *** Sual: Namaz kılarken namazın içindeki sünnetleri terk etmenin hükmü nedir? Cevap: Namaz kılarken namazın sünnetlerinden birini terk etmek mekruhtur. *** Sual: Farzları, sünnetleri beğenmeyenin imanı gider mi? Cevap: Farzları, sünnetleri, beğenmemek küfür olur. *** Sual: Cemaatle namaz kılarken, saflarda cemaatin aynı hizada mı durması gerekir? Cevap: Cemaat ile namaz kılarken safları düz yapmaya dikkat etmelidir. Saftan ileride ve geride durmamalıdır. Herkes, bir hizada durmaya çalışmalıdır. Peygamber efendimiz, önce safları düzeltir, ondan sonra namaza dururdu ve; (Safları düzeltmek, namaz kılmanın bir parçasıdır) buyururdu. | |
Dini sualler için | |
3 Aralık 2020 Perşembe
* Bir sözle de iman gider!.. (Osman Ünlü Hocanın 03.12.2020 tarihli yazısı)
2 Aralık 2020 Çarşamba
* Allahü teâlânın emirleri
2 Aralık 2020, Çarşamba | |
Allahü teâlânın emirleri | |
Sual: Allahü teâlânın emirleri kaç türlüdür? Cevap: Allahü teâlânın emirleri iki türlüdür: Emr-i tekvini ve Emr-i teklifi veya Emr-i teşrii. Emr-i tekvini, Yaratmasını dilediği şeylere (Ol) demesidir. Ol deyince, hemen var olur. Hiçbir kimse, bu şeyin var olmasına mani olamaz. Her şeyin yaratılması için, belli şeyleri sebep yapmıştır. Belli maddeleri, belli maddelerin yaratılmalarına sebep yaptığı gibi, insanın maddî ve manevi gücü, çeşitli enerjiler de, birçok şeylerin yaratılmalarına sebeptirler. Bir kuluna bir şey ihsan etmek, iyilik vermek isterse, o kimseyi o şeyin sebebine kavuşturur. Sebep tesir ettiği zaman, O da dilerse, (Ol!) derse, o şey var olur. O dilemezse, hiçbir şey var olmaz. Hikmetini, yaratmasını sebeplerle örtmüş, gizlemiştir. Çok kimse, yalnız sebepleri görmekte, sebepler arkasındaki hikmeti, Onun yaratmasını anlayamamaktadır. Bu anlayışsızlığı da, onun felâketine sebep olmaktadır. Emr-i teklifi, insanlara, yapmaları veya sakınmaları için verdiği emirlerdir. Bu emirlerin yapılması, insanın iradesine, dilemesine bağlıdır. İnsanı iradesinde, dilemesinde serbest bırakmıştır. Fakat, insanın dilemiş olduğu şeyi yaratan, yine Odur. İnsan diledikten sonra, O da dilerse, yaratır. Dilemezse yaratmaz. Her şeyi yaratan, maddelere çeşitli tesirler, özellikler veren, yalnız Odur. Ondan başka yaratıcı yoktur. Ondan başkasında ülûhiyyet sıfatı bulunduğuna inanmak, başkasını Ona şerik, ortak yapmak olur. Başkasını kendisine ortak yapanı, Kıyamette hiç af etmeyeceğini, ona sonsuz ve çok acı azaplar yapacağını bildirmiştir. İnsan, Onun emrini yapmak, iyilik yapmak dileyince, O da merhamet ederek diliyor ve yaratıyor. Kendisine inanmayanlar, karşı gelenler bir kötülük yapmak isteyince O da diliyor ve yaratıyor. Kendisine inananlar, yalvaranlar, bir kötülük yapmak isteyince, O merhamet ederek dilemiyor ve yaratmıyor. Bunun için düşmanlarının her istedikleri hâsıl olduğu için, daha da azıp kuduruyorlar. (İslâm Ahlâkı s. 328) | |
Dini sualler için | |
* Gayr-i müslimlerin âdetlerini yapmak (Osman Ünlü Hocanın 02.12.2020 tarihli yazısı)
2 Aralık 2020, Çarşamba | |
Gayr-i müslimlerin âdetlerini yapmak | |
Sual: Gayr-i müslimlerin âdetlerini veya onların ibadet olarak yaptığı şeyleri yapmanın dinen mahzuru olur mu? Cevap: Kâfirlerin âdetlerini yapmak, onlara benzemek niyeti ile olmazsa ve haram veya kötü âdetler değilse, faydalı şeyler ise, caiz olur. Onlar gibi yemek, içmek böyledir. Onlara uymak için olur veya haram veya fena, kötü şeyler ise, haram olur. Uyûn-ül besâirde deniyor ki: “İnsan resmi veya heykeli yapıp, bu insanda ülûhiyyet, ilahlık sıfatlarından birinin bulunduğuna inanarak veya bunun kâfir olduğunu bilerek, bunların karşısında, hürmet, tazim, saygı bildiren bir şey söylese veya yapsa, mesela secde etse, Yahudîlerin ve hıristiyanların bağladıkları Zünnâr denilen kuşağı ve onların dinlerine mahsus şeyleri kullansa, kâfir olur. Kâfirlere mahsus olan şeyleri harpte hile olarak kullanırsa, kâfir olmaz.” Canını, malını, rızkını kurtaracak kadar kullanması özür olur, daha fazlası küfür olur. *** Sual: Su içinde yaşayan hayvanlar, suyun içinde ölünce, bu su ile abdest ve gusül alınabilir mi? Cevap: Suda yaşayan balık, yengeç, su kurbağası, suda ölünce, bu su ile abdest ve gusül almak caizdir. Toprak kurbağası ve yılanından, akıcı kanı olmayanları da, suda ölünce, abdest ve gusül caiz olur. Bütün bunlar, sudan çıkarılıp, ölünce, ölüleri suya düşerse, yine caiz olur. Kurbağa, suda parçalanırsa, yine caiz olur. Fakat içilmez. Çünkü, eti haramdır. Ördek, kaz gibi karada doğup, suda yaşayan hayvan ölünce, küçük havuz, necis, pis olur. *** Sual: Namaz vakti daralmış ve abdesti olmayan bir kimse, yolda rastladığı su birikintisi ile abdest alabilir mi? Cevap: Yolda rastlanan bir suyun temiz olduğu iyi bilinir veya temiz olduğu çok zan edilirse, bununla abdest alınır. Hatta, su az ise, buna necaset karıştığı iyi bilinmedikçe, bununla abdest alınır ve gusül edilir. Teyemmüm edilmez. Çünkü, her suyun aslı temizdir, zan ile pis olmaz. *** Sual: Küçük çocuğun elini soktuğu kovadaki su ile abdest almanın mahzuru olur mu? Cevap: Küçük çocuğun elini suya sokması, kedinin artığı gibidir. Yani, eli temiz olduğu bilinmiyorsa, bu su ile abdest almak veya içmek, tenzihen mekruh olur. *** Sual: Kitaplarda akıcı su tabiri geçiyor, bunun ölçüsü nedir? Cevap: Saman çöpünü sürükleyen suya, akıcı su denir. | |
Dini sualler için | |
1 Aralık 2020 Salı
* Yemekten sonra el yıkamak
1 Aralık 2020, Salı | |
Yemekten sonra el yıkamak | |
Sual: Yemekten sonra el yıkamanın ne gibi faydaları vardır? Cevap: Taamdan sonra, sünneti yerine getirmek niyeti ile, el yıkamanın altı faydası vardır: 1- Arş-ı rahman altında bir melek nida eder ki, (Ya mümin! Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” senden razı oldu.) 2- Bu nimete mahsus sevaba nail olur. 3- Bedenindeki kıl sayısınca, sevabı olur. 4- Rahmet deryasından nasibi olur. 5- Elinden akan damlaların adedince sevab kazanır. 6- Vefat edikte, şehit olur. (İslâm Ahlâkı s. 328) | |
Dini sualler için | |
* Müslümanlar uyanık olmalıdır (Osman Ünlü Hocanın 01.12.2020 tarihli yazısı)
1 Aralık 2020, Salı | |
Müslümanlar uyanık olmalıdır | |
Sual: Müslümanların zayıf ve güçsüz kalması, İslamiyetten uzaklaşıp, birbirlerine düşmeleri mi olmuştur? Cevap: İngilizler, İslamiyeti yok etmek ve Müslümanları içeriden yıkmak için yetiştirdikleri casuslarını, Müslüman kılığında bilhassa Osmanlı devletinin içine gönderiyorlardı. Bunlardan birisi de Hempher’dır. Hempher, hatıratında, kendisi gibi Müslüman devletlere gönderilen casuslardan ancak dördünün Londra'ya dönebildiğini anlattıktan sonra diyor ki: “Sekreter, ilk birkaç raporumdan sonra, dördümüzün raporlarının tetkik edilmesi için, bir toplantı yaptı. Arkadaşlarım, vazifeleriyle alakalı raporlarını teslim ettikten sonra, ben de raporumu verdim. Benimkinden bazı kısımlarını not ettiler. Nazır, sekreter ve toplantıya katılanların bir kısmı, çalışmalarımı takdir ettiler. Fakat, yine de üçüncü sıradaydım. Birinciliği arkadaşım George Belcoude, ikinciliği ise Henry Franse kazanmıştı. Türkçe ve Arabi lisanları ile Kur'ân-ı kerim ve ahkam-ı islamiyyeyi çok iyi öğrenmiştim. Fakat, nazırlığa Osmanlı Devleti'nin zayıf noktalarını gösterecek bir rapor hazırlamayı başaramamıştım. İki saat süren toplantıdan sonra, sekreter bu başarısızlığımın sebebini sordu. Ben de; -Asıl vazifem lisan ile Kur'ân ve İslamiyeti öğrenmekti. Bunun haricindeki işlere fazla vakit ayıramadım. Fakat, bu sefer sizi memun edeceğim dedim. Sekreter; -Şüphesiz sen muvaffak oluyorsun. Fakat, birinci olmanı isterdim dedi ve şöyle devam etti: -Ey Hempher, gelecek seferki vazifen ikidir: 1-Müslümanların zayıf noktaları ile, onların vücutlarına girip, mafsallarını ayırmamızı sağlayacak noktaları tespit etmektir. Zaten, düşmanı yenmenin yolu da budur. 2-Bu noktaları tespit edip, dediğimi yaptığın zaman yani Müslümanların arasını açıp, onları birbirine düşürebildiğin zaman en başarılı ajan olacak ve nazırlık madalyasını kazanmış olacaksın.” *** Sual: Bir kimse, ben kaybolanları, çalınanları bilirim dese, bu kimsenin imanına bir zarar gelir mi? Cevap: Bir kimse; “Ben çalınanları ve kaybolanları bilirim” dese, bunu söyleyen ve buna inanan kâfir olur. Bana cin haber veriyor dese, yine kâfir olur. Peygamberler ve cinniler dahi gaybı bilmezler. Gaybı, ancak Allahü teâlâ bilir ve bir de Onun bildirdikleri bilir. | |
Dini sualler için | |
























