5 Haziran 2019, Çarşamba | |
Zekât verilecek kimseler | |
Sual: Zekât kimlere verilir, Müslüman olmayana zekât verilir mi? Cevap: Zekât, yalnız aşağıda yazılı, yedi sınıfta bulunan Müslümanlara verilir. Sekizinci sınıf, (Müellefet-ül-kulûb) idi. Yani, azılı kâfirlerin şerlerini def etmek için bunlara zekât verilirdi. Ebû Bekr "radıyallahü anh" zamanında buna lüzum kalmadı. 1- (Fakir): Nafakasından fazla, fakat nisap miktarından az malı olana fakir denir. Maaşı kaç lira olursa olsun, evini idarede güçlük çeken her fakir memur, imanı var ise, zekât alabilir ve kurban kesmesi, fıtra vermesi lâzım olmaz. 2- (Miskin): Bir günlük nafakasından fazla bir şeyi olmayan Müslümana miskin denir. Müslüman olmayana zekât vermek caiz değildir. 3- (Âmil): Yani saime hayvanların ve toprak mahsullerinin zekâtlarını toplayan (Sâî) ile, şehir dışında durup rastladığı tüccardan ticaret malı zekâtını toplayan (Âşir), zengin dahi olsalar, işleri karşılığı zekât verilir. 4- (Mükateb): Yani efendisinden kendisini satın alıp, borcunu ödeyince, azad olacak köle. 5- (Münkatı): Cihad ve hac yolunda olup, muhtaç kalanlar. (Dürr-ül-muhtâr)da diyor ki, din bilgilerini öğrenmekte ve öğretmekte olanlar da, zengin olsalar bile, çalışıp kazanmağa vakitleri olmadığı için zekât alabilirler. İbni Âbidîn bunu açıklarken buyuruyor ki, (Câmi-ul-fetâvâ)da bildirilen hadîs-i şerifte, (İlim öğrenmekte olanın kırk yıllık nafakası olsa da, buna zekât vermek caizdir) buyruldu. 6- (Medyun): Borcu olan ve ödeyemeyen Müslümanlar. 7- (İbnüs-sebîl): Kendi memleketinde zengin ise de, bulunduğu yerde yanında mal kalmamış olan ve çok alacağı varsa da, alamayıp muhtaç kalan. Bunların hepsine veya birine vermelidir. (Tam İlmihâl s. 307) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
3 Haziran 2019 Pazartesi
* Zekât verilecek kimseler
* Şevval ayında oruç tutmak (Osman Ünlü Hocanın 5.6.2019 tarihli yazısı)
5 Haziran 2019, Çarşamba | |
Şevval ayında oruç tutmak | |
Sual: Ramazan ayının dışında tutulan oruçlara da, oruç tutma sevabı verilmekte midir? Cevap: İnsanların yaptığı her bir ibadetine karşılık olarak, bire on, bire yediyüz, bire sonsuz ecir, ücret verileceği Kur'ân-ı kerimde bildirilmektedir. Bu sebeple insan, gücü, kuvveti, imkanları yerinde iken, namazlarını kılmalı, Ramazan ayının dışında da, oruç tutmalıdır. Zira kıyamet gününde oruç, bir güzel suret alarak, Allahü teâlânın hitabına mazhar olacaktır. Allahü teâlâ, oruca; "Ya oruç, sen memnun olduğun şahısları alarak Cennete gir!" buyuracaktır. Daha sonra, Allahü teâlâ; "Ya oruç, benden başka ne arzun varsa iste" buyuracak ve oruç da, razı olduğu kimseler için çeşitli şeref ve meziyetleri isteyip almaya muvaffak olacaktır. Böylece oruç tutanlar, kıyamet gününde yüksek bir şerefe nail olacaklardır. Ayrıca oruç tutanlar, birçok Cehennem ehli Müslümana şefaat edebilme imkanına da kavuşacaklardır. Bütün bunların üstünde olarak, oruç tutanlar Peygamber efendimize komşu olacak ve cenab-ı Hakkın cemalini görmeye de nail olacaklardır. Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki: (Ramazan-ı şerif ayında oruç tutup, ardından Şevval ayından da altı gün daha oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur.) (Ramazan-ı şerif ayında orucunu tutup, ardından Şevval ayında altı gün daha oruç tutan, günahlardan, anadan doğduğu gün gibi sıyrılır, kurtulur.) *** Sual: Neşeli zamanlarda anlamı güzel olan şiirleri söylemenin, okumanın dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap: Düğün, ziyafet, sünnet, bayram, sefer dönüşü gibi sevinmesi lazım olan yerlerde helal olan ses ile neşelenmek mubahtır. Bu sesler, nefse değil, kalbe kuvvet verir. Mevâhib-i ledünniyyede deniyor ki: "Resûlullah efendimiz Mekke'ye girdiği zaman, önünde ibni Revaha beyitler okuyarak gidiyordu. Hazret-i Ömer bunu görünce; -Resûlullah efendimizin önünde şiir okunur mu? diyerek darıldı. Resûlullah efendimiz de; -Bırak ya Ömer, mani olma! Bu beyitler kafirlere, ok atmaktan daha çok tesirlidir buyurdu. Buradan anlaşılıyor ki, nefsi azdıran şiirleri okumak caiz olmayıp, harpte kafirlere zarar verici, onları üzücü şiirleri okumak caizdir." Günahları, kusurları, azapları anlatan kasideleri, ilahileri dinleyerek, üzülmek, tevbeye sebep olmak sevaptır. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
2 Haziran 2019 Pazar
* Yakınları ziyaret etmek (Osman Ünlü Hocanın 4.6.2019 tarihli yazısı)
4 Haziran 2019, Salı | |
Yakınları ziyaret etmek | |
Sual: Bilhassa bayramlarda ön plana çıkan akraba ziyaretlerinde öncelik ve sıra nasıl olmalıdır? Cevap: Anayı, babayı ve zi-rahm-i mahrem olan akrabayı ziyaret etmek vaciptir. Hiç olmazsa, selam göndererek, tatlı mektup yazarak veya telefon ederek bu günahlardan kurtulmalıdır. Selamın, mektubun, sözle ve para ile yardımın miktarı, zamanı yoktur. Lüzum ve imkanı kadar yapılır. Zi-rahm-i mahrem olmayan akrabaya bunları yapmak vacip değildir. Bunlar önce anaya, sonra babaya, sonra evlada, sonra ecdada yani dedelere, sonra ceddada yani ninelere, sonra erkek ve kız kardeşlere, amcalara, halalara, dayılara ve teyzelere yapılır. Bunlardan sonra, zi-rahm-i mahrem olmayan amca oğluna, amca kızına ve hala, dayı ve teyze çocuklarına, sonra nikah sebebi ile akraba olanlara, sonra komşulara yardım ve ihsan etmek çok sevaptır. Müslüman ve İslâmiyete uyan akrabayı ziyaret etmek lazımdır. Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla gönlünü almalıdır. Dargın, kinli ise de, vaz geçmemelidir. Akrabası gelmezse, cevap vermezse de, giderek veya hediye, selam göndererek, yahut mektupla, telefonla yoklamaktan vazgeçmemelidir. Allahü teâlâ, Müslüman ve salih olan akrabayı ziyareti emrediyor. Berîka ve Hadîka kitaplarında deniyor ki: "Kat'-i rahm, yani akraba ile ilişiği kesmek büyük günahtır. Erkek olsun, kadın olsun zi rahm-i mahrem akrabayı ziyaret etmek vaciptir. Amca kızı gibi mahrem olmayan zi rahm akrabayı ve zi rahm olmayan akrabayı ziyaret vacip değildir. Fakat bunlara da hediye, selam yollamak müstehaptır." *** Sual: Bayramları vesile ederek küsleri barıştırmanın ve ölmüş olan yakınlarımızı kabirlerinde ziyaret etmenin dinen hükmü nedir? Cevap: Dargın olanları barıştırmak, akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir. Erkeklerin kabirleri ziyaret etmeleri de sünnettir. *** Sual: Hediyeleşmek, insanlar arasında sevgiyi, muhabbeti arttırır mı? Cevap: Selamın, yardımın ve hediye vermenin zamanı yoktur. Hadîs-i şeriflerde; (İnsanlar, kendilerine iyilik edenleri sever) ve (Hediyeleşiniz, sevişirsiniz) buyuruldu. Hediyenin en kıymetlisi, en faydalısı, güler yüz ve tatlı dildir. Herkese karşı, dosta ve düşmana, daima güler yüz ve tatlı dil göstermelidir. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
* Hayvan zekâtı
4 Haziran 2019, Salı | |
Hayvan zekâtı | |
Sual: Hangi hayvanlardan ve ne kadar zekât verilmelidir? Saime hayvan ne demektir? Hayvan zekâtı ticaret malına eklenebilir mi? Cevap: (Mevkûfât) kitabında buyuruyor ki: (Yılın yarıdan fazlasında parasız çayırda otlayan hayvanlar, üretmek için, [sütü için] olursa, bunlara (Saime) hayvan denir. Saime hayvan sayısı, nisap miktarı olduktan bir yıl sonra, zekâtı verilir. Yün için, yük taşımak için, binmek için olursa, saime denilmez ve zekât lâzım olmaz). Deve, sığır gibi başka cinsten saime hayvanlar, birbirlerine ve diğer ticaret eşyasına eklenmezler. Dört devenin zekâtı verilmez. Devenin nisabı beştir. Beş deve, ikiyüz dirhem gümüş karşılığı oluyor. Beş devesi olan, bir koyun verir. Sığırın nisabı otuzdur. Otuzdan az sığırı olan, bunların zekâtını vermez. Otuz sığır için bir adet, bir yaşını aşmış erkek veya dişi buzağı verilir. Koyunun nisabı kırktır. Kırktan az koyunu olan zekâtını vermez. Kırktan yüzyirmiye kadar koyunu olan, yalnız bir koyun verir. Atlar, erkek ve dişi bir arada ve çayırda, üretmek için beslenirse zekât lâzım olur. Binmek ve yük için ise, lâzım olmaz. Atın nisabı yoktur. Her at için bir miskal altın verilir. İsterse, atların kıymetini hesaplar. Kıymetleri altın nisabını dolduruyorsa, kırkta biri kadar altın verir. Deve, sığır ve koyun zekâtı olarak, değerleri kadar altın da verilebilir. (Tam İlmihâl s. 306) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
1 Haziran 2019 Cumartesi
* Yarın fıtır bayramıdır (Osman Ünlü Hocanın 3.6.2019 tarihli yazısı)
3 Haziran 2019, Pazartesi | |
Yarın fıtır bayramıdır | |
Sual: Bayramda neler yapılır ve ne şekilde hareket edilir? Cevap: Îyd, bayram demektir. Her yıl, Ramazan ayında günahlar af edildiği, Müslümanların sevindikleri, sürurlarının avdet ettiği, tekrar geldiği için Îyd denildi. Ni'met-i islâm kitabında deniyor ki: "Bayram günleri şunları yapmak sünnettir: Erken kalkmak, gusül abdesti almak, misvak ile dişleri temizlemek, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, Fıtra bayramı namazından önce tatlı, hurma yemek. Tek adette yemek. Sabah namazını mahalle mescidinde kılıp, bayram namazı için, büyük camiye gitmek. O gün yüzük takmak, camiye erken ve yürüyerek gitmek. Bayram tekbirlerini, Fıtır bayramında sessiz, Kurban bayramında cehren söylemek. Dönüşte, başka yoldan gelmek. Çünkü ibadet yapılan yerler ve ibadet için gidip gelinen yollar, kıyamet günü şehadet edeceklerdir. Müminleri güler yüzle ve Selâmün aleyküm diyerek karşılamak. Fakirlere çok sadaka vermek, İslâmiyeti doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım yapmak. Sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce vermek." Bayram günü aile, çoluk çocuk ve yakın akrabaya güzel ve güler yüzle muamele eylemelidir. Dargın olanları barıştırmak, akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek de sünnettir. Erkeklerin kabirleri ziyaret etmeleri de sünnettir. Şevval ayının birinci günü fıtır bayramının birinci günüdür. Bu günde, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, iki rekat bayram namazı kılmak, erkeklere vaciptir. Bayram namazlarının şartları, Cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur. Bayram namazı iki rekattir, cemaatle kılınır, yalnız kılınmaz. Birinci rekatte, Sübhânekeden sonra, üç kere Tekbîr-i zevâid söylenir. Yani eller üç defa kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde, iki yana uzatılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmam efendi yüksek sesle, Fatiha ve zamm-ı sûre okuduktan sonra, doğru rüküya eğilinir. İkinci rekatte, önce Fatiha ve zamm-ı sûre okunup, sonra, iki el, yine üç kere kulaklara kaldırılır. Üçünde de yanlara sallandırılır. Dördüncü tekbirde, kulaklara kaldırılmayıp, rüküya eğilinir. Birinci rekatte beş, ikinci rekatte dört tekbir getirilmektedir. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
























