4 Mart 2018, Pazar | |
Asra uygun tefsir olur mu? | |
Sual: "Zamanımıza, asrımıza uygun olarak yeniden tefsir yapmak lazımdır" diyenler oluyor. Böyle asra, zamana göre tefsir olur mu? Cevap: Konu ile alakalı olarak Şevâhid-ül-hak kitabında deniyor ki: "Zamanımıza, asrımıza uygun tefsir lazımdır sözü doğru değildir. Tefsir âlimleri, Resûlullah Efendimizden ve Eshâbından gelen haberleri yazarak tefsir yaptılar. Bunların tefsirleri her asra uygundur ve kâfidir. Kur'ân-ı kerimin emirleri, her asırdaki her insan için aynıdır. Önceki asırlar için başka, sonraki asırlar için başka manası yoktur. Kur'ân-ı kerime inanan ve uymak isteyen bir Müslüman, her aradığını, mevcut tefsirlerde bulur. İslâmiyete uymayan bir zındık, bozuk isteklerini, bu tefsirlerde elbette bulamaz. Aklımıza ve asrın isteklerine uygun tefsir yapmak caiz değildir. Cahil, ahmak kimseler, kısa akılları ile yeni tefsir yaparız diyorlar. Tefsir yapabilmek için çok şartlar vardır. Bu şartların başında, (Zamanların en iyisi, benim zamanımdır. Ondan sonra hayırlısı, benim asrımdan sonra gelen asırdır. Sonra da, ondan sonra gelen asırdır) hadîs-i şerifi ile övülmüş olunan asırlarda bulunmak lazımdır. Tefsir âliminin, nâsih ve mensûh olan âyet-i kerimeleri de bilmesi lazımdır. Kur'ân-ı kerimde yüzdokuz adet nesh edici âyet bulunduğu, Hadîkada yazılıdır. Şimdi, kendi görüşleri ile tefsir kitabı yapanlarda bu şartların hiçbiri yoktur. Fikirleri bozuyor, Ehl-i sünnet âlimlerine karşı geliyorlar. Ehl-i sünnet olduklarını bildirerek, bozuk inanışlarını her yere yayıyorlar. Ehl-i sünnet olan din adamları bunları okuyunca, bozuk olduklarını hemen anlıyor. Zındık olduklarını, Ehl-i sünnet olmadıklarını Müslümanlara anlatıyorlar. Fakat cahiller, eğriyi doğrudan ayıramayıp aldanmaktadırlar." Hadîkada bildirilen; (Ümmetim, kötü din adamlarından çok zarar görecektir) hadîs-i şerifi, böyle bozuk din adamlarını haber vermektedir. *** Sual: Kur'ân-ı kerime, yanan muma, elektrik lambasına karşı namaz kılmanın dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap: Mushafa, kılıca, muma, kandile, lambaya, aleve, tabanca gibi harp aletlerine ve yatan, uyuyan kimseye karşı namaz kılmak mekruh değildir. Çünkü bunlara tapınılmamıştır. Mecusiler, ateşe tapar, aleve tapmaz. Alevli ateşe karşı namaz kılmak da mekruh olur. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google Mail grubu sayfası: Google | |
2 Mart 2018 Cuma
* Asra uygun tefsir olur mu? (Osman Ünlü'nün 4.3.2018 tarihli yazısı)
Haftalık Bülten ( 02 Mart 2018 )
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
1 Mart 2018 Perşembe
* Mutlak suya sıvı bir şeyin karışması
3 Mart 2018, Cumartesi | |
Mutlak suya sıvı bir şeyin karışması | |
Sual: Mutlak suya sıvı haldeki bir şeyin karışması durumunda bu sular temizleyici olarak kullanılabilir mi? Gasp edilen suyla abdest alınır mı? Cevap: Küçük havuza mâyı [sıvı] hâlinde bir temiz cisim karışınca, bu sıvının üç sıfatı da suya benzemiyorsa, karışımın iki sıfatı bozulursa, mukayyed olur. Biri değişirse, mukayyed olmaz. Sirkeli su böyledir. Bir veya iki sıfatı suya benziyorsa, karışımda, suyun benzemeyen bir sıfatı değişince, mukayyed olur. Sütlü su böyledir. Çünkü, kokusuz olmaları benziyor. Kavun suyu karışan su da böyledir. Çünkü, renksiz ve kokusuz olmaları benziyor. Üç sıfatı da suya benziyorsa, karışan sıvı miktarı sudan çok veya müsavi ise, mukayyed olup, abdest ve gusül câiz olmaz. Müstamel [abdestte, gusülde kullanılmış] suyun karışması böyledir. Müstamel su, temiz kabul edildiğine göre, böyledir. Müstamel suyun küçük havuza, kurnaya akması ve abdestsizin elini, ayağını sokması veya kendi girmesi hep aynıdır. İçine su akmayan küçük havuzdan abdest alanların derisine değen su miktarı, yarısı olduğu ve havuza, az da olsa, necaset düştüğü bilinmedikçe, buradan abdest almak câiz olur. Her gün suyu değiştirilen küçük havuzda birçok kimseler abdest alsa ve müstamel suları havuza tekrar düşse, câiz olur. Fakat, bu havuza, pek az da necaset düşerse, abdest almak, câiz olmaz. Bazı âlimlere göre, küçük havuza, bir uzuv sokulup yıkanınca, bütün havuz, müstamel su olur. Bunun için, su bol olan yerlerde, uzuvları havuzda yıkamamalı, havuzdan avuçla su alıp, dışarda yıkamalıdır. Suyu olmayan yerlerde câiz diyen âlimlere göre, havuzda abdest ve gusül alınabilir. Gasp edilen su ile abdest sahih ise de, haramdır. (Tam İlmihal s. 160) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google Mail grubu sayfası: Google | |
* Hadisler, âyetlerin açıklamasıdır (Osman Ünlü'nün 3.3.2018 tarihli yazısı)
3 Mart 2018, Cumartesi | |
Hadisler, âyetlerin açıklamasıdır | |
Sual: Kur’ân-ı kerimi, Peygamber Efendimizin sözleri yani hadîs-i şerifler olmadan anlamak mümkün müdür? Cevap: Konu ile alakalı olarak Mîzân-ül-kübrâda buyuruluyor ki: “Sünnet, yani hadîs-i şerifler, Kur’ân-ı kerimi açıklamaktadır. Mezhep imamları, sünneti açıklamışlardır. Din âlimleri de, mezhep imamlarının sözlerini açıkladılar. Kıyamete kadar da böyle olacaktır. Sünnet, yani hadîs-i şerifler olmasaydı, sular, taharet, namazların kaç rekat oldukları, rüku ve secdede okunacak tesbihleri, bayram ve cenaze namazlarının nasıl kılınacağını, zekât nisabını, orucun, haccın farzlarını ve nikâh, hukuk bilgilerini, hiçbir âlim, Kur’ân-ı kerimde bulamaz ve öğrenemezdi. İmrân bin Husayn hazretlerine birisi; -Bize yalnız Kur'ândan söyle! deyince; -Ey ahmak! Kur’ân-ı kerimde, namazların kaç rekat olduğunu bulabilir misin? dedi. Hazret-i Ömer’e; -Farzların seferde kaç rekat kılınacağını Kur’ân-ı kerimde bulamadık, dediklerinde; -Allahü teâlâ, bize, Muhammed aleyhisselamı gönderdi. Biz, Kur’ân-ı kerimde bulamadıklarımızı, Resûlullah Efendimizden gördüğümüz gibi yapıyoruz. O, seferde, dört rekat farzları iki rekat kılardı. Biz de, öyle yaparız buyurdu. Din imamlarının hiçbir sözü, İslâmiyetin dışında değildir. Çünkü her biri, hem hakikatte, hem de ahkam-ı İslâmiyyede alimdirler.” *** Sual: Oturmuş veya ayakta olanların sırtına doğru namaz kılınabilir mi? Cevap: Oturanların ve ayakta duranların arkalarına doğru namaz kılmak, konuşsalar bile, mekruh değildir. *** Sual: Soğuk su ile gusül alınca hastalanacak olan kimse, gusül için teyemmüm yapabilir mi? Cevap: Gusül abdesti alınca, soğuktan ölmek veya hasta olmak tehlikesi varsa, şehirde dahi olsa, hamam, banyo parası yoksa ve başka çare bulamazsa, gusül abdesti için teyemmüm eder ve su ile abdest alır. *** Sual: Kadınların ve erkeklerin tıraşta, süslenmekte ve giyinmekte birbirlerine benzemelerinin dinimizce hükmü nedir? Cevap: Kadınların ve erkeklerin tıraşta, süslenmekte ve giyinmekte birbirlerine benzemeleri haramdır. Erkeklerin yanak üzerine saç uzatarak kadınlara benzemelerinin haram olduğu, Hadîkada yazılıdır. *** Sual: Necis olan yerde namaz kılınabilir mi? Cevap: Necis yerde durmak ve secde etmek, namazı bozar. Necis yere temiz şey serilirse, bozmaz. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google Mail grubu sayfası: Google | |

























