8 Nisan 2017, Cumartesi | |
Dünya işleri, ibadetlere mani olmamalı | |
Sual: İş sebebiyle, namazları ve diğer ibadetleri vaktinde yapmamak, geciktirmek, sonraya bırakmak, dinen uygun olur mu? Cevap: Bu konuda Kimyâ-i se'âdet kitabında deniyor ki: "Dünya işleri, ahiret için çalışmaya mani olmamalıdır. Ahiret için ticaret yeri camilerdir. Münâfıkûn sûresi, 9. âyet-i kerimesinde mealen; (Mallarınız ve çocuklarınız, Allahü teâlâyı, hatırlamanıza mani olmasın!) buyuruldu. Hazret-i Ömer buyurdu ki: "Ey tüccarlar! Önce ahiret rızkını kazanın! Sonra dünya rızkına çalışın!" Ticaretle meşgul olan din büyükleri, sabah ve akşamları ahiret için çalışır, Kur'ân-ı kerim okur, ders dinler, tövbe ve dua eder, ilim öğrenir ve gençlere öğretirlerdi. İnsanların amellerini yazan ikişer melek, her sabah ve akşam değişmektedir. Bir hadis-i şerifte; (Melekler insanların amel defterlerini götürdükleri zaman, başında ve sonunda iyi iş yazılı ise, gün ortasında yapılanları ona bağışlarlar) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (Gündüz ve gece melekleri, sabah ve akşam, gidip gelirken birbirleri ile karşılaşırlar. Hak teâlâ, giden meleklere, kullarımı nasıl bıraktınız? buyurur. Ya Rabbi! Namazda bulduk ve namaz kılarken bıraktık, derler. Allahü teâlâ da, şahit olun, onları affettim buyurur.) Müslüman tüccarlar, sanat sahipleri, gündüzleri de, ezan sesini duyunca, işini hemen bırakıp, camiye koşmalıdır. Dinini seven ve kayıran bir imam bulursa, ona uymalı, dinini dünyaya değişen, ibadete haram, bidat karıştıran, Müslümanlıktan haberi olmayan imam ve hafızların yanına, sesine, sözüne yanaşmamalıdır. Din Büyükleri; (Ticaretleri, satışları, Allahü teâlâyı unutmalarına sebep olmaz) âyet-i kerimesine mana verirken diyor ki: "Demirciler vardı. Demir döğerken, ezan okununca, çekici kaldırmış iken, demire vurmaz, bırakıp namaza koşarlardı. Ve terziler vardı. İğneyi kumaşa sokunca, ezan okunsaydı, o hâlde bırakıp, cemaate koşarlardı." *** Sual: Namaz kılarken öksürür gibi ses çıkarmak veya boğazını temizlemek için öksürür gibi yapmak, hırıltılı ses çıkarmak, namazı bozar mı? Cevap: Bir kimsenin, namaz kılarken, boğazından, özürsüz, öksürür gibi ses çıkarması namazını bozar. Ancak bu hâl, kendiliğinden olursa bozmaz. Okumayı kolaylaştırmak için yapılırsa, zararı olmaz. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
7 Nisan 2017 Cuma
* Dünya işleri, ibadetlere mani olmamalı (Osman Ünlü'nün 8.4.2017 tarihli yazısı)
Haftalık Bülten (7 Nisan 2017)
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
5 Nisan 2017 Çarşamba
* İnsan, sevdiği ile beraberdir
7 Nisan 2017, Cuma | |
İnsan, sevdiği ile beraberdir | |
Sual: Bir kimseyi, Allah sevgisi kapladığında, kötü huyları yok olur mu? Allahü teâlâya itaat etmeden bu sevgiye kavuşmak mümkün müdür? Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının ikinci cild 42. mektupta buyuruyor ki: Bu büyüklerin kazançlarının başlangıcı, Zât-ı ilâhînin çekmesi ve sevgisidir. Cenâb-ı Hakkın lütfu ile, bu sevgi her an artarak, başka şeylerin sevgisi yavaş yavaş azalır. Başka şeylere bağlılık, yavaş yavaş yok olur. Bir saadetli kimseyi, Allah sevgisi kaplayarak, başka her şeyin sevgisi kalmayınca ve Allah sevgisi, bütün bu sevgilerin yerine yerleşince, onun aşağı sıfatları ve bütün kötü huyları yok olur. Çünkü, sevmek, sevgiliye, itaat etmeği ister. Sevgi son haddini bulunca, itaat da tamam olur. Sevgiliye, insan gücünün yetişebildiği kadar, tam bir itaat hâsıl olunca (Makâmât-i aşere) ele geçer. [Makâmât-i aşere: Tevbe, zühd, vera', sabır, fakr, şükür, havf, recâ, tevekkül ve rıdâ olduğu (Neşrül-mehâsin)de yazılıdır.] Çünkü, hep doğru söyleyici "aleyhi ve alâ âlihissalâtü vesselâm" (İnsan, sevdiği ile beraberdir) buyurdu. Beraberlik devletine kavuşur. İşte, bu büyükler, muhabbet devleti sâyesinde, âfâk ve enfüs ile uğraşmazlar. Bu büyüklerin sermayesi, muhabbettir. Muhabbet, sevgiliye itaat etmeği ister. Sevgiliye itaat ise, ahkâm-ı islâmiyyeye uymakla olur. Çünkü, sevgilinin beğendiği şey, yol, ahkâm-ı islâmiyyedir. O hâlde, muhabbetin çok olmasına alâmet, ahkâm-ı islâmiyyeye çok uymaktır. (Ahkâm-ı islâmiyye)ye uymak, farzları yapmak ve haramlardan sakınmak demektir. Ahkâm-ı islâmiyyeye tam uyabilmek ise, ilim, amel ve ihlâs ile olur. Her sözde, her işte, her harekette, her duruşta, kendiliğinden hâsıl olan ihlâs, muhlas olan kimseye nasip olur. Muhlisler, bu muammayı anlayamaz. (Muhlisler, büyük tehlikededir) buyuruldu. (Tam İlmihal s. 938) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
* Cemal, çirkinliği gidermektir (Osman Ünlü'nün 7.4.2017 tarihli yazısı)
7 Nisan 2017, Cuma | |
Cemal, çirkinliği gidermektir | |
Sual: Yemede, içmede, giyim kuşamda, ev içinde ve dışında kullanılacak eşyalarda, binek vasıtalarında iyi, güzel olanları yemenin, içmenin, giymenin ve kullanmanın dinen bir mahzuru var mıdır? Cevap: Haram işlemek veya kullanmak, yalnız zaruret miktarı caiz olur. Mubah olan şeyleri, farzları yapabilecek kadar kullanmak zarurettir ve farzdır. İhtiyacı karşılamak için kullanmak ise, sünnettir. İhtiyaçtan fazla olan şeyin menfaati varsa, menfaati için kullanmak caiz olur. Menfaati olmadığı zaman, zararı da yoksa, ziynet olur. Vakar, hürmet, sevgi hasıl etmek ve çok şükretmek niyeti ile ziynet eşyasını kullanmanın müstehab olduğu, İbni Âbidîn ve Bahr kitaplarında yazılıdır. Hadîkada deniyor ki: "Mubahlarda, şehrin âdetine uymamak şöhret olur. Bu ise, tahrimen mekruhtur. Saç, sakal boyamak böyledir." Ziynet eşyasını kullanmak da böyledir. Gayrimüslimlerin yaşadıkları memleketlerde, İslâmın vakarını, şerefini korumak ve şöhretten, fitneden sakınmak vacibtir. Zararlı olan şeye fudul, abes ve mâlâyani denir. Bunu kullanmak tahrimen mekruh, farza mani olursa, haram, yani büyük günah olur. Bahr-ür-râıkda deniyor ki: "Erkeğin tedavi için sürme çekmesi caizdir. Ziynet için çekmesi caiz değildir. Cemal ve Ziynet kelimelerini birbirleri ile karıştırmamalıdır. Cemal, çirkinliği gidermek, vakar sahibi olmak ve şükretmek için, nimeti göstermek demektir. Gösteriş, öğünmek için, nimeti göstermek, cemal olmaz, kibir olur. Nefsin zayıf, azgın olduğunu gösterir. Cemal ise, nefsin terbiye edilmiş, olgun olduğunu gösterir. (Allahü teâlâ cemildir. Cemal sahiplerini sever) hadis-i şerifi, cemal sahibi olmayı övmektedir. Cemal için yapılan bir şey, ziynete de sebep olursa, zarar vermez. Cemal için, temiz, güzel giyinmek mubahtır. Kibir için giyinmek ise, haramdır. Böyle giyinince, hâlinde, başkalarına karşı davranışında bir değişiklik olması, kibir alameti olur." Görülüyor ki, cemal, çirkinliğe, başkalarının iğrenmelerine, hakaret etmelerine sebep olacak şeyleri yapmamak, bunları izale etmek, gidermektir. Ziynet, başkalarını imrendirecek, onlara üstünlük sağlayacak, tepeden bakacak, öğünecek şeyleri yapmaktır. Cemal için, bulunduğu yerde âdet olan şeylerden, haram olmayan en iyilerini kullanmalıdır. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |
* (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah) tevhid kelimesinin faziletleri
6 Nisan 2017, Perşembe | |
(Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah) tevhid kelimesinin faziletleri | |
Sual: (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah) tevhid kelimesinin faziletleri nelerdir? Bu faziletlere kavuşmak, söyleyenlerin derecelerine göre mi veya herkeste aynı mı olur? Cevap: İmam-ı Rabbani hazretleri Mektûbât kitabının ikinci cild 37. mektupta buyuruyor ki: Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve âlihi ve selleme ve bâreke" buyurdu ki: (Lâ ilâhe illallah diyen kimse Cennete girer). Görüşleri kısa olan kimseler, bu söze şaşar. "Bir kere Lâ ilâhe illallah demekle, Cennete girmek nasıl olur" der. Bu güzel kelimenin bereketlerini, faydalarını bilmiyorlar. Bu fakir [yani imâm-ı Rabbânî "rahmetullahi aleyh"] anlıyorum ki, bu güzel kelimeyi bir kere söylemekle, bütün kâfirleri af edip, Cennete gönderseler yeri vardır. Bu mukaddes kelimenin bereketlerini, faydalarını, bütün mahlûklara, kıyamete kadar bölseler, hepsini doyuracağını görüyorum. Hele, bu mukaddes, güzel kelimeye (Muhammedün Resûlullah) kelimesi de eklenerek, tebliğ ve tevhid, inci gibi, yan yana dizilirse ve risâlet vilâyete yaklaştırılırsa, vilâyetin ve nübüvvetin bütün üstünlükleri ve yükseklikleri, bir araya toplanmış olur. Bu iki saadetin yoluna kavuşturan, bu kelimelerdir. Vilâyeti, zıllerin, akislerin karanlıklarından kurtaran, temizleyen, nübüvveti en yüksek dereceye ulaştıran, bu kelimedir. Görüşün ve gidişin âciz kaldığı ve arzu, himmet kanatlarının düştüğü ve her bilgi ve buluşun dışına çıkıldığı zaman, insanı, (Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah) tevhid kelimesinden başka, bir şey ilerletemez. Bu kelimenin âgûşuna sığınmadan, oralarda yükselmek olamaz. Salik, bu güzel kelimeyi bir kere söylemekle, o makama yükseliyor. Bu yüksek kelimenin işaret ettiği hakikat sayesinde, o makamdan yukarıya ilerliyor. Kendinden uzaklaşıp, Allahü teâlâya yaklaşıyor. O yolun en az bir parçası, bütün bu gökler küresinden kat kat çoktur. Bu kelimenin üstünlüğünü buradan anlamalıdır. Bütün mahlukların, bu kelime yanında varlığı hiç kalır. Duyulmaz bile. Büyük bir deniz yanında, bir damla kadar da değildir. Bu güzel kelimenin derecelerinin meydana çıkması, söyleyenlerin derecelerine göre olur. Söyleyenin derecesi ne kadar yüksek ise, bu mukaddes kelimenin büyüklüğü, o kadar çok meydana çıkar. Dünyada bundan daha kıymetli, daha üstün bir arzu olmaz ki, insan, her bulunduğu yerde, [her işinde, her vazifesinde] bu güzel kelimeyi tekrar tekrar söylemekle lezzet alsın ve haz duysun. Amma ne yapılabilir ki, bütün arzular ele geçmiyor. İnsanlarla konuşmak ve gaflete düşmek çaresiz oluyor. (Tam İlmihal s. 910) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | |






























