3 Temmuz 2016 Pazar

* Ramazan bayramı

05 Temmuz 2016, Salı

Ramazan bayramı

 

 

Sual: Ramazan bayramında neler yapmalıdır?

Cevap: Şevval ayının birinci günü fıtır bayramının günüdür. Bu günde, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, yani İşrak vaktinde, iki rekât bayram namazı kılmak, erkeklere vacibtir. Bayram namazlarının şartları, Cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur. (Îyd), bayram demektir. Her yıl, Ramazan ayında ve Arefe gününde günahları af edildiği için Müslümanların sevindikleri, sürurlarının avdet ettiği, tekrar geldiği için (Îyd) denildi. Bayram günleri şunları yapmak sünnettir: Erken kalkmak, gusül abdesti almak, misvak ile dişleri temizlemek, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, Fıtra bayramı namazından önce tatlı yemek, hurma yemek. Tek adette yemek. O gün yüzük takmak, Camiye erken ve yürüyerek gitmek. Bayram tekbirlerini, Fıtır bayramında sessiz söylemek. Dönüşte, başka yoldan gelmek. Çünkü, ibadet yapılan yerler ve ibadet için gidip gelinen yollar, kıyamet günü şehadet edeceklerdir. Müminleri güler yüzle ve (Selamün aleyküm) diyerek karşılamak. Fakirlere çok sadaka, [İslamiyeti doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım] yapmak. Dargın olanları barıştırmak, akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek de sünnettir. Erkeklerin kabirleri ziyaret etmeleri de sünnettir. Hadîs-i şerifte (İnsanlar, kendilerine iyilik edenleri sever) ve (Hediyeleşiniz, sevişirsiniz) buyuruldu. Hediyenin en kıymetlisi, en faydalısı, güler yüz, tatlı dildir. Bid'at sahiplerinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Kimse ile münakaşa etmemelidir. Münakaşa, dostluğu giderir. Düşmanlığı arttırır. Kimseye kızmamalıdır. Hadîs-i şerifte (Gadab etme!), kızma buyuruldu. Fitne, fesat zamanında, ineğe tapanları görünce, ineğin ağzına saman vermeli, onları kızdırmamalıdır. (Tam İlmihâl s. 266)

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

2 Temmuz 2016 Cumartesi

* Yarın Fıtır Bayramıdır (Osman Ünlü'nün 04.07.2016 tarihli yazısı)

04 Temmuz 2016, Pazartesi

Yarın Fıtır Bayramıdır

 

 

Sual: Bayramda neler yapılır ve ne şekilde hareket edilir?

Cevap: Îyd, bayram demektir. Her yıl, ramazan ayında günahlar af edildiği, Müslümanların sevindikleri, sürurlarının avdet ettiği, tekrar geldiği için Îyd denildi. Ni'met-i islâm kitabında deniyor ki:

"Bayram günleri şunları yapmak sünnettir: Erken kalkmak, gusül abdesti almak, misvak ile dişleri temizlemek, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek, Fıtır Bayramı namazından önce tatlı, hurma yemek. Tek adette yemek. Sabah namazını mahalle mescidinde kılıp, bayram namazı için, büyük camiye gitmek. O gün yüzük takmak, camiye erken ve yürüyerek gitmek. Bayram tekbirlerini, Fıtır Bayramında sessiz, Kurban Bayramında cehren söylemek. Dönüşte, başka yoldan gelmek. Çünkü ibadet yapılan yerler ve ibadet için gidip gelinen yollar, kıyamet günü şehadet edeceklerdir. Müminleri güler yüzle ve selâmün aleyküm diyerek karşılamak. Fakirlere çok sadaka vermek, İslâmiyeti doğru olarak yaymak için çalışanlara yardım yapmak. Sadaka-i fıtrı, bayram namazından önce vermek."

Bayram günü aile, çoluk çocuk ve yakın akrabaya güzel ve güler yüzle muamele eylemelidir. Dargın olanları barıştırmak, akrabayı ve din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek de sünnettir. Erkeklerin kabirleri ziyaret etmeleri de sünnettir.

Şevval ayının birinci günü Fıtır Bayramının birinci günüdür. Bu günde, güneş doğduktan ve kerahet vakti çıktıktan sonra, iki rekat bayram namazı kılmak, erkeklere vaciptir. Bayram namazlarının şartları, cuma namazının şartları gibidir. Fakat, burada hutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur.

Bayram namazı iki rekâttır, cemaatle kılınır, yalnız kılınmaz. Birinci rekâtta, Sübhânekeden sonra, üç kerre Tekbîr-i zevâid söylenir. Yani eller üç defa kulaklara kaldırılıp, birinci ve ikincisinde, iki yana uzatılır. Üçüncüsünde, göbek altına bağlanır. İmam efendi yüksek sesle, Fâtiha ve zamm-ı sure okuduktan sonra, doğru rükuya eğilinir. İkinci rekâtta, önce Fâtiha ve zamm-ı sure okunup, sonra, iki el, yine üç kere kulaklara kaldırılır. Üçünde de yanlara sallandırılır. Dördüncü tekbirde, kulaklara kaldırılmayıp, rükuya eğilinir. Birinci rekâtta beş, ikinci rekâtta dört tekbir getirilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

* Kağıt paranın zekâtı

04 Temmuz 2016, Pazartesi

Kağıt paranın zekâtı

 

 

Sual: Kağıt paraların zekâtı İslamiyete uygun nasıl verilebilir?

Cevap: Ticaret eşyası bulunmayanlar, kağıt paralarının zekâtını altın olarak vermelidir. Verilecek kağıt parayı altına çevirmek, altın bulmak her zaman kolaydır. Zira, altının lira olması şart değildir. Tartarak, bilezik, yüzük veya herhangi bir şekildeki altın verilebilir. Bunlar da, her yerde, kuyumcularda bulunur. Bulunduğu yerde hiç altın bulunmayan bir zengin, ticaret eşyası da yoksa, altın bulunan bir şehirdeki bir Müslümanı vekil edip, buna kağıt para gönderir. Bu vekil de, kağıt paraları altına çevirip, fakire altın verir. Doğrudan doğruya, fakiri de vekil edebilir. Fakir, zenginden veya vekilinden uzak yerde ise ve fakirin bulunduğu yerde altın yoksa, fakirin tayin edeceği vekiline de altın teslim olunabilir. Hatta zengin, zekâtı olan altını, fakirin emri ile, fakirin alacaklısına teslim ederek, fakiri borçtan kurtarabilir. Burada, alacaklı zekâtı almakta, fakirin vekili olmaktadır. Fakat, fakirin rızası, yani önceden vekil etmesi şarttır. Zekât, kağıt para olarak verilemez demek, zekâtı kağıt para olarak vermemelidir demek değildir. Kağıt para, ahkâm-ı islâmiyyeye uygun verilmelidir demektir. Herhangi bir zekât malının zekâtını kağıt para ile, ahkâm-ı islâmiyyeye uygun olarak vermek için, fakirdeki alacağını, ona, o kadar zekât vermeğe niyet ederek ödeşmek isteyen bir zenginin yapacağı gibi yapmak lâzımdır. Zekâtı altın olarak dağıtmak, daha sevabdır. Altın ile verileceği, herkese gösterilmiş, öğretilmiş olur. Zekâtı fakire veya vekiline, önce altın olarak verip sonra bunu kağıt paraya çevirmek, (Hile-i şer'ıyye) olur. Zekâtı ahkâm-ı islâmiyyeye uygun verebilmek için, bunu yapmak lâzımdır ve çok sevabdır. (Tam İlmihâl s. 301)

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

1 Temmuz 2016 Cuma

* İbadetlerin, önemine göre dereceleri (Osman Ünlü'nün 03.07.2016 tarihli yazısı)

03 Temmuz 2016, Pazar

İbadetlerin, önemine göre dereceleri

 

 

Sual: Dinimizde, emirleri yapmak ve yasaklardan sakınmak konusunda öncelik nasıldır, bunların kendilerine göre bir sırası var mıdır?

Cevap: İslam dininde ibadetlerin, önemine göre dereceleri vardır ve şöyledir:

Birinci derece: İbadetlerin en kıymetlisi ve en efdali, haramlardan sakınmaktır. Haramı gördüğü zaman, yüzünü çevirenin kalbini, Allahü teâlâ iman ile doldurur. Bir kimse, haram işlemeye niyet eder ve o haramı işlemezse, ona günah yazılmaz. Haram işlemek, Allahü teâlâya karşı gelmek olduğundan, ondan sakınmak da, ibadetlerin en efdali olmuştur. İslam dininde, hiç kimse, günah ile veya kâfir olarak doğmaz. Zaten, bunu akıl da kabul etmez.

İkinci derece: Farzları yapmaktır. Farzların terki büyük günahtır. Allahü teâlânın yapınız diye emrettiği şeylere farz denir. Farzları yapmak, çok kıymetlidir. Hele farzların unutulduğu, haramların yayıldığı bir zamanda, farzları yapmak, daha çok kıymetlidir. Farzları yapanlara büyük ecir ve mükafatlar vardır.

Üçüncü derece: Tahrimi mekruhlardan, yani harama yakın mekruhlardan sakınmaktır. Tahrimi mekruhlardan sakınmak, vacipleri yapmaktan daha kıymetlidir.

Dördüncü derece: Vacipleri yapmaktır. Vacipleri yapmak da, farz kadar olmasa bile, çok sevaptır. Vacipler, farz olup olmaması şüpheli olan ibadetlerdir.

Beşinci derece: Tenzihi mekruhlardan sakınmaktır. Tenzihi mekruh demek, helale yakın olan mekruhlar demektir.

Altıncı derece: Müekked sünnetleri yapmaktır. Sünnetleri terk etmek, günah değildir. Özürsüz devamlı terk etmek ise, küçük günahtır. Sünneti beğenmemek ise küfürdür.

Yedinci derece: Nafileler ve müstehablardır. Nafileleri yapıp yapmamakta Müslümanlar serbesttirler. Yapmayana, terk edene ceza olmadığı hâlde, iyi niyetle yapana ecir ve mükafat vardır.

***

Sual: Kaza, adak ve nafile oruç tutarken, bunları bile bile bozunca da, Ramazan orucunda olduğu gibi kefaret gerekir mi?

Cevap: Kaza, adak ve nafile oruçları tutarken, bilerek de bozulsa bunlar için kefaret yapılmaz.

***

Sual: Ramazan ayında, sadece kazayı gerektiren bir şeyi, birkaç defa yapınca kefaret de mi gerekir?

Cevap: Ramazanın bir gününde, kaza lazım olan bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi bilerek yine yaparsa, kefaret de lazım olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

* Zenginin alacağı olduğu fakire zekât vermesi

03 Temmuz 2016, Pazar

Zenginin alacağı olduğu fakire zekât vermesi

 

 

Sual: Zenginin alacağı olduğu fakire zekâtını verip alacağını nasıl tahsil edebilir?

Cevap: İnsanın malı, kendinde bulunuyorsa, bu mala (Ayn) denir. Kendinde bulunmuyorsa, (Deyn) denir. Kağıt liraların üzerlerinde yazılı olan değerler, deyn olan zekât malını göstermektedir. (Dürr-ül-muhtâr), onikinci sahifede diyor ki, (Ayn veya geri alınacak deyn olan malın zekâtını deyn olan maldan vermek caiz değildir. Ayn olan maldan vermek lâzımdır). Meselâ fakirden alacağı olan ikiyüz dirhemin beş dirhemini zekât niyeti ile ona bağışlayıp kalanı alsa, caiz olmaz. Ancak beş dirhemin zekâtı verilmiş olur. (İbni Âbidîn) onikinci sahifede diyor ki: (Bir zenginin, bir fakirden alacağı olsa, fakire borç senedini verip, sana, alacağım kadar zekât vermeğe niyet ettim. Sen de kabul et ve borcuna karşılık tut, ödeşmiş olalım dese, fakir de kabul ettim dese, İslamiyet, bunu kabul etmiyor ve zengin, zekâtını vermiş olmuyor. Çünkü, zekât, laf ile, borç senedi vermek ile, razı olmak ile eda edilmiş olmuyor. Mal teslim etmek ile oluyor. Bu zenginin, zekâtını fakire vermesi, fakirin de, aldıktan sonra, tekrar zengine geri vererek borcunu ödemesi lâzımdır. Şafii ve Hanbeli mezheplerinde de böyledir. Fakirin, bu parayı geri vereceğine güvenemiyorsa, güvendiği birini fakire göstererek, zekâtını almak ve borcunu ödemek için, bunu vekil yap der. Zekâtı bu vekile verir. Vekil de, zengine geri vererek, fakirin borcunu öder). Böyle olduğu (Dürr-i yektâ) ve (Mîzân-ı kübrâ) kitaplarında da yazılıdır. (Tam İlmihâl s. 300)

 

 

 

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam

İnternet Radyosu

 

 

Huzura Doğru TV

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.hakikatkitabevi.net

 

www.dinimizislam.com

 

 

Haftalık Bülten (01 Temmuz 2016)

Sitemize yeni eklenen soru cevaplardan, sizin için seçtiğimiz bazılarını aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirsiniz.
SORU CEVAP VİDEOLARIMIZ
SORU - CEVAP ARŞİVİNDEN
SEYRANGAH TV BELGESEL VİDEOLARIMIZDAN
sebeKuran'ın Gaybi Haberleri
Sebe halkı ve arim seli
mekkeKuran'ın Gaybi Haberleri
Mekke'nin Fethi
iremKuran'ın Gaybi Haberleri
İrem Şehri
FEYYAZ YAYINLARI

Video İndir

Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğunu çok kuvvetli delillerle ispat eden ve bu delillerle Kur'an'a olan imanı ziyadeleştiren ve Kur'an'ın sönmez ve söndürülmez bir güneş olduğunu en inatçı akıllara dahi kabul ettiren mükemmel bir eser.

www.seyrangah.tv
ANDROID UYGULAMALARIMIZ

--
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com

---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.