BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü | ||
03 Ekim 2015, Cumartesi | ||
Kitap ve Sünnet tâbiri | ||
Sual: (Yalnız Kur'an) diyenler gibi, hep (Kitap ve Sünnet) demek de mezhepsizlik değil mi? CEVAP Önce mezhepsizlik nedir? Onu bildirelim. Mezhepsizlik, dört hak mezhepten birine uymayıp, âyetten ve hadisten kendi anladığına veya başka bir mezhepsizin anladığına uymaktır. (Mezhebimizin hükmüne göre) demeyip de ısrarla hep (Kitap ve Sünnet) tâbirini kullananların mezhepsiz olduğu anlaşılır. Ehl-i sünnet olan insan, (Mezhebimizin bu konudaki hükmü şudur) demelidir. (Bu âyetten, şu hadisten ben şöyle anlıyorum) demek mezhepsizlik olur. Çünkü din kitaplarımızda buyuruluyor ki: Dindeki dört delil, müctehidler içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdiği hükümdür. Çünkü bizler, âyet ve hadisten hüküm çıkaramayız. Mezhebin bir hükmü, âyete, hadise uymuyor görünse de, yanlış değildir. Zira âyet ve hadis ictihad isteyebilir, başka bir âyet veya hadisle değişmiş, nesh edilmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır. (Berîka) Bir din adamı, okuduğu hadisten kendi anladığına uyarak amel edemez. Mezhepteki müctehidlerin âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden anlayarak, verdikleri fetva ile amel etmesi gerekir. Takrir kitabında da böyle yazılıdır. Böyle yapmazsa, vacibi yani farzı terk etmiş olur. (Kifâye, Tuhfe) İmam-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki: Hadislerle amel etmek bize caiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykırı görünen hadis-i şerifler, delil ve senet olamaz. Mesela bir Hanefî'nin, (İmam arkasında Fâtiha okumak farzdır. Bu konuda sahih hadis var) diyerek imam arkasında Fâtiha okuması ilhaddır. (1/312, Mebde ve Mead 31) Bu vesikalar da gösteriyor ki, mezhebin hükmüne uymayıp, âyet ve hadisten hüküm çıkarmaya çalışan, mezhepsiz olur. Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş | ||
İyi örnek Dikkatli ol, aldanma, her yüzüne gülene! İyi örnek olasın, senden sonra gelene! | ||
Bugünkü ilahi: | ||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | ||
2 Ekim 2015 Cuma
* Kitap ve Sünnet tâbiri
* Onların ismi anılınca rahmet yağar (Mehmet Ali Demirbaş'ın 03.10.2015 tarihli yazısı)
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü |
03 Ekim 2015 Cumartesi |
Onların ismi anılınca rahmet yağar |
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Dışarıda çok güzel yağmur yağarken, mübarek bir zat şöyle sohbet etmektedir: (Bakın, yağmur yağıyor. Buna, rahmet yağıyor derler. Yağmuru görüyoruz, işitiyoruz ve yakîn elde ediyoruz. Hadis-i şerifte, (İnde zikrissâlihîn tenzîlürrahme) buyuruluyor. Yani sâlihlerin, evliya zatların ismi bir yerde anılırsa, oraya rahmet yağar. Dışarıdaki rahmetin bin katı şimdi buraya yağıyor. Ama gaflet, bu rahmeti görmeye mâni oluyor. İnanıyoruz, ama yakîn elde edemiyoruz. Yakîn elde etmek için, haramlardan sakınmak ve bu büyük zatları çok anmak, her gün kitaplarını okumak lazımdır.) Çünkü insan, sevdiğini çok anar, hep ondan bahsedilmesini ister. İşte Allahü teâlâyı çok sevenler de, Onu çok hatırlarlar ve çok zikrederler. Bunun için Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında bildirilen dua ve tesbihleri her gün okumalıdır. Evliya bir zatın sohbeti veya onların kitaplarını okumak da, en büyük zikirlerdendir. Namaz kılmak, baştan aşağı zikirdir. İnsanları sevindirmek de zikirdir. Yani Rabbimizin rızasına uygun olan her iş zikirdir. Hattâ bir genç okula giderken, (Yâ Rabbi, alacağım diplomayla, inşallah senin kullarına iyilik yapacağım, evime helâl rızık götüreceğim, elimden geldiği kadar dinime hizmet edeceğim) diye niyet etse, okulunu bitirinceye kadar alıp verdiği her nefesi zikir olur. Bir kimse, gece yatarken, sabah namazına kalkmak niyetiyle uyursa, sabaha kadar her nefesi zikir olur. Yatmadan önce birkaç dakika da ilmihâl okursa, ilimle meşgul olduğu için, sabaha kadar ibadet sevabı alır. "Hâlis Kullarımı Bozamazsın!" Bunlar, yapılması çok kolay olan büyük fırsatlardır. Şeytana aldanarak, bu fırsatları kaçırmamalı. O İblis ki, ebedî tard edildi yani kovuldu, cehennemlik oldu. Allahü teâlâdan kıyamete kadar izin istedi, (Sana ibadet eden kullarını bozacağım) dedi. Cenab-ı Hak, (Sen ancak senin gibileri bozarsın, benim hâlis kullarımı bozamazsın) buyurdu. Böylece insanlar, Allahü teâlânın yolunda olanlar ve şeytanın yolunda olanlar olmak üzere ikiye ayrıldılar. Şimdi er meydanındayız. Allahü teâlânın tarafında mıyız, yoksa İblisin tarafında mı? Allahü teâlânın tarafında olanlar Cennete, İblise tâbi olanlar ise onunla beraber Cehenneme gidecektir. Allah'ın yolunda olmak için her işte iyi niyeti unutmamalıyız. Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo |
Haftalık Bülten (02 Ekim 2015)
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
1 Ekim 2015 Perşembe
* Namaz dinin direği değil mi? (Mehmet Ali Demirbaş'ın 02.10.2015 tarihli yazısı)
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü |
02 Ekim 2015 Cuma |
Namaz dinin direği değil mi? |
Sual: Hoca denilen sosyalist bir yazar, (Namaz, karın doyurmaz, önce fakirin karnını doyurmalı. Namazın kazası da, cezası da yoktur. Dinin direği falan da değildir) diyor. Bu sözler küfür değil mi? CEVAP Elbette küfürdür. Bir Müslüman, namaz hakkında öyle çirkin sözler söyleyemez. Böyle söyleyen, Müslüman ise küfre düşer. Müslüman olmayan da, ne söylerse söylesin, sözünün hiçbir değeri olmaz. (Allah'ın ve Peygamberin emrettiği namaz, herkesin yaptığı, yatıp kalkmak ve belli şeyleri okumak değildir. Allah'ın ismini zikretmek ve Onun büyüklüğünü düşünmek demektir) diyen kimse, namazı inkâr etmiş ve Müslümanların dinini bozmuş olur. Mahkeme kararıyla cezalandırılması lazım olur. Tutulduktan sonra yaptığı tevbesi kabul olmaz. (Dürr-i yekta şerhi) En büyük ibadetin namaz olduğu Kur'an-ı kerimde bildiriliyor. Bir âyet-i kerime meali: (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar. Çünkü zikrullah [namaz kılmak] elbette en büyüktür [en büyük ibadettir].) [Ankebut 45] Buradaki zikrullah, namazdır. Namaz diğer ibadetlerden daha büyüktür. (Beydâvî) Namazın önemi hakkında bazı hadis-i şerifler: (Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.) [Taberânî] (Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.) [Taberânî, Beyhekî, Deylemî] (Namazı kasten terk eden kâfirdir.) [Taberânî] (Namaz kılmayanın dini yoktur.) [İbni Nasr] (Namaz kılmayanın Müslümanlığı yoktur.) [Bezzar] (Namazı bırakanın ibadetleri kabul olmaz ve namaza başlayana kadar Allahü teâlânın himayesinden uzak kalır.) [Ebu Nuaym] (Namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez. Tevbe edinceye kadar Allah'ın himayesinden uzak olur.) [İsfehânî] (Bizimle kâfirlik arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.) [Nesaî] (İman, namaz demektir. Namazı itina ile, vaktine ve diğer şartlarına riayet ederek kılan, mümindir.) [İbni Neccar] (Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet namazdır. Namaz düzgünse, diğer amelleri kabul edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberânî] (Namaz, imanın başı ve Cehennemden kurtarıcıdır.) [Miftah-ul-Cenne] (Beş vakit namazı terk eden, Allah'ın hıfz ve emanından mahrum olur.) [İbni Mâce] (Her peygamberin ümmetine son nefeste vasiyeti namazdır.) [Gunye] Bu hadis-i şerifler de, namazın dinin direği olduğunu göstermektedir. Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo |
* Almanya’da fıtra
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü | ||
02 Ekim 2015, Cuma | ||
Almanya'da fıtra | ||
Sual: Almanya'daki bazı hocaların (Burada fıtra Euro olarak verilir, TL veya başka bir şey verilemez) demeleri doğru mudur? CEVAP Doğru değildir. Fıtra, dünyanın her yerinde, kıyamete kadar fıtra olarak bildirilen un, üzüm, hurma gibi ürünlerden veya değerinden verilir. Altın olarak verilirse her ülke için geçerlidir. Yaşadığı ülkede geçmeyen ve onu bozdurma imkânı olmayan kağıt para vermemelidir. Türklere TL verilebilir. Çünkü bozdurma imkânları vardır. Dolar da çok ülkede geçerlidir. Un her yerde geçerlidir. Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş | ||
Farklı bakış Marifet sahipleri, firasetle bakarlar, Kirlenmiş gönülleri, bir bakışta yıkarlar. | ||
Bugünkü ilahi: | ||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo | ||
* Cuma tebriği
Üye olmak için | Dini sualler için
Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo
Mail grubu sayfası: Google | Yahoo
















