6 Ağustos 2015 Perşembe

* Cuma tebriği

 

Üye olmak için | Dini sualler için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

http://dinimizislam.com | www.myreligionislam.com

* Mesbuk’un teşehhütte okuması

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

07 Ağustos 2015, Cuma

Mesbuk'un teşehhütte okuması

 

 

Sual: Mesbuk, yani imama ilk rekâtta yetişemeyip diğer rekâtlara yetişen veya hiçbir rekâta yetişemeyen kimse, imam son oturuşta iken, neleri okur?

CEVAP

Mesbuk, imam son rekâtta otururken, Ettehıyyatü'yü erken bitirse, salevatları da okumaz, sükût da etmez, imam selam verinceye kadar Kelime-i şehadeti tekrar eder. Namazda, okumak lazım olan yerde, sükût etmek haramdır. İmam selam verene kadar Ettehıyyatü'yü yavaş yavaş okuması da uygun olur. (Hindiyye – S. Ebediyye)

Mesbuk olan değil de, imamla namaza başlayan kimse, birinci oturuşta, imamdan önce, teşehhüdü bitirse, sükût edip beklemesinin mahzuru yoktur. (Halebî-yi sagir)

 

Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş

 

 

Müminin vasfı

Mümin olan, iyilik ve ihsanda yarışır,

Kin gütmez, dargın durmaz, gider hemen barışır.

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru TV

Bugünkü ilahi:
·
Bu aşk

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

5 Ağustos 2015 Çarşamba

* Gusle mâni olan hâller (Mehmet Ali Demirbaş'ın 06.08.2015 tarihli yazısı)

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

06 Ağustos 2015, Perşembe

Gusle mâni olan hâller

 

 

Sual: Diş kovuğundaki yemek kırıntılarının altına su geçer mi? Gusle mâni olur mu?

CEVAP

Dişlerin arasındaki yemek kırıntılarının altına su geçer, gusle mâni olmaz. Eğer aylarca, yıllarca temizlenmeyip kuru hamur hâline gelip altına su geçirmezse, o zaman temizlemek gerekir. Temizlenmezse gusle mâni olur. (Mecmua-i Zühdiyye, Kadıhan, Tahtâvî, Feth-ul-kadir)

Dişi oyuk olan ve bu oyukta yemek artığı kalmış veya dişlerinin arasında yiyecek parçası kalmış olanın guslü sahihtir. İhtiyata uygun olan ise, oyuk yerlerden yemek artığını çıkartıp, suyu oraya kadar ulaştırmaktır. Burundaki kuru kir ise gusle mânidir. (Fetava-i Hindiyye)

Dürr-ül-muhtar'ın, ("Diş çukurundaki şey, gusle zarar vermez" diyen olmuşsa da, bu şey, katı olup, altına su geçmezse guslü caiz olmaz) ifadesini İbni Âbidin hazretleri şöyle açıklıyor: Zarar vermez denilmesi; su, dişteki şeyin altına sızıp, ıslatacağı içindir. Hulasat-ül-fetava'da da, böyle yazmaktadır. Bu fetvadan da anlaşılıyor ki, altına su geçmezse, gusül caiz olmaz. (Redd-ül-muhtar)

İstisnasız bütün muteber kitaplar, (Ağzın içinde ve vücudun herhangi bir yerinde su geçirmeyen bir madde bulunursa, gusle mâni olur) diyor. Mesela oje gusle mânidir. Ağızdaki dolgu diş de gusle mânidir.

 

Dolgu, çürük dişi tedavi etmez

Diş dolgusu yaraya sarılan sargıya benzetilemez. Bunun için, (Kaplamanın altındaki yara yıkanmaz, mesh kâfi gelir) demek cahilliktir. Vücuttaki yaraların üstüne konan sargıya mesh edilir. Yara iyi olduktan sonra, sargıya mesh caiz olmaz. Eğer bu sargıyı kaldırmakta da bir güçlük olursa, sargıyı çıkarıncaya kadar altını yıkamak gerekmez. Çünkü bu zaruretle, yani yarayı tedavi etmek, eski hâline getirmek için konulmuştur. Kaplama ve dolgu ise, dişi eski hâline getirmiyor. Eğer dolgu, dişin çürüğünü kaldırıp eski hâline getirseydi, sargı gibi zaruret olurdu.

Derinin üstünü yıkamak dört mezhepte de farzdır. Hiçbir mezhepte çıkış yolu olmadığı için, bu durum zaruret olup, yara üzerindeki sargının altını yıkamak gerekmez. Hiçbir mezhepte çıkış yolu bulunmazsa, o zaman zaruret olur. Diş dolgusu için başka mezheplerde çıkış yolu vardır. Mâlikî ve Şâfiî'de gusülde ağzın içini yıkamak farz değildir. Diş dolgusu olan bu iki mezhepten birini taklid ederse, guslü sahih olur.

 

Twitter'da paylaş     Facebook'ta paylaş

 

 

 

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

4 Ağustos 2015 Salı

* Namazda yürümek

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

06 Ağustos 2015, Perşembe

Namazda yürümek

 

 

Sual: Ön safta boşluk vardı. Ben de, bir adım atarak boşluğu doldurdum. Emekli bir imam, namazın bozulduğunu söyledi. Namazım bozuldu mu?

CEVAP

Hayır bozulmadı. Çünkü kıbleye karşı bir saf yani bir buçuk metre kadar yürümek namazı bozmaz. (Dürr-ül-muhtar - S. Ebediyye)

 

Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş

 

 

Selamet isteyen

Fazla şaka ve alay câhillik alâmeti,

Susmasını bilmeli, isteyen selâmeti.

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru TV

Bugünkü ilahi:
·
Bu aklu fikr ile

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

* Kırmızı ışıkta geçmek

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

05 Ağustos 2015, Çarşamba

Kırmızı ışıkta geçmek

 

 

Sual: Kırmızı ışıkta geçmek, emniyet şeridinden gitmek veya arabayı çok hızlı sürmek günah mıdır?

CEVAP

Kendimize ve başkalarına zarar vermiyorsak günah olmaz. Eğer kırmızı ışıkta geçip ceza almışsak, kendimize zarar verdiğimiz için günah olur. Hızlı gidince kendimize veya başkalarına zararımız oluyorsa, arabamız zarar görüyorsa, arabamızda bulanan biri korkuyorsa elbette günah olur. Emniyet şeridinden gitmenin dinen bir mahzuru olmaz, ama başkalarına zarar vermişsek, başkalarının önüne geçip gidişlerini aksatmışsak, içinde hasta bulunan bir ambülansın gecikmesine sebep olmuşsak, o zaman günah olur. Yahut (Yanlış yaptın) diyerek polis ceza kesmişse, kendimize de zarar verdiğimiz için günah olur. Ölçümüz, kendimize veya başkalarına zarar vermemektir. Hürriyetin tarifi de budur. Kendimize ve başkalarına zarar vermiyorsak, dilediğimiz şeyi yapmaktır. Kimileri, hürriyeti, sadece başkalarına zarar vermemek diye tarif ediyor. Bu yanlıştır. Canımıza, malımıza zarar vermek, intihar etmek günah olup hürriyet değildir.

 

Twitter'da paylaş | Facebook'ta paylaş

 

 

Şecaat (kahramanlık)

Şecaat göstermenin gerektiği bir yerde,

Korkup pasif davranan, benzetildi merkebe.

 

 

 

 

 

Dinimiz İslam
İnternet Radyosu

Huzura Doğru TV

Bugünkü ilahi:
·
Biz gideriz

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com

 

* Ehl-i kitabın kurtulması (Mehmet Ali Demirbaş'ın 05.08.2015 tarihli yazısı)

 

BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM

Esselâmü aleyküm ve

rahmetüllahi ve berekâtühü

 

05 Ağustos 2015, Çarşamba

Ehl-i kitabın kurtulması

 

 

Sual: Mâide sûresinin 68. âyetinde mealen, (Ey Ehl-i kitab! Siz Tevrat'a, İncil'e ve Rabbinizden size indirilen Kur'an'a uymadıkça, doğru yol üzerinde değilsiniz. And olsun, sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan birçoğunun azgınlığını ve küfrünü artırır. O hâlde kâfirlerin azgınlığına karşı üzülme!) deniyor. Burada Ehl-i kitaba yani Yahudi ve Hristiyanlara, kendi kitaplarına uymaları bildirilmiyor mu?

CEVAP

Hayır, aksine Kur'an-ı kerime iman edip, ona uymaları emrediliyor.

Kur'an-ı kerimin muhatabı Peygamber efendimizdir. Onu doğru açıklayan da, hadis-i şeriflerdir. İşte Peygamber efendimiz Kur'an-ı kerimi açıklayarak, (Beni duyup da iman etmeyen Yahudi ve Hristiyanlar, elbette Cehenneme girecektir) buyuruyor. (Hâkim)

İmam-ı Kurtubi hazretleri de bu âyetin tefsirinde buyuruyor ki: İbni Abbas hazretlerinin bildirdiğine göre, Yahudilerden bir topluluk Resulullah efendimize gelip, (Sen, Tevrat'ın Allah'tan gelmiş hak bir kitap olduğunu kabul etmiyor musun?) diye sordular. Peygamberimiz, (Elbette kabul ediyorum) diye cevap verdi. Bunun üzerine Yahudiler, (Biz de ona iman ediyoruz, fakat onun dışındakilere iman etmiyoruz) dediler. Bunun üzerine, bu âyet-i kerime nazil oldu. Burada, (Her iki kitapta [Tevrat'ta ve İncil'de] geleceği bildirilen Muhammed aleyhisselama iman edip, her iki kitabın belirttiği bu hüküm gereğince de amel etmedikçe, iman etmiş olmazsınız) deniliyor. Ebu Ali el-Fârisî de, (Bu âyet-i kerime, Tevrat ve İncil'in nesh edilmeden önceki hâlleri hakkındadır) demiştir. (Cami-ul Ahkâm)

Âyet-i kerimenin sonunda, Ehl-i kitab kâfir olduğu için, (Kâfirlerin azgınlığına karşı üzülme!) deniyor. Ehl-i kitabın kâfir olduğu başka âyet-i kerimelerde de bildiriliyor. Başka bir âyet-i kerime meali:

(Elbette, Ehl-i kitap [Yahudi veya Hıristiyan] olsun, müşrik olsun, bütün kâfirler Cehennem ateşindedir. Orada ebedî kalırlar. Onlar insanların en kötüsü, en şerlileridir.) [Beyyine 6; Kurtubi tefsiri]

 

Bebek kabri

Sual: Beş aylık çocuğun kabri de, büyük insan kabri gibi derin mi olmalıdır?

CEVAP

Evet, büyük insan kabri gibi derin olması iyidir.

 

Twitter'da paylaş     Facebook'ta paylaş

 

 

 

 

 

 

Dini sualler için | Üye olmak için

 

Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo

 

Mail grubu sayfası: Google | Yahoo

 

www.dinimizislam.com