BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü |
09 Şubat 2015, Pazartesi |
Haksız rekabet olur mu? |
Sual: Bir Yahudi, çömlekçi bir Müslümanın karşısına bir çömlekçi dükkânı açar. Müslüman çömlekçiden daha ucuz etiket yapıştırır. Müslümanlar Yahudi’den almaya başlayınca, Müslüman da daha aşağı indirir, fakat Yahudi alış fiyatından da aşağı fiyatla yani zararına satar. Müslüman, Yahudi’yle başa çıkamayınca dükkânı kapatmak zorunda kalır. Meydan Yahudi’ye kalınca tekrar fiyatları yükseltip zararını kapatır. Bizim de bu taktiği uygulayarak rakiplerimizi alaşağı etmemiz haksız rekabete girer mi? CEVAP Evet, bu haksız rekabete girer. Aşağıdaki menkıbedeki durum, buna benziyorsa da, haksız rekabet değildir, çünkü bunda maddi kâr düşünülmüyor: Medine’de bir Yahudi’nin ağzı kapalı bir su kuyusu vardı. Suyu gayet tatlıydı. Suyunu satardı. Resulullah, (Rume Kuyusu'nu kim satın alır, Müslümanlara sebil olarak verirse Cenneti kazanmış olur) buyurdu. Hazret-i Osman, kuyunun yarısını aldı. Nöbet yoluyla bir gün Hazret-i Osman’ın olacak, bir gün Yahudi’nin olacaktı. Hazret-i Osman nöbetini sebil olarak dağıttı. Yahudi ücretle satardı. Müslümanlar da hazret-i Osman’ın nöbeti gelince, iki günlük su alırlardı. Yahudi’nin nöbetinde uğramazlardı. Yahudi’nin pazarı kesada uğrayınca, diğer yarısını da satmak istedi. Önceki yarısını Yahudi’den 12 bin dirheme almıştı. Bunu da 8 bin dirheme aldı. Tamamını sebil etti. (Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin) Gusülde niyet şart mı? Sual: Cuma günü yıkanıp camiye giden, cuma namazından sonra, geceleyin ihtilam olduğunu hatırlasa, yıkanırken cünüplükten temizlenmeye niyet etmediği için, cünüplükten temizlenmiş olmaz mı? CEVAP Hanefî mezhebinde, niyet etmeyen de, ağzına, burnuna su vererek yıkanınca veya denize dalıp çıkınca cünüplükten temizlenmiş olur. Çünkü Hanefî'de gusülde niyet farz değildir. Ama niyet edilmezse, cünüplükten temizlenmiş olunursa da, farz olan gusül sevabına kavuşulamaz. Çünkü niyetsiz yapılan işe sevab verilmez. (İbni Âbidin) Diğer üç mezhepte ise, gusülde cünüplükten temizlenmeye niyet farzdır. Mâlikî’yi taklit edenin de niyet etmesi gerekir. Atılan mal Sual: Çöpe veya sokağa atılan, az çok değerli bir mal, bulunmuş mal hükmünde midir? Herkes kullanabilir mi? CEVAP Bunlar, bulunmuş mal hükmünde değildir. O, atılmış maldır. Atılan malı, zengin fakir, herkes alıp kullanabilir. Bulunan malı ise, fakire vermek gerekir. Twitter’da paylaş | Facebook’ta paylaş |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com |
7 Şubat 2015 Cumartesi
* Haksız rekabet olur mu? (Mehmet Ali Demirbaş'ın 09.02.2015 tarihli yazısı)
* Enel Hak ateşi
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü | |||||||
8 Şubat 2015, Pazar | |||||||
Enel Hak ateşi | |||||||
| |||||||
Sual: Vehhâbî zihniyetliler, Muhyiddin-i Arabî, Mevlana Celaleddin-i Rumî ve Hallac-ı Mansur gibi evliya zatlara neden kâfir diyorlar? CEVAP (Kişi, bilmediğinin düşmanıdır) derler. Tasavvufu, evliyalığı bilmedikleri ve onların hâllerine sahip olmadıkları için, hemen o büyük zatlara kâfir damgasını basıyorlar. Ehl-i sünnet itikadındaki Müslümanların, Vehhâbîliğe uymayan inanışlarına da şirk damgası vuruyorlar. Mesela, (“Allah göktedir” demeyen kâfirdir) diyorlar. Hâlbuki böyle diyenin kâfir olduğu Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında yazılıdır. Tarih boyunca gayrimüslimlerden evliya çıkmadığı gibi, Vehhâbîlerden, mezhepsizlerden ve İbni Sebecilerden de evliya çıkmamıştır ve çıkması da mümkün değildir. Çünkü Ehl-i sünnet olmayan evliya olamaz. Özellikle vahdet-i vücud sahibi evliya zatlar, Allah aşkıyla kendilerinden geçince, yadırganacak sözler söylemişlerdir. Bunların, o an aklı başlarında olmadığı için, mazur olduklarını Ehl-i sünnet âlimleri bildirmektedir. İmam-ı Rabbânî hazretleri buyurdu ki: Tasavvuf ehlindeki hâller ve marifetler, muhabbetin fazla olmasından hâsıl oluyor. Allahü teâlânın sevgisi, bu büyükleri o kadar kaplıyor ki, başka şeylerin ismi ve cismi hatırlarına gelmiyor. Başka bir şey görmüyorlar. İster istemez, sevgi sarhoşluğuyla, üzerlerini bu hâlin kaplamasıyla, Allah’tan başka şeyleri yok biliyorlar. [Hallac-ı Mansur’un “Enel-hak” demesi gibi] Allahü teâlâdan başka bir şey görmüyorlar. (2/42) Aşk sarhoşluğu içinde söylenen sözlerin en meşhurlarından biri, Hallac-ı Mansur’un (Enel Hak) sözüdür. (Enel Hak) ne demektir? İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: Enel Hak, (Ben yokum, Hak teâlâ vardır) demektir. (2/44) Hallac-ı Mansur (Enel-Hak) sözünü, tasavvuf yolcusu iken söylemiştir. Vefatından sonra yükseldi. (3/75) Hallac-ı Mansur’un (Enel-Hak) sözü, (Var olan Hak’tır, ben değilim) demektir. (3/120) Hallac-ı Mansur’un kelâmı, hâllerin galebe çalmasından dolayı olduğu için, mazurdur. (3/121) Hallac-ı Mansur, (Enel-Hak) demekle kendisinin bâtıl değil, hak olduğunu bildiriyor. (Ben ilahım, ben Allah’ım) demiyor. Ali Râmitenî hazretleri buyurdu ki: Hallac-ı Mansur zamanında Hâce Abdulhâlık-ı Goncdüvani’nin talebelerinden biri bulunsaydı, onu teveccühleriyle, içinde bulunduğu makamdan geçirirler ve idam edilmezdi. [Yani idam olmaya sebep olan, yanlış anlaşılan o sözleri söylemezdi.] (S. Ebediyye) Şair diyor ki: Bak Mansur’un işine, neler geldi başına, Düşen nasıl kurtulur “Enel Hak” ateşine? Twitter’da paylaş | Facebook’ta paylaş | |||||||
Ehl-i sünnet olanlar Ehl-i sünnet olanlar, talip olur Cennete, Sonunda kavuşurlar, ebedî saadete. | |||||||
Bugünkü ilahi: | |||||||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com | |||||||
6 Şubat 2015 Cuma
* Yaptığımız her hareket sonunda bize dönecektir (Mehmet Ali Demirbaş'ın 08.02.2015 tarihli yazısı)
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü |
08 Şubat 2015, Pazar |
Yaptığımız her hareket sonunda bize dönecektir |
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Allahü teâlâ, saf ve temiz insanların kalbine güzel şeyler ilham eder. İlham melekten, vesvese ise şeytandan gelir. Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerine biri şikâyette bulunur, (Efendim, kalbime çok kötü vesveseler geliyor) der. Bunun üzerine, Seyyid Abdülhakim-i Arvâsî hazretleri, (Şeytanın işine biz mi karışacağız? O vazifesini yapıyor, sen de vazifeni yap. O sana vesvese veriyorsa, sen de Allah de) buyurur. Büyük zatların kitabını okumalı, kelime-i tevhid söylemeli, yani Allah’ı hatırlatacak bir şey yapmalı. Çünkü Allah kelâmı olan yerde, şeytanlar duramaz. Merhum Hocamız, (Herhangi bir işe besmeleyle başlayan, mutlaka başarılı olur. Besmeleyle başlanan hiçbir işin sonu kötü olmaz, mutlaka iyidir) buyururdu. (Bismillahillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemî’ul alîm) hadis-i şerifi, (Allah’ın yüce ismine sığınana, yerde ve gökte hiçbir şey zarar veremez. O, her şeyi işitir ve bilir) demektir. Bu duayı sabah akşam Besmele çekerek 3’er defa okumalı. Sabah okuyan akşama kadar, akşam okuyan sabaha kadar her türlü beladan emin olur. İmam-ı Rabbânî hazretleri de, (Allahü teâlâ, 4 Kul okuyanı, insanlardan ve cinlerden gelecek her türlü sıkıntıya karşı korur) buyuruyor. 4 Kul, Kâfirûn, İhlâs, Felak ve Nâs sûreleridir. Mektubat-ı Rabbânî'de, (İlaç, kullanan içindir. Başkası ne kadar dua ederse etsin, bizzat hastanın okuması ve o ilacı içmesi şarttır) buyuruluyor. Peygamber efendimiz buyuruyor ki; (Bir hasta, Yunus aleyhisselamın “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” duasını kırk defa okursa, şehit olarak vefat eder. Şifa bulursa, bütün günahları affolur. Kendisine dert ve bela gelen de, bu duayı okursa, sıkıntıdan kurtulur.) Derdi, sıkıntısı olmayan hiç kimse yoktur. Çünkü insanlar, başkalarını sıktıkça, Allahü teâlâ da onları sıkıyor. Hâlbuki insanlar, diğerlerini ferahlandırsalar, Allahü teâlâ da onları ferahlandırır. Biz Allahü teâlânın kullarına karşı nasıl davranırsak, Allahü teâlâ da bize öyle muamele eder. Unutmayalım ki, yaptığımız her hareket, sonunda bize dönecektir. Bundan kurtuluş yoktur. İyilik de yapsak, kötülük de yapsak, yine bize dönecektir. O hâlde, eden kendine eder. Twitter’da paylaş | Facebook’ta paylaş |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com |
* Yandaş gazete
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM Esselâmü aleyküm ve rahmetüllahi ve berekâtühü | |||||||
7 Şubat 2015, Cumartesi | |||||||
Yandaş gazete | |||||||
| |||||||
Sual: Gazetenize abone olacaktım, birileri, (O yandaş gazetedir, AK Parti’yi tutar, yalakalık yapar, abone olma!) dedi. Gazeteniz niye yandaştır? CEVAP Yandaş olmayan gazete yoktur. Her gazetenin bir rengi olur. Kimi sağı tutar, kimi solu. Partileri tutanlar da olur. AK Parti’yi tutanlara yandaş deniyor da, CHP veya MHP’yi tutanlara niye yandaş denmiyor? AK Parti’yi tutanları yalakalıkla suçlayıp da, diğer partileri tutanları hoş görmek hangi vicdana sığar? Bu, taassuptan [bağnazlıktan] başka ne olabilir? Avşar kızı, hükûmetin aleyhine konuşmadığı için, (Senin gibi sanatçı olmaz) denilerek, yalakalıkla suçlandı. Bir insanın, sanatçı olabilmesi için illa komünist veya faşist zihniyete mi yalakalık yapması lazım? Anlaşılan, bu bozuk zihniyete göre kendilerinden olmayan, ya yandaş, ya yalaka veya tü kaka. Medenî insanlar için böyle bir tavır, ciddiyetsizlik olarak görülmekte, onların düştüğü seviyeyi göstermektedir. Şerefli insan, böyle uygunsuz ve ucuz suçlamalara tevessül etmemelidir. Twitter’da paylaş | Facebook’ta paylaş | |||||||
Nasibi yoksa Uçurur yele verir, alçaltır sele verir, Nasibi yoksa eğer, kazanır ele verir. | |||||||
Bugünkü ilahi: | |||||||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.myreligionislam.com | |||||||
Haftalık Bülten (06 Şubat 2015)
--
Bu gruba aboneliğinizi iptal etmek için şu adrese e-posta gönderin:
sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "Sorularla Islamiyet" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için sorularla-islamiyet+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.















