| 3 Ağustos 2012, Cuma | ||||
| Herkes malına sahip çıkar | ||||
| Sual: Bir ateist, (Tanrı beni yarattı diye niye ona tapınma, itaat etme zorunluluğum var? Eğer benim tapınmayı reddetme istek ve yeteneğim varsa, bunları kullanmaktan dolayı neden ceza görmem gerekiyor?) diyor. Allah'ın, kullarına emir ve yasaklar koyma hakkına sahip olması normal değil midir? CEVAP Emir ve yasak koyma işi, dünya işlerinde de vardır. Birkaç örnek verelim: Bir ana babanın, çocuğuna, (Yapma, etme) diye onun zararına olacak şeyleri söylemesi yanlış bir şey midir? Ana baba, çocuğunun iyiliği için ona bazı yasaklar koyabilir, faydalı şeyleri de emreder. Bir doktor, hastasının iyiliği için ona bazı ilaçlar ve diyetler verebilir. Hastanın, (Madem benim yapmama yeteneğim var, o hâlde doktorun verdiği lüzumlu ilaçları kullanmam, faydalı diyetlerine uymam) demesi, ahmaklıktan başka nedir? İlaç kullanmazsa veya diyete uymazsa ölebilir. Bir fabrika, bir alet, bir makine çıkarınca, onun için bir kullanma talimatı hazırlar. (Bu talimatlara uyulursa aletin veya makinenin ömrü şu kadar olur, şu kadar faydalı verimli olur) denir. Cihaz talimatına uygun kullanılmazsa elden kolayca çıkar. İnsan ise mükemmel bir makineden daha mükemmeldir. Üstelik canlıdır, şuurludur, akıllıdır. Elbette onun da, bir talimatı olması lazımdır. (Şunları yaparsan faydalı olur, şunları yaparsan zararlı olur) gibi bir talimatın olması elbette lüzumludur. Talimatsız cihazı çalıştırmak yanlış olduğu gibi, insan da yaratılış gayesine uygun hareket etmezse sonsuz zarara uğrar. Bir doktor, hastasının, bir ana baba da çocuklarının iyiliği için bazı yasaklar koyup bazı iyi şeyleri emrettiği gibi, Allahü teâlâ da, kullarının iyilikleri için, bazı yasaklar koymuş, bazı iyi şeyleri emretmiştir. Yaratan O çünkü. O biliyor yarattığının özelliğini. Yani bunlar aynı zaman da, mükemmel bir yaratık olan insanın, kullanma talimatıdır. Hastanın doktora, çocuğun ana babasına itiraz etmesi normal olmadığı gibi, kulların da Allah'ın emir ve yasaklarına itiraz etmesi normal değildir. Bizi yoktan yaratan Rabbimizin emirlerini yapmak zorundayız. (Yapmam) diyen şiddetli azaba düçar kalır. Yapan ise sonsuz nimete kavuşur. Oruçlunun uykusu Oruçlunun uykusu bile bir ibadettir, Ramazan mümin için ne büyük saadettir. | ||||
| Bugünkü ilahi: | ||||
| Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | ||||
2 Ağustos 2012 Perşembe
* Herkes malına sahip çıkar
* Cuma tebriği
Üye olmak için | Dini sualler için
Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo
Mail grubu sayfası: Google | Yahoo
www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net
* İftar vermenin sevabı (Mehmet Ali Demirbaş'ın 03.08.2012 tarihli yazısı)
03 Ağustos 2012, Cuma | |
İftar vermenin sevabı | |
Sual: İftar vermenin sevabı nedir? CEVAP İftar vermek çok sevabdır. Yolda giderken bir oruçluya bir hurma veya bir zeytin verilse de iftar verme sevabına kavuşulur. Peygamber efendimiz, (Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevab verilir) buyurunca, Eshab-ı kiramdan bazıları, bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söylediler. Onlara cevaben (Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevab verilir) buyurdu. (Beyheki) Yine bir hadis-i şerifte, (Ramazanda bir misafire oruç açtırana Sırat köprüsünü geçmek kolaylaşır) buyuruldu. (V. Necat) Yemek yedirmek çok sevabdır. Hele oruçluya yedirmek daha çok sevabdır. Oruç tutanın sevabı kadar sevab alır, oruçlunun sevabından eksilme olmaz. Sıkıntıda ibadet Sual: Sıkıntılı, hastalıklı hâlde ve güçlükler içinde namaz kılmak, oruç tutmak ve başka ibadet etmek, rahat, sağlıklı ve kolay yapılan ibadetten daha mı kıymetlidir? CEVAP Evet, daha kıymetlidir. Mesela yazın sıcak ve uzun günlerde oruç tutmak, kışın kısa günlerde tutmaya göre daha fazla sevab olur. Ancak, daha çok sevab olsun diye o sıkıntılı ortamı kendisinin meydana getirmemesi, o ortamın kendisinin elinde olmadan meydana gelmesi gerekir. Fitne, fesat zamanında yapılan hizmetler de, çok kıymetlidir. Hele başka maniler de araya girerse, bunları dinlemeyip yapılan ibadetin sevabı o kadar çoktur ki, ancak Allahü teâlâ bilir, çünkü maniler karşısında ibadeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibadetlerin şanını, şerefini göklere çıkarır. Bir engel olmayarak, kolay yapılan ibadetler, o kadar faziletli olmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Mümin, hastalanıp ibadet edemeyince, Allahü teâlâ, günahları yazan soldaki meleğe, "Onun günahlarını yazma" emrini verir. Sevabları yazan sağdaki meleğe de, "Ona sıhhatliyken yaptığı amellere verilen sevabların en güzelini yaz, ben onun durumunu bilirim ve onu bu hâle ben getirdim" buyurur.) [İbni Asakir] Demek ki, elde olmadan gelen sıkıntılar içindeki ibadetin kıymeti çok fazla oluyor. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |
Ramazan Postasi - 14
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
1 Ağustos 2012 Çarşamba
* Ramazan manileri-8
03 Ağustos 2012, Cuma | |
Ramazan manileri - 8 | |
Yemektedir gözümüz, Bak gülüyor yüzümüz, Baklavayı görünce, Kesiliyor sözümüz. * * * Gözlerden akan yaşla, Sahurda yenen aşla, İftarları yapalım, İhlâslı arkadaşla. * * * Zavallı şakir olsun, Sofrada fakir olsun, Fakiri düşünmeyen, Utansın, hakir olsun. * * * Hürmet et Ramazana! Kavuşuruz ihsana, Bu ayda oruç tutmak, Kolaydır Müslümana. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |
* Yetenekli ateist
| 2 Ağustos 2012, Perşembe | ||||
| Yetenekli ateist | ||||
| Sual: Bir ateist, (Benim birçok yeteneğim var. Madem yetenekleri de Tanrı yaratıyor, yeteneklerimin hepsini kullanmaya niye izin vermiyor? İzin vermeyecekse niye yarattı? İmtihan için yaratmışsa, insanların Cennete veya Cehenneme gideceklerini bilmiyor mu? Bilmiyorsa nasıl tanrı olur?) diyor. Buna ne cevap verilir? CEVAP Allahü teâlâ, imtihan etmeden de, kullarının ne yapacağını, hangi günahları işleyeceğini elbette bilir. İmtihanı kendisi için değil, insanlar için yapıyor. Mesela Allahü teâlâ, ateiste, (Ben biliyorum ki, sen zaten inanmayacaktın. Güneş'i kendiliğinden dönüyor, kendiliğinden ışık veriyor sandın. Her şeyin tesadüfen meydana geldiğini söylüyordun. Yaradan'ı inkâr ediyordun. Sana verdiğim aklı doğru kullanmadığın için seni Cehenneme attım) deseydi, ateist, (Suçum yokken, imtihan edilmeden, beni cezalandırmak adaletsizliktir. Beni dünyaya gönder, iyi ameller işleyeceğim) demez miydi? Ateistin ve diğer kâfirlerin böyle diyememeleri için, onlar dünyaya getirilmiş, onlara akıl verilmiş, yetenekler verilmiş, iyi ve kötü yol gösterilmiş, itiraz edecek bir mazeretleri kalmamış oluyor. Yetenek silah gibidir. Silah iyi veya kötü yerde kullanılabilir. Kişinin eline silah verilmezse, kötü işleri yapamadığı gibi, iyi işleri de yapamaz. Kişi eline verilen silahla, yeteneğiyle, aklıyla iyi işler yapacak mı, yapmayacak mı? Bu imtihandan nasıl çıkacak? Onun için herkese yetenek veriliyor. Yeteneğini iyi yolda kullananlar kazanıyor, kötü yolda kullananlar cezalanıyor. Kişiye yetenek verilmesi, (Kötü işler yapması da meşru olur) demek değildir. Şimdi birkaç örnek verelim: 1- Bir kimsenin, karate, judo gibi kabiliyetleri var, bu yeteneklerini geliştiriyor. (Benim yeteneğim var) diye, önüne geleni dövmeye hakkı var mıdır? (Benim yeteneğim var, yeteneğimi kullanıyorum) diyebilir mi? 2- Bir çilingir, her kilidi açabilse, bu yeteneğinden dolayı, kilitli kapıları açıp evdeki başkalarının eşyalarını çalsa, bu hırsızlığı suç olmaktan çıkar mı? Bunun gibi kilitli kasaları açabilme yeteneği olan kimse de, yeteneğini kullanıp, para kasalarını açıp paraları alsa, (Benim yeteneğim var, yeteneğimi kullanıyorum) diyebilir mi? Dese de cezalandırılmaz mı? 3- Attığını on ikiden vurabilme yeteneğine sahip olan bir avcı, başkalarının at, inek, koyun gibi hayvanlarını veya insanları vurup öldürse, yeteneğini kullandığı için yaptığı cinayet günah olmaktan çıkar mı? 4- Kiminin eşcinselliğe, fuhşa hevesi ve yeteneği olabilir. (Benim yeteneğim var, yeteneğimi kullanıyorum) derse, bu günahları işlemesi ve frengi, AIDS gibi hastalıkları başkalarına bulaştırması normal midir? 5- Usta bir ressam, yüksek yeteneğinden dolayı, canlı gibi resimler yapsa, mesela birinin hanımının çırılçıplak resimlerini yapsa, bu günah olmaktan çıkar mı? 6- Yetenekli bir dansöz, soyunup kimsenin yapamadığı gösteriler yapsa, yaptığı günah olmaktan çıkar mı? 7- Yetenekli bir müzisyen, çalgı çalarak Kur'an okusa, (Allah'ın verdiği yeteneği kullanıyorum) demesi yaptığını günah olmaktan çıkarır mı? Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yeteneğimiz olsa da, olmasa da, o şeyin hiçbir zararı olmasa da, dinimizin yasak ettiği şeyi yapmak günahtır. Oruç ve sabır Oruç sabrın yarısı, ateşe perde olur, Mükâfatı büyüktür, oruçlu felâh bulur. | ||||
| Bugünkü ilahi: | ||||
| Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | ||||
* Rusça ve Arnavutça Takvimler
01 Ağustos 2012, Çarşamba | |
Rusça ve Arnavutça Takvimler | |
Kıymetli Arkadaşlar, Türkiye Takvimi pazarlama servisi olarak, Türkçe takvimin yanı sıra, Rusça, Arnavutça ve Kazakça takvim de hazırlanarak, bu dilleri konuşan ülkelere ücretsiz olarak gönderilmektedir. Türk devletleri, Rusya, Kosova, Arnavutluk ve Makedonya'da; üniversitelere, resmi dairelere, camilere ve köylere kadar ulaşan bu takvimler; tarihi, kültürel ve dini konularda çok faydalı olmaktadır. Bu tür hizmetlerin değerini bilen insanların katkıları ile hazırlanan takvimlerin tanesi, 1,70 TL'ye mâl olmaktadır ve toplanan miktar kadar basılmaktadır. Şanlı ecdadımızın insanlığa yaptığı bu hayırlı hizmetlerin devamı için, sizleri de ortak olmağa davet ediyoruz. Örnek olarak, 100 adedi 170 TL – 1000 adedi 1700 TL olan bu organizasyon için, aşağıda verilen hesap numaraları kullanılmaktadır. Kredi kartı ile de, 7-8 taksit kabul edilmektedir. Yatırılmak istenen miktar, bu adetlerden az veya çok ta olabilir. (İsteyene, Dolar ve Euro hesap numaraları da verilebilir.) Saygılarımızla Takvim Pazarlama Müdürlüğü İrtibat: Ahmet Yazıcı - Şaban Aktaş Tel: (0212) 454 20 76 – 454 22 02 Mail: ahmet.yazici@ihlas.com.tr İrtibat ve her türlü sorularınız için bu mail kullanılmalı. Banka Hesap Numaralarımız: 1- Yapı Kredi Bankası – Beylikdüzü Ticari Şube İhlas Pazarlama A.Ş. - Hesap No: 981 - 607 906 77 IBAN: TR97 0006 7010 0000 0060 7906 77 2- Garanti Bankası – Bakırköy Kurumsal Şubesi İhlas Pazarlama A.Ş. - Hesap No: 382 - 620 21 24 IBAN: TR61 0006 2000 3820 0006 2021 24 NOT: Hesaba para gönderen kıymetli arkadaşlarımızın, mail veya telefonla, fatura bilgilerini de bildirmelerini istirham ediyoruz, çünkü onlar adına fatura kesiyoruz. | |
Üye olmak için | Üyelikten ayrılmak için | Dini sualler için | Mail grubu sayfası www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |






