2 Mart 2012 Cuma
1 Mart 2012 Perşembe
* Acımayana acınmaz! (Mehmet Ali Demirbaş'ın 03.03.2012 tarihli yazısı)
03 Mart 2012, Cumartesi | |
Acımayana acınmaz! | |
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Veren aziz olur. İnsanın imanı kemâle erdikçe, vermesi çoğalır. Hiçbir cimri, Allah dostu olamaz. Bu dostluğun yolu cömertlikten geçer. Cömertlik de, öyle lafla olmaz. Çok parası olanın, Allah için verirken, sayarak, ölçerek, biçerek vermesi cömertlik sayılmaz. Büyük bir zatın talebesi, bir camide akşam namazını kılar. Orada garip birisinin, namazını kılıp dua ettiğini görür. Onun hâli dikkatini çeker, yanına yaklaşır, selam verir. Bir ihtiyacı olup olmadığını sorar. Garip kişi, (İhtiyacım yok) der gibi bir işaret yapar. Ama görünüşü çok perişan olduğu için, o talebe, (Belli ki bu, hâlini söylemeyen cinsten) diye düşünür ve ısrar eder, (Lütfen söyleyin, bir yardımımız dokunabilir mi?) der. O kişi, talebenin samimiyetle sorduğunu görünce, (Bir ekmek parası varsa iyi olur) der. Talebenin ciğeri sızlar, cebindeki paraların hepsini çıkarıp, hiç saymadan ona verir. Evine vapurla gidebilmek için bilet almaya gider, ama cebinde bir kuruş kalmamıştır. Ne yapacağını şaşırır, Allahü teâlâya tevekkül ederek gemiye biner. Biletçiye, (Bugün bilet alamadım. Söz, yarın iki bilet vereceğim. Bana izin ver de geçeyim) der. Biletçi de, (Estağfirullah kardeşim, ben seni tanıyorum, geç bakalım) der. Ertesi gün iki bilet getirip verir. Allahü teâlâ, kendisine sığınana bir çıkış kapısı açar. Yeter ki o şefkat, o merhamet içimizi yaksın! Çünkü Peygamber efendimiz, (Merhamet etmeyene, merhamet edilmez, acımayana acınmaz) buyuruyor. Biz acırsak, bize de acırlar. Şimdi bu merhamet azaldı. İnsanlar birbirinden kaçar hâle geldi. İnsan, iyilik gördüğü kimseye, elde olmadan muhabbet besler. Onun için dinimiz diyor ki: Kötü kimselerin bize iyilik etmesine fırsat vermemeli, çünkü ister istemez kalb onlara meyledebilir. Kâfire muhabbet, Allah korusun, küfre kadar götürür. Onun için Peygamber efendimiz, (Yâ Rabbi, kötülerin, bana iyilik etmesini nasip etme!) diye dua ederdi. Salihlerle birlikte olmaya çalışmalıdır. Tabiînin en büyüklerinden Hasan-ı Basri hazretleri, bir gün talebelerine buyurur ki: Eğer siz, Eshab-ı kiramı görseydiniz, onları mecnun zanneder, bunlar deli derdiniz. Eğer onlar sizin iyilerinizi görseydi (Bunlar, hayırdan nasipsiz kimseler) derlerdi. Kötüleriniz için de, (Bunlar Müslüman mı? Müslümansa ne biçim Müslüman?) derlerdi. O hâlde kendimize, (Bunlar ne biçim Müslüman) dedirtmemeliyiz. | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |
* Her şey yok olacak mı? (Mehmet Ali Demirbaş'ın 02.03.2012 tarihli yazısı)
02 Mart 2012, Cuma | |
Her şey yok olacak mı? | |
Sual: Kıyamette bütün mahlûklar yok olacak mı? CEVAP İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Âlimlerden birkaçı, (Yedi şey, yani Arş, Kürsi, Levh, Kalem, Cennet, Cehennem ve Ruh denilen mahlûklar yok olmayacak, sonsuz var olacaktır) dediler. Bu sözleri, (Bunlar yok olamaz demek) değildir. Allahü teâlâ, var etmiş olduğu şeylerden, dilediklerini tekrar yok edecek, dilediklerini de, yalnız kendi bileceği fayda ve sebeplerden dolayı, hiç yok etmeyecek, bunlar sonsuz var olacaklardır. (3/57) Katılım bankaları Sual: Katılım bankalarıyla diğer bankaların çalışmaları aynıdır. Zerre kadar fark yoktur. Katılım bankaları, kâr ortaklığı adı altında kâr payı veriyorlar. Diğer bankalar da, buna kâr demiyor, faiz diyorlar. Sadece isim farkıyla, birisi caiz, öteki haram olur mu? CEVAP Önemli olan sözleşmedir, çalışma tarzlarının aynı olması bir şeyi değiştirmez. Mesela, bir erkeğin yabancı bir kadınla ücretli veya ücretsiz beraber olması zina olur, ama iki şahit yanında nikâh yaparak beraber olması, helal olur. Yapılan iş aynı ise de, sözleşme farklıdır. Bir banka, bir milyon lira için, bir lira faiz alsa haram olur. Fakat aldığı fazlalık para için muamele masrafıdır dese caiz olur, faiz derse haram olur. Burada yapılan iş aynı ise de, anlaşma, söz farklıdır. Katılım bankaları da, kâr zarar ortaklığı derse, mahzuru olmaz. Sadece kâra ortak denirse, diğer bankalardan bir farkı kalmaz. Sadaka ve kibir Sual: Bir arkadaş, şeker, gofret gibi bir hediye verirken (Yakala!) diyerek uzaktan atıyor. Bu, kibir alameti değil midir? CEVAP Belki, samimi olduğu için veya hediyeye önem vermediği için olabilir, çünkü İslam Ahlakı kitabında, (Sadaka verenin kibirli görünmesi, fakire karşı değildir. Verdiği malı küçültmektir. Mala kıymet vermediğini gösterir) deniyor. Hediye veren de, hediyesine önem vermediği için öyle yapmış olabilir, ama aralarında samimiyet yoksa, öyle yapmak doğru değildir. Parmak uçlarını kıbleye çevirmek Sual: Secdede, ayak parmaklarının uçlarını kıbleye çevirmek farz mıdır? CEVAP Secdede ayak parmaklarını bükerek, uçlarını kıbleye çevirmek sünnettir. Farz diyenlerin hata ettiği, Redd-ül-muhtar'da yazılıdır. (S. Ebediyye) | |
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |
* Krediyle ev yaptırmak
02 Mart 2012, Cuma | |||||||
Krediyle ev yaptırmak | |||||||
Sual: S. Ebediyye'de, (Hiçbir ülkede, hiçbir kimseden, bankadan ve kooperatiften, zaruret olmadıkça, hiçbir sebeple ödünç para alıp, faiz ödemek caiz değildir) deniyor. Hiçbir ülke dendiğine göre, Fransa, Almanya gibi gayrimüslim ülkelerde de mi krediyle ev almak caiz olmuyor? CEVAP Yiyecek, giyecek ve barınacak yer [ev] nafakaya dâhildir. Bunun için evi olmayan kimsenin, Fransa, Almanya gibi gayrimüslim ülkelerde krediyle [faizle] ev alması caizdir. Çünkü yine S. Ebediyye'de deniyor ki: Fransa, Almanya dar-ül-harbdir. Mülteka'da bildiriliyor ki, (Dar-ül-harbde, Müslümanla kâfir arasında faiz olmaz.) Mecmaul-enhür'de deniyor ki, (Hadis-i şerifte, (Dar-ül-harbde, Müslümanla kâfir arasında faiz yoktur) buyuruldu.) Görüldüğü gibi, evi olmayanın, kiralık ev tutabilse de, ev nafakaya dâhil olduğu için krediyle ev alması caiz oluyor. (Caiz olmaz) demek, bu muteber kitapları kabul etmemek olur. Fâsıka inanılmaz Sual: Fâsık bir kimsenin, doğru söylediğine inandığımız dinî konulardaki sözlerine itibar edilmez mi? Mesela piyasadaki gıdalar ve meşrubatlar için söyledikleri geçerli olur mu? CEVAP Doğru söylese de, onun sözü senet kabul edilmez. Mesela, (Kıble bu taraftır), (Bu gıda temizdir veya necistir) veya (Bu helâldir, haramdır) dese, dediği de doğru olsa, ezan okuması gibi geçersiz olur. Soran kimse, kendi araştırıp anladığına uyması lazımdır. (Mizan-ül Kübra) Fâsık ezan okurken (Allahü ekber) diyor. Yani Allah büyüktür diyor. Yalan söylemiyor. Ama fâsık olduğu için onun okuduğu ezan, dinen sahih olmuyor. Fâsık, mutlaka yalan söyleyeceği için değil, doğru da olsa, sözü geçerli olmadığı için, din ona itibar etmiyor. Bunun için, fâsık kimselerin, (Kolada alkol var, şu gıdada domuz yağı var, falanca firma tavukları Besmelesiz kesiyor) demelerine itibar edilmez. Bid'at ehlini gıybet Sual: Bazı sapık kimseler, eski âlimleri tenkit edip, dine yeni şeyler sokuyor. Böyle bid'at işleyenlerin arkalarından konuşmak gıybet olur mu? CEVAP Gıybet olmaz. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Açıkça günah işleyen fâsık kimseyi, zalim idareciyi ve bid'at ehlini gıybet etmek günah değildir.) [İbni Ebi-d-Dünya] Bid'at ehlinin zararları anlatılarak, Müslümanları bu felaketten korumaya çalışmak, dine hizmet olur. Peki demek gerekir Peki diyen bir er ol, denmesin çavuş, Sözünün eri ol, nimete kavuş! Tasdik etmekte var, iman dokusu, İtirazdan gelir, küfür kokusu! İhlâs için helâl yemek gerekir, Amentü'ye peki demek gerekir. Peki olur demek, ruhun isteği, İtiraz etmekse, nefsin dileği. Hep peki diyeni, dost düşman sever, Herkes Maşallah der, hep onu över. İtiraz edenin, hiç yüzü gülmez, Herkes ondan kaçar, yanına gelmez. Peki diyenlerin yapış izine! İtiraz edenin, bakma yüzüne! Hep peki diyenin, Cennettir yolu, İtiraz edenin, cinnettir yolu. Peki diyebilen, sevinsin dursun! İtiraz ederse, dövünsün dursun! Peki demek farzdır, bazen sünnettir, Tasdik edicinin yeri Cennettir. Peki diyebilmek ne kadar hoştur, İtiraz çirkindir, gayet nahoştur. Kim itiraz eder, kendine eder, Şeytanla beraber ateşe gider. Hep peki diyenden, Hak razı olur, İtirazcı Hakk'ı, gazaplı bulur. Hep peki diyenle, herkes geçinir, İtiraz edenden herkes çekinir. Peki diyen cahil, âlime benzer, Hayır diyen âlim, zalime benzer. Peki diyen köle, sultan oluyor, Hayır diyen sultan, şeytan oluyor. Uygunsuz işlerden, artık dönmeli, Hakk'ın her emrine peki denmeli! Şeytan, hayır dedi, lanetlik oldu, Melek Evet dedi, Cennetlik oldu. Hoca, her zaman, peki demeli, Haramlardan kaçıp helâl yemeli! | |||||||
Bugünkü ilahi: | |||||||
Dini sualler için | Üye olmak için Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo Mail grubu sayfası: Google | Yahoo www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net | |||||||
* Cuma tebriği
Üye olmak için | Dini sualler için
Üyelikten ayrılmak için: Google | Yahoo
Mail grubu sayfası: Google | Yahoo
www.dinimizislam.com | www.mehmetalidemirbas.com | www.evlilikrehberi.net






